Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/3859 E. 2026/6194 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3859
- Karar No
- 2026/6194
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/617 Esas, 2020/561 Karar HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... ve İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığının sanıklar ... ve ..., İçişleri Bakanlığının ise sanık ... yönünden başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları kabul edilmiştir. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle infaz koruma memuru olarak görev yapan sanıklar ... ve ...'ya isnat olunan rüşvet alma suçundan İçişleri Bakanlığının, polis memuru olarak görev yapan sanık ...'a isnat olunan rüşvet alma suçundan Adalet Bakanlığının ayrıca kamu görevlisi olmayan sanıklar ..., ... ve ...'ya isnat olunan rüşvet verme suçundan her iki Bakanlığın 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre doğrudan zarar görmedikleri, bu itibarla anılan suçlardan kurulan açılan kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz haklarının olmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, katılanlardan Hazine vekilinin tüm hükümleri, ... vekilinin sanıklar ... ve ..., ... vekilinin ise sanık ... hakkında kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2019 tarihli ve 2018/220 Esas, 2019/139 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ... ve ...'ın rüşvet alma, sanıklar ..., ... ve ...'nun rüşvet verme suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur. B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 13.03.2020 tarihli ve 2020/617 Esas, 2020/561 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi gereğince katılan ... vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Sanıkların isnat olunan rüşvet suçunu işlediklerinin sabit olduğuna, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hükümler kurulduğuna ve sair hususlara yöneliktir. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Davalar suçtan doğrudan zarar gören kuruma tebliğ edilmeden kurulan hükmün usul ve esasa aykırı olduğuna, yerel mahkemece delillerin eksik incelendiğine ve değerlendirildiğine, sanığın eyleminin sabit olduğuna ve en üst sınırdan indirim uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. Katılanlar ... ve ... Vekilinin Temyiz İstemi Sanıkların rüşvet alma suçunu işlediklerinin sabit olduğuna, mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde hükümler kurulduğuna ve sair hususlara dairdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanıklardan ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararları yönünden Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekillerinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararları yönünden Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden temin edilen nüfus kayıtlarından hükümlerden sonra sanıklardan ...'ın 29.08.2020, ...'in ise 11.11.2020 tarihinde vefat ettikleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/288 Esas, 2024/281 Karar sayılı ilamı doğrultusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarıyla ilgili düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. III. KARAR A. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle ... vekilinin sanıklardan ... ve ... hakkında rüşvet alma, ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme, ... vekilinin sanıklardan ... hakkında rüşvet alma, ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından verilen Kararlara yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, ek Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA
C. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5237 sayılı Kanun'un 64... sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri gereğince sanıkların ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,29.04.2026 tarihinde karar verildi.