İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/88 E. 2026/299 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/88
- Karar No
- 2026/299
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/88 Esas - 2026/299 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2026/88 KARAR NO : 2026/299
.... DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/01/2026 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında nakliyat hizmetine dayalı ticari bir ilişki bulunduğunu, taşıma işleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 850 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanun’un 850/3. maddesi uyarınca taşıma faaliyeti ticari işletme faaliyeti niteliğinde olduğunu, davacının davalıya ait taşıma işini sözleşme kapsamında eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, yapılan hizmet karşılığında fatura düzenlenmiş olup, söz konusu faturaya yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, taşıma işinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davacı tarafından, 12/11/2025 tarihinde .....Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibinin başlatılmasının ardından davalı borçlunun 13/11/2025 tarihinde 27.260,00 TL tutarında kısmi ödeme yaptığını, davalı tarafından icra takibinden sonra yapılan bu ödemenin, borcun varlığının açıkça kabul edildiğini ve alacağın inkâr edilmediğini gösterdiğini, buna rağmen yapılan ödemenin icra dosyasındaki kapak tutarının tamamını karşılamadığını, dosyada bakiye alacak, faiz, icra masrafları ve vekâlet ücreti kaldığını, davalı borçlunun, icra takibinden sonra borcun varlığını kabul eder nitelikte ödeme yapmasına rağmen, bakiye borç ve fer’ileri yönünden icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini, Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca; icra takibine kendi temerrüdüyle sebebiyet veren borçlunun borcunu takipten sonra ödemiş olsa dahi icra masrafları ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğunu, davalının .... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin itiraz edilen bakiye alacak, faiz, icra masrafları ve vekâlet ücreti yönünden devamına, davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine.... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, akabinde müvekkili şirket tarafından asıl alacak tutarı olan 27.260,00 TL takip tarihinden hemen bir gün sonra, 13.11.2025 tarihinde davacı tarafa banka kanalıyla ödendiğini, asıl alacağın tamamının ödenmiş olmasına rağmen, davacı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak işbu itirazın iptali davasının ikame edildiğini, davacının haksız iddialarını kabul etmediklerini, asıl alacağın dava açılmadan önce ödenmiş olduğundan davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamakta olup, işbu davanın kötü niyetli olarak ikame edildiğini, müvekkili şirketin, icra takibinden hemen sonra ve henüz ödeme emri dahi tebliğ edilmeden, asıl borç miktarı olan 27.260,00 TL'yi 13.11.2025 tarihinde davacının hesabına ödediğini, asıl alacak dava açılmadan evvel ödendiğinden, davacının bu dava ile asıl alacağa yönelik bir talepte bulunması hukuken korunamayacağını, davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, müvekkili Şirketin temerrüde düşürülmediğini, davacı tarafın, icra takibi öncesinde müvekkili şirkete herhangi bir ihtarname göndermediğini, Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla temerrüde düştüğünü, temerrüt şartı gerçekleşmeden faiz ve fer'i talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yasal şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafça ikame edilen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden, eğer mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili tarafından ödeme yapılmış olması sebebiyle esastan reddine, yasal şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı tarafından dava konusu faturaya istinaden icra takibi başlatıldıktan sonra aynı gün haricen ödeme yapıldığından davalının takip masrafı ve icra vekalet ücreti yönünden sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile, Davalı borçlunun ....Esas sayılı dosyasında 13/11/2025 tarihinde asıl borç tutarı olan 27.260,00 TL ödenmiş olmakla bu miktar esas alınmak suretiyle takip masrafları ve icra vekalet ücreti yönünden davalının itirazının iptaline, bu kalem alacaklar yönünden takibin devamına, Asıl borç ödenmiş olmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kabulü ile, Davalı borçlunun .... Esas sayılı dosyasında 13/11/2025 tarihinde asıl borç tutarı olan 27.260,00 TL ödenmiş olmakla bu miktar esas alınmak suretiyle takip masrafları ve icra vekalet ücreti yönünden davalının itirazının iptaline, bu kalem alacaklar yönünden takibin devamına, Asıl borç ödenmiş olmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine, İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 1.862,13 TL harçtan 732,00 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.130,13 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 435,00 TL posta ve tebligat gideri, dava açılırken ödenen 1.464,00 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 1.899,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Asıl borç davadan önce ödenmiş olmakla davacı yararına vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair tarafların yokluğunda dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/04/2026
.....
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.