Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/3341 E. 2026/8975 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3341
Karar No
2026/8975
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/893 Esas, 2023/1218 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2022 tarihli ve 2022/117 Esas, 2022/188 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur. B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.05.2023 tarihli ve 2023/893 Esas, 2023/1218 sayılı Kararı ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın katılan ile avukatlık ücret sözleşmesi yapması sonrasında sözleşmenin geçersiz olduğunu iddia ederek vekalet ücretini en yüksek değer oranı olan % 20'den daha fazla olarak % 25 üzerinden tahsil etmesinin zimmet suçunu oluşturduğuna, soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki savunmalarının çelişkili olduğuna, tanık beyanlarının da savunmayı doğrulamadığına, eylemin “hukuki ihtilaf” olarak değerlendirilemeyeceğine, gerekçesiz şekilde karar verildiğine, atılı zimmet suçunun işlendiğine, beraat kararının kaldırılarak sanığın cezalandırılması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Olay tarihinde Antalya Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, alacaklı katılanın vekili sıfatıyla .... İcra Müdürlüğünün 2019/3086 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takip sırasında 08.04.2019 tarihli reddiyat makbuzu karşılığında tahsil ettiği 76.233,45 Türk lirasının 40.840,00 Türk liralık kısmını katılana verip, 26.02.2016 tarihli avukatlık sözleşmesine aykırı olarak bakiye miktarı uhdesinde tuttuğu iddiasıyla açılan kamu davasında; dava dosyasının incelenmesinden ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden yapılan araştırmadan, sanığın katılandan işçilik alacaklarını tahsil etmek üzere vekaletname aldığı ve Serik İş Mahkemesine 2019/85 Esas sayılı davayı açtığı, davanın 07.03.2019 tarihinde karara çıktığı ve katılan lehine 58.699,64 TL fazla mesai ücreti alacağı ile birlikte 6.806,96 TL vekalet ücreti ve 1.680,03 TL yargılama giderine hükmedildiği, bunun üzerine sanığın .... İcra Müdürlüğünün 2019/3086 sayılı dosyası üzerinden mahkemece hükmedilen bu tutarların tahsili amacıyla ilamlı icra takibi başlattığı, dosya borçlusunun ödeme yaptığı ve sanığın hesabına 76.233,45 Türk lirası aktarıldığı, sanığın katılana tahsil ettiği bu miktarın 41.054,36 Türk liralık kısmını ödediği, akabinde katılanın alacağından daha az miktarın kendisine ödendiği düşüncesiyle .... İcra Müdürlüğünün 2019/4493 sayılı dosyası üzerinden sanık aleyhine icra takibi başlattığı, takibe itiraz neticesinde açılan itirazın iptali davasında Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/478 Esas, 2022/692 sayılı Kararı ile ''davalının .... İcra Müdürlüğünün 2019/4493 takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının 8.141,64 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden yürütülmesine'' karar verildiği ve karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 27.09.2024 tarihli ve 2023/949 Esas, 2024/1499 sayılı Kararı ile ''Davacı avukatın Serik İş Mahkemesinin 2019/85 Esas sayılı dosyasında ve bu dosyada verilen ilamın infazı için başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2019/3086 Esas sayılı dosyasında; davalının vekillik görevini üstlendiği, tahsil ettiği paraların bir kısmını müvekkiline vermeyerek uhdesinde tuttuğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı'' gerekçeleriyle istinaf başvurusunun kesin olarak reddedildiği, bu kapsamda sanığın uhdesinde kalan müvekkili katılana ait 8.141,64 Türk liralık miktarı mal edindiği tüm dosya kapsamı itibarıyla sabit olmakla, sübut bulan eyleminin Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere sanık ile katılan arasındaki vekâlet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu dikkate alınarak mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraatine karar verilmesi nedeniyle istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2024/3341, K. 2026/8975, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2024-3341-e-2026-8975-k-b2cced0c503b