İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/39 E. 2024/85 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/39
- Karar No
- 2024/85
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2023/39 KARAR NO : 2024/85 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ...
VEKİLLERİ : ... DAVALI : ...
VEKİLİ : ...
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 19/01/2023 KARAR TARİHİ : 21/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : ...
I- DAVA 1. Davacı vekili 19.01.2023 tarihli dilekçe ile davalı aleyhine menfi tespit davası açmıştır. Dilekçeye göre; davalı tarafından davacı aleyhine Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde bulunulmuştur. Takip, aşağıda belirtilen bonoya dayanmaktadır. Bonodaki davacıya izafeten atılan imzanın davacıya ait olma ihtimali çok düşüktür. Bu konuda Adli Tıp Kurumundan inceleme yaptırılması talep edilmektedir. 25 sene kadar önce senette aval veren olarak imzası bulunan ... (davacının dayısı) ile davacı bir kişiden araç alımı için anlaşmışlar ve senet düzenlenmiştir. Satış gerçekleşmeyince senet ... ’de kalmıştır. Bu senet açık senet şeklinde düzenlenmiş ve davacı tarafından geri istenince ..., senedi yırtıp attığını söylemiştir. Dolayısıyla dava/takip konusu bonodaki imzanın davacıya ait çıkması durumunda ... ’de kalan senet olması kuvvetle muhtemeldir. Davalının ekonomik durumu kötüdür. Ölen eşinden kalan emekli maaşı ile geçinmektedir. Davalının senedin tanzim itibariyle 1.500.000,00 TL borç para verecek ekonomik durumu yoktur. Taraflar arasında bono tanzimini gerektirecek bir ticari ilişki bulunmamaktadır. Davalı, ... ’nin kardeşidir. ... ile davacının babası arasında Adana Kozan Ayşe Hoca Köyü ... parselle ilgili ihtilaf bulunmaktadır. Davalı, bu uyuşmazlıkta kardeşi ...’nin yanında yer aldığı ileri sürülerek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve %20 tazminata karar verilmesi talep edilmiştir. 2. Davacı vekili 01.11.2023 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiştir. Dilekçeye göre; bono üzerindeki imza davacıya ait değildir. Davacı ile bono lehtarı arasında para, mal alışverişi, kambiyo ilişkisi olmamıştır. Davalı ...’nın borç verecek ekonomik durumu yoktur. Bononun rakamla yazılan tutar kısmına “1” rakamı sonradan eklendiği ileri sürülerek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bono ve takibin iptaline ve %20 tazminata karar verilmesi talep edilmiştir. 3. Davacı vekili sözlü yargılama duruşmasında; bononun rakamla yazılan miktar kısmında “1” rakamının sonradan eklendiğinin ATK raporu ile sabit olduğunu belirterek öncelikle davanın tamamen kabulüne, mahkeme aksi kanaatte ise bononun 500.000,00 TL üzerinden geçerli olması gerektiğinin dikkate alınmasını talep etmiştir.
Düzenleyen Kefil/Aval Veren Lehtar Tanzim Tarihi Ödeme Tarihi Tutar ₺ ... ... ... 01.09.2020 01.09.2022 1.500.000
II- CEVAP 1. Davalı vekili 05.04.2023 tarihli cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Dilekçeye göre; dava görevsiz mahkemede açılmıştır. Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiştir. Senetteki imza davacıya aittir. Bu husus bilirkişi incelemesi ile belirlenecektir. ... ..., ... ile babası ... arasında geçmişte olan birçok alacak/verecek hadisesi (Kozan Ayşehoca Köyünde bulunan 20 dönümlük tarla da dahil olmak üzere) somut davanın konusu değildir. Davacı tarafın tehdit iddiaları kabul edilmemektedir. Davalı, Almanya’dan emeklidir ve senet karşılığı parayı peyderpey yeğeni olan davacıya borç olarak vermiştir. Senette tahrifat yapıldığı iddiasının haksız ve kötüniyetli olduğu, bu konuda bir ceza davasının bulunmadığı belirtilerek davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesi talep edilmiştir. 2. Davalı taraf ıslaha karşı cevap vermemiştir. Davalı vekili 15.11.2023 tarihli duruşmada ıslah dilekçesindeki iddialarının kabul edilmediğini beyan etmiştir. III- DELİLLER 1. Takip Dosyası Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... sayılı dosyasının incelenmesinden; 28.12.2022 tarihinde ... tarafından davacı ... ve ... ... aleyhine toplam 1.509.616,44 TL alacağın tahsili istemiyle kambiyo takibinde bulunulduğu görülmüştür. Takip aşağıda gösterilen kambiyo senedine (bono) dayanmaktadır.
