Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/7608 E. 2023/12653 K. – İcrai Davranışla

Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7608
Karar No
2023/12653
Karar Tarihi
Konu
İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/532 E., 2017/539 K. SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : 1)İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2016 tarihli ve 2015/481 Esas, 2016/324 sayılı Kararı ile; icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet, 2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 07.03.2017 tarihli ve 2017/532 Esas, 2017/539 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7343 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na (1136 sayılı Kanun) eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24 üncü maddesindeki 15 günlük süre içerisinde sanık müdafii tarafından 10.12.2021 havale tarihli dilekçe ile hükmün temyiz edilmesi karşısında 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.07.2015 tarihli ve 2015/74605 Soruşturma, 2015/25152 Esas, 2015/2735 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir. 2.... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2015 tarihli ve 2015/377 Esas, 2015/251 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir. 3.İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2016 tarihli ve 2015/481 Esas, 2016/324 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddenin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. 4.Sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.03.2017 tarihli ve 2017/532 Esas, 2017/539 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın eylemi nedeniyle objektif cezalandırma koşullarının oluşmadığına, verdiği iddia edilen bilgilerin sır niteliğinin bulunmadığına, katılanın vekilliğini bıraktığı 2012 yılının Mayıs ayından sonra Garanti Bankası katılanın şirketi aleyhine icra takibinde bulunduğundan, vekillik görevi bittikten sonra başlatılan bir takip hakkında bilgi vermesinin mümkün olmadığına ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin isabetsiz olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, iflasın ertelenmesi davasında katılanın vekilliğini yürütmekte iken bu görevinden istifa etmesinden sonra, katılana karşı iflasın ertelenmesi davasında taraf olan Garanti Bankası tarafından açılan ipotek dayanaklı icra takibine ilişkin bilgileri 1136 sayılı Kanun'un 36 ncı ve 38 inci maddelerine aykırı olarak Sait Alkım Alkış'a vererek Garanti Bankasının alacağını bu kişiye temlik etmesini sağladıktan sonra Sait Alkım Alkış'ın vekilliğini alarak aynı işte menfaati zıt olan iki tarafın vekilliğini üstlenmesi ve vekalet ilişkisinden kaynaklı sırları paylaşması nedeniyle hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için norma aykırı davranış yanında objektif cezalandırma şartı olan "kişilerin mağduriyetine" veya "kamunun zararına neden olma" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlama" koşullarından birisinin de mevcut olması gerektiği nazara alınarak, öncelikle hakkında mahkumiyet kararı verilen sanığın eyleminde objektif cezalandırma koşullarından hangisinin ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kabule göre de; Sanık hakkında temel ceza alt sınırdan tayin edildiği halde ertelemeye ilişkin denetim süresinin gerekçe gösterilmeden 2 yıl olarak belirlenmesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun ve maddenin birinci fıkrasının uygulanamayacağının nazara alınmaması, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun ve maddenin 5 inci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.03.2017 tarihli ve 2017/532 Esas, 2017/539 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası hükmü gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/7608, K. 2023/12653, T. 27.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-7608-e-2023-12653-k-dba71dc94ab1