Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/7654 E. 2013/9373 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2012/7654
Karar No
2013/9373
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, rüşvet almak, rüşvet vermek, cürüm işleyenleri saklamak, suç tasnii ve resmi merciileri iğfal HÜKÜM : Sanıklar..., ..., ..., ...'in resmi belgede sahtecilik ve buna iştirak, sanık ...'nın rüşvet almak suçlarından mahkumiyetlerine, sanıklar ... ve ...'nın resmi belgede sahtecilik suçundan beraetlerine, sanık ... hakkında suç tasnii ve resmi merciileri iğfal, sanık ... hakkında cürüm işleyenleri saklamak suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, sanıklar ..., ... ve ... hakkında rüşvet vermek ve rüşvete aracılık, yine ... ve ...'in resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair.

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün 17/11/2011 havale tarihli dilekçe ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, sanık ...'nın rüşvet almak suçuyla ilgili olarak 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin ve CMK'nın 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin katılma talebinin kabulüne, Hazine vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar..., ..., ..., ..., ... ve ..., suç tasnii ve resmi merciileri iğfal suçundan sanık ..., cürüm işleyenleri saklamak suçundan sanık ... hakkındaki hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gözetilerek bunlara ilişkin temyiz istemlerinin CMUK'nın maddesi gereğince reddine, ... ve ... hakkında rüşvet vermek ve resmi belgede sahtecilik, ... hakkında ise rüşvet vermek suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesine göre itirazı kabil nitelikte olmaları nedeniyle aynı Kanunun 264. maddesi hükmü de gözetilerek bunlara yönelik istemler itiraz olarak değerlendirilip mahallinde merciince karar verilmesi gerektiği ve bu nedenle temyiz kapsamında bulunmadıkları anlaşıldığından, incelemenin Kurtca hakkında rüşvet almak, ..., ..., ... ve... hakkında ise resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklar....,... ve... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıklar...,... ve...'ün kamu görevlisi olan ...'ın sahtecilik fiiline TCK'nın 38. maddesi kapsamında azmettiren sıfatıyla iştirak ettikleri gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirmeyle TCK'nın 37. maddesi uyarınca sorumlulukları cihetine gidilmesi sonuca etkili görülmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 204/2 ve 62. maddeleri uyarınca hüküm kurulurken, 2 yıl 10 ay 5 gün hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini, Suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık ... hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilirken infazda karışıklığa neden olacak şekilde anılan maddenin birinci fıkrasındaki hangi hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verildiğinin gösterilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkralarında sonuç ceza olarak belirlenen “2 yıl 10 ay 15 gün” ibaresinin çıkartılarak yerine “2 yıl 10 ay 5 gün” yazılmak, sanık ... yönünden yapılan 53/5. madde uygulaması bakımından ise, “5237 sayılı TCK’nın 53/5. maddesi gereğince sanığın kamu görevlisi olması ve bu görevinden kaynaklanan bir suç işlemiş olması nedeniyle, sanık hakkında verilen hapis cezasının infazından sonra işlemek üzere, takdiren 1 yıl 6 ay süreyle kullanmakta olduğu kamu hak ve görevlerini kullanmaktan yasaklanmasına” ibaresinin çıkartılarak, yerine “suçu, 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca "cezanın infazından sonra işlemek üzere takdiren 1 yıl 6 ay süreyle aynı Kanunun 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanık ...'nın rüşvet almak suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün incelenmesinde ise; Suç tarihinde Vezirköprü İlçe Nüfus Müdür vekili olan sanığın, olay tarihinde ....ün kaçırdığı yaşı küçük ....'nın evlenmesini olanaklı kılabilmek için, muhtar ....'ın yönlendirmesiyle yanına gelen.... ve ....'den aldığı 250 TL karşılığında ....'nın kaydını içermeyen ve sadece ablası ....'nin gösterildiği aile nüfus kaydını düzenleyerek adı geçenlere vermek biçiminde gerçekleşen eyleminin yapmaması gereken bir işi yapmak şeklinde nitelikli rüşvet suçunu oluşturduğu ve Mahkemece de bu şekilde kabul edildiği anlaşılmakla, Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından anılan Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler gözetilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Rüşvet almak suçundan lehe nitelikteki 765 sayılı TCK'nın 212/2-4. maddesi uyarınca hüküm kurulurken, temel cezanın maddede yazılı hapis cezası alt sınırı olan 5 yıl yerine 4 yıl olarak gösterilmesi, Suç tarihinde Vezirköprü İlçe Nüfus Müdür vekili olup, emir ve idare yetkisine sahip bulunan kamu görevlilerinden olmayan sanık hakkındaki cezanın 765 sayılı TCK'nın 219/1. maddesi uyarınca arttırılması suretiyle fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/7654, K. 2013/9373, T. 26.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2012-7654-e-2013-9373-k-e0ea336fa061