Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/8626 E. 2023/11749 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8626
Karar No
2023/11749
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/24 Esas, 2016/221 Karar SUÇLAR : Tefecilik, tehdit ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a (6136 sayılı Kanun) muhalefet HÜKÜMLER : 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanık ... hakkında mahkumiyet, tüm sanıklar hakkında tefecilik ve tehdit suçlarından beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/24 Esas, 2016/221 sayılı Kararının katılanlar Hazine ve ... vekilleri ile sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede: ...'ın, sanık ... hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 237 nci maddesi uyarınca doğrudan zarar görmediği ve bu yönde bir katılma talebinin de bulunmadığı anlaşıldığından vekilinin temyiz isteminin, keza sanıklar hakkında tehdit ve sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından açılan kamu davalarına 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesine göre doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkının olmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla anılan suçlardan kurulan hükümleri temyiz yetkisi bulunmadığından vekilinin temyiz isteminin, ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden katılan Hazine vekilinin tefecilik suçundan, katılan ... vekilinin kendisine yönelik eylemler nedeniyle sanıklar ... ile ... hakkında tefecilik ve tehdit suçundan kurulan beraat hükümlerini, sanık ... müdafiinin de müvekkili hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2015 tarihli ve 2015/1197 Esas, 2014/82025 Soruşturma, 2015/1009 numaralı İddianamesiyle tüm sanıklar hakkında tehdit ve tefecilik ile sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. 2.İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/24 Esas, 2016/221 sayılı Kararı ile tüm sanıkların tehdit ve tefecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatlerine, sanık ...'nın ise 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi; sanıkların tefecilik suçunu işlediklerinin sabit olduğuna ve cezalandırılmaları gerektiğine, 2.Katılan ... vekilinin temyiz istemi; sanıkların müvekkili katılana yönelik tefecilik ve tehdit suçlarını işlediğine, 3.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan davanın mükerrer olduğuna ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanıkların iştirak halinde mağdurlar ... ve ... ile şikayetçiler ... ve ...’e yönelik tefecilik suçunu sanıklardan ...’nın şikayetçi ...’a yönelik tehdit, ...’nın ... ve ...'a yönelik tehdit, Kenan Uzunkaya’nın ..., ... ve ...'e yönelik tehdit ile 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; sanık ...'nın ev aramasında 286 adet mermi ele geçmesi nedeniyle 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmasına, tehdit ve tefecilik suçlarını işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle tüm sanıkların bu suçlardan beraatlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İddianamede yer alan ve tehdit olarak nitelenen "... Yine bu zaman dilimi içerisinde şüpheli ...'nın zaman zaman müştekiye "bu parayı ödemezsen babam adamlarını gönderir, sana zarar verirler, seni asarlar ve keserler, ailene zarar verirler” diyerek tehdit ettiği,...", "... Şüpheli ...'nın zaman zaman müştekiyi "bu paraların ödenmesi lazım, bizi faiz olarak çok zor durumlara sokuyorsun, başına olmadık işler gelebilir, yoksa gerisine karışmam” diyerek tehdit ettiği,..." ve "... Bu dönem içerisinde şüpheli ...’nın müştekiyi iki kez ... isimli iş yerine kendi arabası ile götürerek, burada belindeki silahı çıkartıp "Benim kimsede param kalmaz, denize bir lira düşürsem beş lira masraf eder onu ordan alırım" diyerek tehdit ettiği," şeklindeki isnatların sübutu halinde yağmaya teşebbüs suçunu oluşturabileceği, bu suçtan dolayı yargılama yapma, delilleri değerlendirme ve suç vasfını belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu, sanıklara isnat olunan tefecilik suçunun da hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenlerle 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 12 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı görülmüştür. Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanık ...'nın yargılama konusu eyleminin 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan suça ilişkin olduğu ve bu suç yönünden 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci fıkrası ile seri yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile seri yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin "seri muhakeme usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi gereğince "seri yargılama usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır. Sanık ...'nın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 06.07.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR 1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Hazine vekilinin sanıklar hakkında tehdit ve sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin ve ... vekilinin sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da nazara alınarak 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE, 2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/24 Esas, 2016/221 sayılı Kararına yönelik katılanlar Hazine ve ... vekilleri ile sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan ve ayrıca sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/8626, K. 2023/11749, T. 30.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2021-8626-e-2023-11749-k-cdd520e35ab4