Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/6213 E. 2013/2550 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2012/6213
Karar No
2013/2550
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet vermek ve suça aracılık etmek, rüşvet almak, görevi kötüye kullanmak, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs HÜKÜM : Mahkümiyet, beraet, cezaya hükmolunmasına yer olmaması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından anılan Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler gözetilerek yapılan incelemede; Sanıklar ... hakkında rüşvet vermek, ... ve ... haklarında rüşvet almak, ... hakkında rüşvet vermeye aracılık etmek suçlarından kamu davası açıldığı, 3628 sayılı Yasanın 17 ve 18. maddelerine göre Hazinenin bu suçların zarar göreni olması sebebiyle davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanununun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağına sahip bulunduğu gözetilerek CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca belirtilen suçlarla sınırlı olmak üzere davaya müdahil olarak kabulüne, Rüşvet verme suçunun sanığı olan ...'ın şikayetçi olmadığını bildirdiği ... ile şikayetçi olduğu diğer sanıklar haklarında açılan rüşvet alma, rüşvet vermeye aracılık etme ve görevi kötüye kullanma suçlarından doğrudan zarar gören olmadığından açılmış bulunan kamu davalarına katılma olanağı olmayıp, mahkemece verilen katılma isteminin kabulüne ilişkin kararın da hukuken geçerliliği bulunmadığı anlaşılmakla bu sanıklarla ilgili belirtilen suçlara dair hükümlere yönelik müdafiin temyiz isteminin, .../... -2- Yargılama aşamasında usulüne uygun talepte bulunarak katılan sıfatını almayan Hazine vekilinin görevi kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında kurulan beraet hükmüne yönelik temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından buna ilişkin temyiz dilekçesinin CMK'nın 264. maddesi hükmü de gözetilerek itiraz mahiyetinde kabulü ile mahallinde merciince değerlendirilip gerekli karar verilmek üzere, incelemenin rüşvet vermek suçundan ... hakkında verilen cezaya hükmolunmasına yer olmadığına, rüşvet vermeye aracılık etmek suçundan ..., rüşvet almak suçundan ... haklarında kurulan mahkümiyet, ... hakkında verilen beraet hükümlerine yönelik katılan ... vekili ve sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Gerekçesi gösterilmek suretiyle rüşvet vermek suçundan sanık ... hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair kurulan hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanıklar ... ve ... haklarında rüşvet almak ve ... hakkında rüşvete aracılık etmek suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Trafik polisleri olan ... ve ...'ın ...'ın yaptığı kaza mahalline gitmelerinden sonra, kaza yapan aracın kaskosunun olmaması nedeniyle... ile birlikte kaza tarihinde gerekli tutanakları düzenlemeyip kaza yapan aracın gerekli kasko-sigorta işlemlerinin yapılmasından sonra kaza yapmış gibi 04/12/2002 tarihli tutanağı düzenlemeleri ve karşılığında...'in ...'ten toplam 1.100 Dolar (1.675 TL) alması şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ...'ın... ile eylem ve irade birliği içinde hareket ederek atılı rüşvet alma suçunu işlediği ve yüklenen suçun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilmeden dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle beraet kararı verilmesi, Kabule göre de; Rüşvete konu toplam miktar olan 1.675 TL'nin suç tarihi itibari ile ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değerinin hafif olduğu dikkate alınıp sanıklar ...,... haklarında 765 sayılı TCK’nın 219/3. maddesi uyarınca cezalarından indirim yapılarak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

.../... -3-

Halen yürürlükte bulunan 4199 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı Kanunun Ek 11. madde gereğince trafik polisi olup suç tutanağı düzenleme yetkisi bulunan sanık ... hakkında hükmolunan cezanın yarı oranında artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, Sanık ...'in TCK’nın 40/2. maddesi uyarınca iştirakinin azmettirme veya yardım etmeden hangisine uyduğunun karar yerinde tartışılmaması, Rüşvet alma suçunu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık ... hakkında 53/5. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi, Kanuna aykırı, katılan ... vekili ve sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

...

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/6213, K. 2013/2550, T. 01.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2012-6213-e-2013-2550-k-459cb92d3e8a