Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/1217 E. 2026/3742 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1217
- Karar No
- 2026/3742
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/508 D.İş 2024/513 K
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.05.2018 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan destek ...'ın vefat ettiğini, davacının eşinin vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 278.691,91 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davaya cevap verilmemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat tutarından müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığının tespit edilmesi nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne, (278.691,91 TL destekten yoksun kalma tazminatından takdiren %20 indirim uygulanarak) 222.953,52 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte aleyhine başvuru yapılan sigorta kuruluşundan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak ... 10. Ceza Dairesi'nin 2020/397 E. sayılı dosyasından alınan adli trafik bilirkişi heyeti raporu ile dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerden müteveffanın kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığı kanaatine varılması mümkün ise de Yargıtay kararlarına göre davacının uğradığı zarar miktarının bilirkişi raporuyla tespit edilen miktar olup tazminattan indirim oranının bu miktar üzerinden yapılması gerektiği, bilirkişi raporunda, başvuru sahibi sağ kalan eş ... bakımından hesaplanan destekten yoksun kalma zararı 1.243 436,74 TL olup, Yargıtay kabüllerine göre bu tutardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılsa dahi, hesaplanan tutar (994 749 39 TL), davacının talep ettiği 278.691.901 TL tazminatın üzerinde olduğundan davacı vekilinin itirazının kabulüne karar vermek gerektiği, vekalet ücretinin maktunun altında kalmamak şartıyla 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekili itirazının kabulüne, sigorta kuruluşu vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 278.691,91 TL, destekten yoksun kalma tazminatının 24.07.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... kuruluşundan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müteveffa...'ın araçta sürücü konumunda olduğunu, ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesi aksi halde dosyadan el çekilmesi gerektiğini, ölen kişi üçüncü kişi konumunda olmadığından davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı olmadığını, davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Dosya incelendiğinde; davacının murisi... ile ...'nın davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile Balıkesir'den meyve sebze getirmek için yola çıktıkları kaza mahalline geldiklerinde araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, kazada araçta bulunan ...'ın öldüğü, ...'nın ise yaralandığı, trafik kazasına ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında...'ın sürücü olarak belirtildiği, kazaya ilişkin Burhaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/493 E, 2019/1116 K sayılı dosyasında yapılan yargılamada dosya kapsamı, vefat edenin yolcu koltuğunda uzanır vaziyette uyuduğuna dair ... kayıtları, tanıkların kazadan sonra vefat edenin araç içerisindeki konumuna ilişkin beyanları dikkate alındığında sanık ...'nın trafik kazası esnasında sürücü konumunda olduğu kabul edilerek trafik düzen ve kurallarına aykırı, tedbirsiz ve dikkatsiz hareketleri sonucunda kusurlu olarak meydana getirdiği trafik kazası neticesinde...'ın ölümüne sebebiyet vermesi nedeniyle mahkumiyetine karar verildiği, karara karşı sanık müdafi ve katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi'nin 2020/397 E, 2022/359 K sayılı kararı ile Burhaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/493 E, 2019/1116 K sayılı kararının kaldırılarak sanık ...'nın mahkumiyetine dair yeniden hüküm kurulduğu, karara karşı temyiz başvurusunda bulunulduğu ve temyiz incelmesinin devam ettiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık meydana gelen trafik kazasında muris...'ın kazaya karışan sigortalı aracın sürücüsü olup olmadığı ve...'ın ölümü nedeniyle davalı ... şirketinin destekten yoksun kalma tazminatından sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 6098 sayılı Kanun'un 74. maddesi uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Uyuşmazlığa konu olayın özelliği nedeniyle, maddi vakıanın tespiti yönünden ceza mahkemesince verilecek kararın, davalının sorumluluğunun tespiti bakımından eldeki davayı etkileyeceği açıktır. Bu nedenle ceza davası sonucunun kesinleşmesi beklenerek davalının sorumluluğu belirlenip sonucuna göre karar vermek gerekir. 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 12. fıkrası gereği İtiraz Hakem Heyetince, itiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir ve anılan maddenin 16. fıkrası gereği uyuşmazlığın çözümü için ihtiyaç halinde bu sürenin tarafların muvafakati ile uzatılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Anılan maddenin 23. fıkrasında da, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hâllerde 6100 sayılı Kanun hükümlerinin sigortacılıkta tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı benimsenmiştir. Hâl böyle olunca; İtiraz Hakem Heyetince, itiraz talebi hakkında 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 12. fıkrası gereği iki aylık süre içerisinde ve tarafların muvafakatiyle bu sürenin uzatılması halinde dahi ceza dosyası bekletici mesele yapılarak kesinleşmesi beklenip sonucuna göre karar verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmek suretiyle, yetkili ve görevli mahkemece işin esası hakkında karar verilmek üzere dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.