Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/8858 E. 2026/6051 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/8858
- Karar No
- 2026/6051
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1151 Esas, 2024/1034 Karar SUÇLAR : Zimmet, nitelikli dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi, ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak ... ve ...'un beraatlerine, ...'in nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine, ... hakkında İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmü kapsamında değerlendirilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma isnadının ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin bu suçtan verilen hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 sayılı Kararında kesin nitelikteki hükümlerin, suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyiz incelemesine konu olabileceklerinin kabul edildiği gözetildiğinde, katılan vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümleri "suç vasfına" ilişkin, eylemlerinin zimmet suçunu oluşturabileceğinden bahisle aleyhe temyiz ettiği anlaşılmakla, kararın bu yönden temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenerek esasın incelenmesine karar verilmiştir. Sanıklardan ... ve ... hakkında zimmet, .... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık, ...hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından verilen kararların temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli ve 2018/298 Esas, 2020/170 sayılı Kararı ile sanıklardan ..., ... ve ...'un zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53/1-2-3,5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, ...'ın nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur. B. İstinaf Katılan vekilinin, sanık ...'in ve sanıklar ... ile ... müdafiinin istinaf talepleri üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde; 17.04.2024 tarihli ve 2020/1151 Esas, 2024/1034 sayılı Karar ile sanıklardan ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak ... ve ...'ın zimmet, ...'in nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine, ... hakkında İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmü kapsamında değerlendirilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma isnadının ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle 5237 sayılı Kanun'un 257/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3,5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanık ... hakkında suçun işleniş biçimi dikkate alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğine, sanıklar ... ve ...'in kooperatifin zararına olacak şekilde dosya içerisinde bulunan faturaları düzenleyerek yapı malzemeleri ve kırtasiye malzemelerini almadıkları halde almış gibi göstererek zimmet, görevi ihmal ve güveni kötüye kullanma suçlarını işlediklerine, kooperatif kasasında bulunması gereken 18.500 TL'nin yeni yönetime verilmediğine, sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık, zimmet ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını oluşturduğuna, sanıklar ... ve ... bu suçlara iştirak ettiklerinden haklarında verilen kararların bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanık ...'in Temyiz İstemi Kooperatif yönetimde bulunduğu 2007-2015 yılları arasında tüm harcamaların o dönem başkan olan ... tarafından gerçekleştirildiğine, başkan seçildiği 2015 genel kurulu sonrası ... tarafından kendisine kooperatife ait herhangi bir defter ve kasa mevcudu ile belgenin verilmediğine, kooperatife ait belgelerin şikayet üzerine ...tarafından karakola teslim edildiğine ancak kasada olması gereken 14.539 TL'nin teslim edilmediğine, görev aldığı 13 yıl boyunca huzur hakkı ve sözleşmeli muhasebeci olmasına rağmen ücret almadığına, bilirkişi raporlarında da görüleceği üzere kooperatiften alacaklı olduğuna, alacağı kasa mevcudundan fazla olduğundan hakkında verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstemi Bölge Adliye Mahkemesince müdafii olduğu sanıklar hakkında beraat kararı vermesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi yargılamaları için her sanık yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden tek vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-Sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet kararları kaldırılarak zimmet, ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet kararı kaldırılarak nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat, ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi hükümleri yönünden Sanıklar.... ve ... müdafiinin vekalet talebi yönünden; aynı vekille temsil edilen sanıklar yararına tek vekalet ücretine hükmolunmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaatinin usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir. 2-Sanık ... hakkında değişen suç vasfına göre ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince birinci fıkranın (d) bendindeki hak yoksunluğuna hükmedilirken yasaklılık süresinin, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından az olamayacağı gözetilmeden, "1 ay 8 gün" yerine "1 ay 7 gün" olarak belirlenmesi, Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR 1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle hükümlerde katılan vekili ile sanıklar ... ve ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 3. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesine ait hüküm fıkrasının (IV) numaralı bendinin (5) fıkrasının "Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesinde belirtilen hâk ve yetkileri kullanmaktan 1 ay 8 gün süreyle yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.04.2026 tarihinde karar verildi.