Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/11054 E. 2013/7307 K. – Görevi Yaptırmam
Konu: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/11054
- Karar No
- 2013/7307
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12/02/2008 gün ve 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı ve hükmolunan ceza miktarı gereğince sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ...'ın müşteki Dr. ...'a yönelik hakaret eyleminden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın adli muayene için getirildiği hastanede, müştekiye "ben seni tanırım, sen bizim balıkçı tezgahına bakar almaz giderdin, şerefsiz" diyerek tükürmesinden ibaret eylemini müştekinin görevinden dolayı gerçekleştirmediği, hazırlıkta alınan ifadesinde müşteki şikayetçi olmadığını beyan etmiş olmakla, CMK'nın 223/8. maddesine göre düşme kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirilmeyle mahkümiyetine hükmedilmesi, Kabule göre de; Sanığın, müştekiye doktor odasında gerçekleştirdiği hakaret eyleminde aleniyet unsuru gerçekleşmediği halde TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanarak cezanın fazla belirlenmesi, Sanığın, polis memurlarına birden fazla kez hakarette bulunmasına karşın, Dr. ...'a bir defa gerçekleştirdiği hakaret eylemi nedeniyle aynı teşdit gerekçelerinin gösterilerek temel cezanın aynı miktarda belirlenmesi suretiyle, TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesinin takdirinde hataya düşülmesi, Görevi yaptırmamak için direnme ve polis memurlarına hakaret eylemlerinden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, olayın oluş biçimine ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle, sanıkların eylemlerine karşılık hak ve orantılılık kuralları gözetilmeden temel cezanın alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak belirlenmesi, Sanıkların kendi aralarında kavga ettikleri ihbarı üzerine olay yerine gelen polis memurlarına kimliklerini ibraz etmeyerek tehditte bulunmak suretiyle görevi yaptırmamak için direnmeleri şeklinde gelişen olayda, hastaneye adli raporları aldırılmak üzere getirildiklerinde, yine burada da kavgaya devam etmelerine karşın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini ne şekilde birlikte gerçekleştirdiklerinin denetime imkan verecek şekilde gerekçesi de gösterilmeden TCK'nın 265/3. maddesi uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi, Hakaret eyleminden kurulan hükümlerde TCK'nın 43/1. maddesinden artırım yapılırken "1 yıl 16 ay hapis" yerine "2 yıl 4 ay hapis" ve görevi yaptırmamak için direnme eyleminden aynı Yasanın 265/3. maddesine göre 1/3 oranında artırım yapılırken "1 yıl 12 ay hapis" yerine "2 yıl hapis" cezası olarak fazla hesaplanması, Kabule göre de; Sanıkların görevi yaptırmamak için direnme fiilini birden fazla kamu görevlisine karşı işlediği kabul edildiği halde TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 27/06/2013 tarihinde oybirliyle karar verildi.