Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/8883 E. 2012/1755 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/8883
- Karar No
- 2012/1755
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ... oğlu ... haklarında mühür bozma suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; ... oğlu ...'ın işletmeciliğini yaptığı petrol istasyonunda sanık ...'nin işçi olarak, diğer sanık ... oğlu ...'ın ise bekçi olarak çalıştıkları, her iki sanığın da atılı mühür bozma suçunu işlediğine dair mahkümiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp gösterilmeden, ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde adli para cezası ile birlikte hapis cezasının da seçenek yaptırım olarak öngörülmesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 195. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeyip, aynı Kanunun 193. maddesine aykırı davranılmak suretiyle sanık ...'nin savunması alınmadan yazılı şekilde sanıkların mahkümiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile TCK'nın 61. maddesine 9. fıkra olarak eklenen düzenlemeye göre, adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda, bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamayacak ise de bu düzenlemenin 19/12/2006 tarihinden itibaren işlenen suçlar için uygulanması olanaklı olup suç tarihine göre cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırının 5 gün olduğu gözetilmeksizin sanıklar hakkında fazla ceza tayini, Suç tarihi itibariyle sanık ... oğlu ... lehine olan 5395 sayılı Kanunun 23. maddesi ile hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14 maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Sanık ... oğlu ... hakkında kurulan hükümde 5275 sayılı Kanunun 106/4. maddesi gereğince çocuklar hakkında verilen para cezalarının hapse çevrilmesi mümkün olmadığı halde, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince verilen para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesine karar verilmesi, Sanık ... oğlu ... hakkında mühür bozma suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile TCK'nın 61. maddesine 9. fıkra olarak eklenen düzenlemeye göre, adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda, bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamayacak ise de bu düzenlemenin 19/12/2006 tarihinden itibaren işlenen suçlar için uygulanması olanaklı olup suç tarihine göre cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırının 5 gün olduğu gözetilmeksizin sanık hakkında fazla ceza tayini, Kabule göre de; 5237 ve 5275 sayılı Kanunlarda adli para cezaları için mükerrirlere özgü bir infaz rejimi öngörülmemesine rağmen, adli para cezasına hükmolunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.