Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/11235 E. 2026/6754 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2023/11235
Karar No
2026/6754
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/119 Esas, 2022/28 Karar SUÇLAR : Rüşvet verme (... hakkında), rüşvet alma (diğer sanıklar hakkında) HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle kamu görevlisi olmayan sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen İstanbul Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğünün katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, vekilinin bu sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında rüşvet alma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) rüşveti tanımlayan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır." denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05.07.2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı, bu eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesine uyan görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu kapsamında değerlendirildiği gözetildiğinde, sanıkların eylemlerinin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlaması suçunu oluşturacağı, bu suçun, söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 03.12.2012 tarihli sorgu ile hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği gözetilerek kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat kararları verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2023/11235, K. 2026/6754, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2023-11235-e-2026-6754-k-c440b8531d45