Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/876 E. 2026/6644 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2023/876
Karar No
2026/6644
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI :2014/294 Esas, 2016/20 Karar SUÇLAR :Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin reddi, onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkının olmadığı anlaşıldığından, vekilinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından 25.01.2019 tarihli dilekçeyle sanık hakkında bu suçtan açılan kamu davasına katılma talebinin söz konusu suçtan kurulan hükmün 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. maddesi uyarınca bu suç yönünden başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılan Hazine vekilinin sanık hakkında zimmet, müdafiinin her iki suçtan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilirken yasaklılık süresinin, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından az olamayacağı gözetilmeden, "1 yıl 6 ay 23 gün" yerine "1 yıl 6 ay 22 gün" olarak tayini ve 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine "oda başkanlığından kaynaklanan hak ve yetkileri" kullanmaktan yasaklanmasına şeklinde sınırlı uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre zimmet suçundan kurulan hüküm yönünden sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Zimmet suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilirken yasaklılık süresinin, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından az olamayacağı gözetilmeden, "2 yıl 7 ay 8 gün" yerine "2 yıl 7 ay 7 gün" olarak tayini ve 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine "oda başkanlığından kaynaklanan hak ve yetkileri" kullanmaktan yasaklanmasına şeklinde sınırlı uygulama yapılması, Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının; "A" bendinin "5" numaralı alt bendinin; "Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, 2 yıl 7 ay 8 gün süreyle bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi, suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükmün DOĞRUDAN ONANMASINA 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2023/876, K. 2026/6644, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2023-876-e-2026-6644-k-414ac743f363