Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/12374 E. 2026/10064 K. – İcrai Davranışl

Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/12374
Karar No
2026/10064
Karar Tarihi
Konu
İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2504 Esas, 2024/1934 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Tayin olunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bozma Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2020 tarihli, sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine dair hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine dair verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında Dairemizin 12.06.2024 tarihli ve 2022/3546 Esas, 2024/7213 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına ve dava dosyasının Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/2504 Esas, 2024/1934 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 257/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 250 gün karşılığı 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Bildirdikleri delillerin toplanmadığına, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara yöneliktir. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın katılanı uzun süre oyaladığına, sanık hakkında benzer şekilde davalar açıldığına, bu nedenle takdir edilen cezanın az olduğuna ve sair hususlara yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dairemizin 12.06.2024 tarihli ve 2022/3546 Esas, 2024/7213 sayılı bozma ilamı ile; "... 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılmasına ilişkin karar ile kovuşturma izni uyarınca, sanık hakkında, katılanın, tapu iptali ve tescil davası açmak üzere sanık avukatı.... Noterliğince düzenlenen 01.06.2018 tarihli ve ... yevmiye sayılı vekâletname ile vekil tayin ettiği, kendisine 6.500,00 TL ödeme yaptığı, buna rağmen sanığın azledildiği 11.09.2018 tarihine kadar bahse konu davayı açmadığı gibi talebine rağmen katılana aldığı ücreti de iade etmediği isnadı ile ilgili olarak dava açıldığı, sanığın katılanı oyalayarak geçiştirdiği şeklinde bir anlatıma yer verilmediği halde, iddianın dışına çıkılarak davasız yargılama olmaz ilkesine aykırı olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması" gerekçesiyle hükmün bozulması sonrasında, bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde son soruşturmanın açılması kararında sanığın katılanı oyaladığı şeklinde bir anlatıma yer verilmemesine rağmen iddianın dışına çıkılarak "Davasız yargılama olmaz." ilkesine aykırı olarak ve bozma gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/12374, K. 2026/10064, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-12374-e-2026-10064-k-d95d6ee57efa