Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/1613 E. 2026/313 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1613
- Karar No
- 2026/313
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35.Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/853 Esas - 2024/1463 Karar SAYISI : 2022/345 Esas - 2023/118 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 07.08.2021 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresinde iken karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde sigortalı araçta yolcu olan davacı küçük ...'in yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca 9.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri ve 1.308,00 TL adli tıp rapor masrafı olmak üzere toplam 10.408,00 TL maddi tazminatın davalı şirkete başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 421.000,00 TL ve bakıcı gideri talebini 3.477.50 TL olmak üzere toplam talebini 433.577.50 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu ve davacının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konu kazada sigortalı araçta yolcu konumunda olan davacının kusurunun bulunmadığı, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 22.02.2022 tarihli maluliyet raporunda davacının % 10 oranında maluliyete uğradığının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat tutarının hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.577,50 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 433.577,50 TL tazminatın davalının temerrüde düştüğü 21.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut maluliyet raporu ve aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu, dava konusu poliçe kapsamında sakatlık ve ölüm teminatı ile tedavi giderleri teminatının ayrı klozlar halinde düzenlenmiş olması nedeniyle teminat limitinin aşılmadığı, bakıcı giderlerinin tedavi giderleri klozu kapsamında davalı ... şirketinin sorumluluğunda bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, maluliyet oranının hatalı belirlendiğini, söz konusu raporun davacının iyileşme süresi tamamlanmadan hazırlandığını, bakıcı gideri talebinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, poliçe teminat limiti 430.000,00 TL olup teminat limiti aşılarak hüküm tesis edildiğini ve tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz oranı esas alınarak hesaplanması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1. Dosya içeriğinden; davacı küçük ...'in, annesi ...'in sürücüsü olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralandığı, davalı ... şirketinin, davacı ...'in annesinin sürücüsü ve babasının işleteni olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve eldeki davanın 26.07.2016 doğumlu ...'e velayeten kanuni temsilcisi annesi ... (sürücü-anne) ve babası ... (işleten) tarafından verilen vekaletnameye dayalı olarak açıldığı görülmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 426. maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da temsil kayyımı atanması için yeterlidir. Eldeki davada anne ... ve baba ..., küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcisi ise de yasal temsilci annenin, aynı zamanda kazaya karışan aracın sürücüsü olduğu gözetildiğinde küçük ile arasında menfaat çatışması olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, davacı küçük ...'e temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.