Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/8703 E. 2026/118 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8703
- Karar No
- 2026/118
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/61 E., 2025/1335 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.12.2015 tarihinde müvekkili sürücünün sevk ve idaresindeki araç ile seyir ettiği sırada plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen firari aracın arkadan çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 50,00 TL geçici iş göremezlik ve 50,00 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 22.10.2020 tarihli dilekçesi ile, 100,00 TL olan dava değerini, 289.900,00 TL artırarak toplam 290.000,00 TL olarak belirtmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, müvekkiline sorumluluk yüklenebilmesi için kazaya karıştığı iddia olunan plakası tespit edilemeyen ikinci motorlu aracın varlığının ve olaya dahlinin somut olarak ispat edilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağında ikinci bir araçtan söz edilmediğini, soruşturma dosyasında davacının tek şüpheli olarak gözükmekte olduğunu, davacının kendi kusuruyla meydana getirdiği olayda tazminat talep etmesinin kabul edilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli 2017/785 Esas- 2020/876 Karar sayılı kararı ile; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen firari araç sürücünün asli kusurlu ve kusur oranının %100 olduğu, motosiklet sürücüsü ...'ın ise kusursuz olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 24.06.2020 tarihli maluliyet raporunda davacının tüm vücut özürlülük oranının %47 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, dosyada alınan hesap raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 290.000,00 TL maddi tazminatın 11.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2022 tarihli 2021/361 Esas- 2022/518 Karar sayılı kararı ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/12974 soruşturma sayılı dosyasında alınan tanık beyanlarında tanık ...'ın plakasını görmediği bir aracın motosiklete çarptığını gördüğünün beyan edildiği, diğer tanık ...'un ise motosikletin arkasında gitmekte olan plakasını bilmediği aracı gördüğünü söylediği, bu haliyle kazaya plakası tespit edilemeyen bir otomobilin sebep olduğunun anlaşıldığı, SGK'ya müzekkere yazıldığı, 07.11.2017 tarihli yazı cevabında ödeme bilgilerinin belirtildiği ve bu ödemelerin aktüerya raporunda düşülerek hesaplama yapıldığı, davacı tarafından davalıya 31.07.2017 tarihinde başvuru yapıldığı, bu sebeple davalının temerrüdünün bu tarihte gerçekleştiği, mahkemece 11.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faize karar verildiği, bu durumun davalı lehine olduğu ancak davacının yaralanmasının baş bölgesinden (kulak- göz) meydana geldiği, davacının kaza sırasında kask takmadığı, bu durumun müterafik kusur oluşturduğunun kabul edilmesi ve Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin istikrarlı uygulamalarına göre TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabul-kısmen reddi ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.11.2020 tarih ve 2017/785 Esas, 2020/876 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne,10.472,54 TL geçici, 262.581,47 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 273.054,02 TL maddi tazminatın 11.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.07.2024 tarihli ve 2022/5581 Esas-2024/7103 Karar sayılı ilamıyla; yargılama sırasında davacının sunduğu ıslah dilekçesinin davalı vekiline 04.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği; mahkemece davalının, ıslaha karşı cevap verme, savunmalarını yapma imkanından yoksun bırakılarak, beyan süresi dolmadan 12.11.2020 tarihinde karar verildiği, davacı tarafın ıslah dilekçesi davalı sigorta şirketine tebliğ edildikten sonra yasal sürelerin beklenmesi gerekirken davalının savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devam edilip ıslahı da kapsar şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği, bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilinin ıslaha karşı beyanda bulunduğu, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/12974 soruşturma sayılı dosyasında alınan tanık beyanlarında tanık ...'ın plakasını görmediği bir aracın motosiklete çarptığını gördüğünü beyan ettiği, diğer tanık ...'un ise motosikletin arkasında gitmekte olan plakasını bilmediği aracı gördüğünü söylediği, bu haliyle kazaya plakası tespit edilemeyen bir otomobilin sebep olduğunun anlaışıldığı, SGK'ya müzekkere yazıldığı, 07.11.2017 tarihli yazı cevabında ödeme bilgilerinin belirtildiği ve bu ödemelerin aktüerya raporunda düşülerek hesaplama yapıldığı, davacı tarafından davalıya 31.07.2017 tarihinde başvuru yapıldığı, bu sebeple davalının temerrüdünün bu tarihte gerçekleştiği, mahkemece 11.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faize karar verildiği, bu durumun davalı lehine olduğu ancak davacının yaralanmasının baş bölgesinden (kulak- göz) meydana geldiği, davacının kaza sırasında kask takmadığı, bu durumun müterafik kusur oluşturduğunun kabul edilmesi ve Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin istikrarlı uygulamalarına göre TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabul-kısmen reddi ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.11.2020 tarih ve 2017/785 Esas, 2020/876 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne,10.472,54 TL geçici, 262.581,47 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 273.054,02 TL maddi tazminatın 11.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespitlerini kabul etmediklerini, kazaya plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğu hususunun somut delilerle ispatlanamadığını, dava dosyasında mevcut trafik kazası tespit tutanağı ve diğer somut belgelerde ikinci bir aracın varlığının kanıtlanamadığını, Adana Cumhuriyet Başsavcılığında başlatılan soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda davacı dışında sürücü ve araçtan bahis edilmediği gözetildiğinde meçhul şüpheli araç bulunduğu ispat edilmediği halde böyle bir araç varmışcasına vekil eden ... aleyhine hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, sadece davacı yanın soyut beyanı ile çelişkili tanık ifadelerine istinaden plakası tespit edilemeyen bir aracın kusuru ile olaya sebep olduğu kanaatiyle hüküm kurulmasının eksik incelemeyle karar verildiğinin göstergesi olduğunu, genel şartlar gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı araştırılmadan ve vekil eden sorumlu olmadığı halde geçici iş göremezlik yönünden karar verildiğini, müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının hatalı olduğunu, tahsiline karar verilen tazminat yönünden faiz başlangıcının hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, yapılan değerlendirmelerin yerinde olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.