Düzenleyen Kefil/Aval Veren Lehtar Tanzim Tarihi Ödeme Tarihi Tutar ₺ ... ... ... ... 01.09.2020 01.09.2022 1.500.000
2. Adana C. Başsavcılığının 2022/... sayılı dosyası ...’ın şikayeti üzerine şüpheliler ... ..., ... ve ... hakkında yaralama (darp) suçlamasıyla soruşturma başlatılmıştır. Şikayet dilekçesinde dava/takip konusu bono ile ilgili bir husus bulunmamaktadır. 3. Kozan C. Başsavcılığının 2022/... sayılı dosyası ... vekili tarafından 15.09.2022 tarihinde tespit edilmediği belirtilen şüpheliler hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçlamasıyla şikayette bulunulmuştur. Şikayet dilekçesinde dava/takip konusu bono ile ilgili bir husus bulunmamaktadır. 4. Davacının mukayese imzaları toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından 16.01.2024 tarihli rapor düzenlenmiştir. Rapora göre; İnceleme (dava) konusu bonodaki ... adına atılan imza; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından mukayese imzalarına göre ...’ın eli ürünüdür. Bonoda rakamla miktar belirtilen bölümde sol en başta bulunan “1” rakamının üzerinden mükerrer geçişler bulunmaktadır. Bu geçişler nedeniyle baskı derecesi seçilemediğinden “1” rakamının sonradan ilave edilip edilemediği tespit edilememiştir. IV- GEREKÇE 1. Görevli Mahkeme ve Dava Şartı TTK 4. Maddesi uyarınca Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan kaynaklanan davalar mutlak ticari davadır. Bono, TTK’da düzenlenen kambiyo senedidir. Bonodan kaynaklanan davalar mutlak ticari dava olduğundan davalı tarafın görev itirazı yerinde görülmemiştir. Menfi tespit davaları için 28/3/2023 tarih 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle (TTK 5/A maddesi) zorunlu arabuluculuk dava şartı getirilmiştir. Somut dava ise bu düzenleme öncesinde açıldığından zorunlu arabuluculuk şartına tabi değildir. Bu nedenle davalı tarafın bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir. 2. Soruşturma Davacı taraf bonodaki düzenleyen imzasının sahte olduğunu ileri sürmüştür. Dava konusu bonoya davacı adına sahte imza atılması özel hukuk alanında haksız fiil vasfındadır. TBK 74. Maddesi hükmü gereğince hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Buna karşılık ceza mahkemesinin bir hukuki işlemde sahtecilik, dolandırıcılık yapıldığı yönündeki kesinleşen hükmü hukuk mahkemesi için kesin delil vasfı taşır. Bu çerçevede somut dava değerlendirildiğinde; davacı tarafın delil olarak dayandığı iki (Adana C. Başsavcılığının 2022/... ve Kozan C. Başsavcılığının 2022/... sayılı) savcılık soruşturmasının dava konusu bono ile ilgisi bulunmamaktadır. Bu nedenlerle bu iki soruşturma bekletici mesele yapılmamıştır. 3. İspat Yükü, Sübut 3.1 TTK ilgili hükümleri şu şekildedir: Madde 677- (1) Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez. Madde 680- (1) Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki hamil poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun. Somut dava, takip konusu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla açılmıştır. İmzanın borçluya ait olmadığı yönündeki defi herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir defidir (TTK m 778,677). Takip ve davaya konu olan bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu ispat külfeti bonoya dayanarak alacak iddiasında bulunan davalı tarafa (alacaklı) düşmektedir (HMK m 190/1). Davacı tarafın ikinci iddiası; davacı ile bono lehtarı arasında para, mal alışverişi, kambiyo ilişkisinin olmadığı, Leyla’nın borç verecek ekonomik durumunun bulunmadığına yöneliktir. Temel ilişkiye dayalı bedelsizlik savunmasının senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davacı tarafça senetle veya diğer bir kati delille (yemin, kesin hüküm vb.) ispatlanması gerekmektedir (HMK m 200-201). Bu kapsamda bono lehtarının ekonomik durumu bononun geçerliliğini etkileyecek bir faktör değildir. 3.2 Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından 16.01.2024 tarihli raporda bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğu açık bir şekilde belirtilmiştir. Bononun rakamla yazılı tutar kısmının sol başındaki “1” rakamının sonradan eklendiği ise tespit edilememiştir. Bonoda yazıyla yazılan tutar kısmında da ödenecek miktar “bir buçuk milyon” olarak belirtilmiştir. Buna göre bono TTK’daki zorunlu unsurları taşımakta ve geçerliliğini etkileyecek bir durum bulunmamaktadır. Davacı tarafça da dayanılan vakıalar ispatlanmamıştır. Bu nedenlerle davanın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Mahkememizin 18.07.2023 tarihli ara kararı ile icra veznesine yatacak paranın ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş olmakla birlikte davacı tarafça teminat yatırılarak kararın icrası istenmediğinden davalı taraf lehine tazminata hükmedilmemiştir. V- KANUN YOLLARI 1. 6100 sayılı HMK 341. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle miktar veya değeri 28.250,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Somut davada mahkememizdeki dava konusu bu tutarın üzerinde olduğundan hükme karşı tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı bulunmaktadır. İstinaf talebinin kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer asliye ticaret mahkemesine verilecek dilekçeyle yapılması gerekmektedir.
H Ü K Ü M
1- Davanın REDDİNE. 2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından, 25.616,25 TL peşin harç ve 164,22 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 25.352,87 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine. 3-Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 192.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 5-Davalı tarafından harcaması yapılan 7.929,50 TL adli tıp giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine. 6-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza