Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/11183 E. 2026/6759 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/11183
- Karar No
- 2026/6759
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1336 Esas, 2025/386 Karar SUÇLAR: Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanma, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince görevi kötüye kullanma ile sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ile zimmet isnatlarının kül halinde zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle kurulan mahkumiyet hükmü düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve temyizi kabil olmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.01.2023 tarihli ve 2021/289 Esas, 2023/5 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2, 43/1. ve 62. maddeleri uyarınca 17... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/1-5. madde ve bentleri gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 05.02.2025 tarihli ve 2023/1336 Esas, 2025/386 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında hak yoksunluğu süresinin belirtilmemesi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-d maddesi uyarınca düzeltilerek sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Savunma haklarının kısıtlandığına, 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesine ilişkin usulüne uygun rapor alınmadığına, kamu zararına ilişkin bilirkişi raporu alınmadığına, yasal tevdi unsurunun gerçekleşmediğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın görevi kötüye kullanma ve sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçlarından ayrıca cezalandırılması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığa isnat edilen görevi kötüye kullanma ve sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme fiillerinin zimmetin açığa çıkmasını engellemeye yönelik olduğundan bu suçlardan ayrıca hüküm kurulmaması hukuka uygun bulunmuştur. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR 1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2)Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle zimmet suçundan kurulan hükümde sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.