Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/13367 E. 2026/323 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13367
- Karar No
- 2026/323
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1060 Değişik İş-2022/1060 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/62243 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/170698
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.08.2008 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda karşı araçta bulunan iki kişinin vefatı nedeniyle ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatı talepli davanın karara çıkması sonucunda ... Genel Müdürlüğü tarafından icra müdürlüğüne ödeme yapıldığı ve ... Genel Müdürlüğü tarafından müvekkilinden ödemenin (cari hesaptan mahsup suretiyle) tahsil edildiğini, kazaya karışan belediye otobüsünün ZMSS poliçesinin davalı ... tarafından düzenlendiğini belirterek 72.746,47 TL'nin davalıdan (rücuen) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; rücu taleplerine ilişkin 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, şirket tarafından 2008 yılında ödeme yapıldığını, işbu başvurunun 2021 yılında ikame edildiğini, ibra hak düşürücü süresinin sona erdiğini, kaldı ki müvekkilince kazada ölenlerin mirasçılarına yapılan ödemeler sonunda sorumluluklarının kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Genel Müdürlüğü tarafından ... A.Ş'nin kendi hesabından 331.241,80 TL tazminat tutarının 12.07.2013 tarihinde tahsil edildiği, ancak iş bu başvurunun 28.12.2021 tarihinde, 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109 maddesinde; Zamanaşımı: “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır.” hükmünü içermektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1.maddesinde; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” 91/1.maddesinde ise işletenlerin 2918 sayılı Kanun’un 85/1.maddesindeki sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu düzenlenmiştir. Anılan yasa hükmüne göre eldeki dosyaya baktığımızda; İzmir 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/507 Esas ve 2013/252 Karar sayılı (Bozma sonrası 2017/381 Esas ve 2018/4 Karar sayılı) kararı incelendiğinde ....davacılar lehine destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminata karar verildiği, İzmir Büyükşehir Belediyesi ... Genel Müdürlüğü tarafından 11.07.2013 tarihinde ... AŞ’ye ilama dayalı ödeme konulu yazı ile ... Genel Müdürlüğü tarafından mahkemenin icra emri ile ödenen toplam 331.241,80 TL’nin (faiz, vekalet vs) ... AŞ’nin cari hesabından mahsuben tahsil edildiği, bu ödemeyle ...’dan başka alacaklarının kalmadığının beyan edildiği, tahsilata ilişkin 12.07.2013 işlem tarihli dekontun da dosyaya sunulduğu görülmektedir. Şu halde davacı başvuranın, İzmir 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/507 Esas ve 2013/252 Karar sayılı dosyasındaki davacıların desteğinin vefatı nedeni ile meydana gelen davacıların zararından davacı başvuran ile birlikte kazaya sebebiyet veren 35-93-414 plaka sayılı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ..., yukarıda anılan 2918 sayılı yasanın 85... maddeleri gereğince müteselsilen sorumludurlar. Davacı şirketin ödeme tarihi itibari ile yürürlükte olan 1086 sayılı HMUK 433 maddesi “Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflâs Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. Kişiler ve aile hukukuna, taşınmaz mala ve bununla ilgili aynî haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kararın kesinleştiği ilâmın altına veya arkasına yazılıp, tarih ve mahkeme mührü konmak ve mahkeme başkanı veya hâkimi tarafından imzalanmak suretiyle belirtilir.” hükmünü içermektedir. Şu durumda İzmir 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/507 Esas ve 2013/252 Karar sayılı dosyasının davacıları tarafından mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın icrası için kararın kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmamaktadır. Zaten anılan destekten yoksun kalma tazminatı dosyasının davacıları tarafından karar icraya konulmuş olup davacı şirket tarafından da 12.07.2013 gününde bu tazminatın ödenmiş olduğu tartışmasızdır. Şu halde davacı tarafından 12.07.2013 gününde ödeme yapılmış ve söz konusu ödeme ile davacı şirket tarafından kendi yükümlülüğü tam olarak bu tarihte yerine getirilmiştir. Bu halde söz konusu ödemeye ilişkin olarak aynı kaza nedeni ile müteselsil borçlu konumunda bulunan kendisine rücu edilebilecek olan davalı ... şirketine karşı rücu davası için 2 yıllık zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren başlayacağı konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. Zira davacı şirket, İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/507 E. ve 2013/252 K. sayılı dosyasının yargılaması sırasında davanın dosyamız davalısına ihbarını talep etmiş olduğuna göre söz konusu aracın ZMMS poliçesinin davalı ... tarafından yapıldığını dolayısı ile bu şirkete rücu imkanı olduğunu ödeme tarihi itibari ile bilmektedir. Davacı şirket anılan dosyanın davacılarının destekten yoksun kalma zararına ilişkin olarak, kendi yükümlülüğünü tam olarak 12.07.2013 gününde yerine getirmesine rağmen, davalı ... şirketine karşı rücu istemini 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 28.12.2021 gününde yapmış olduğuna göre davacının talebinin, davalının ilk itiraz şeklinde usulüne uygun olarak ileri sürmüş olduğu zamanaşımı defi nedeni ile, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş olmasında bir yanlışlık bulunmamaktadır. Davacı vekili her ne kadar zamanaşımını kesen sebeplerin var olduğunu bu nedenle yaptıkları başvurunun, süresinde olduğunu ileri sürmüş ise de; zamanaşımını kesen sebepler TBK 154. maddesinde düzenlenmiştir. Madde 154- Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse.2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa.” şeklinde zamanaşımını kesen haller sınırlı olarak sayılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda; davacı tarafından 12.07.2013 gününde ödeme yapıldıktan sonra 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde yani 12.07.2015 gününe kadar borçlunun borcu ikrar ettiğine ilişkin bir beyanın bulunmadığı, yine borçlu tarafından faiz ödemesi yapılmadığı ya da kısmen ifada bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Davacı yine davacı alacaklı tarafından yapmış olduğu ödemenin rücu amacı ile 2 yıllık zaman aşımı süresi dolmadan önce davalı ... şirketine karşı dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvuruda bulunmadığı ya da icra takibi başlatmadığı görülmektedir. Buna göre TBK'nın 154 maddesinde sınırlı bir şekilde sayılan zamanaşımın kesilmesi sebeplerinin 12.07.2015 gününe kadar gerçekleşmediği anlaşıldığından davacı başvuranın bu itirazının reddi gerekmiştir. Davacı 02.06.2015 gününde borcun ödenmesi için davalı ... şirketine karşı yazılı dilekçe ile başvurduklarını bunun da zamanaşımını kestiğini ileri sürmüş ise de; söz konusu başvurunun icra takibi olarak kabul edilmesi mümkün değildir." gerekçeleri ile itirazın vekalet ücreti ile sınırlı olmak kaydıyla kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/507 E. 2013/252 K. sayılı ilamında aleyhlerine hüküm verildiğini, ilam gereğince ... Genel Müdürlüğü tarafından davacılara yapılan ödemenin müvekkili şirketten tahsil edildiğini, söz konusu tazminatın 72.746,47TL’sinden davalı ... şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında sorumlu olduğunu, davalıya bu ödemeyi yapması konusunda 02.06.2015 gününde yazılı dilekçe ile başvuru yapıldığını, davalı ... şirketinin bir kısım evrak talep ettiğini ve yargılamanın tamamlanarak kararın kesinleşmesinin beklenmesinin istendiğini, verilen kararın 2020 yılında kesinleştiğini, kararın kesinleşmesinden sonra davalı sigortanın ödeme yapmaması nedeni ile Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, 331.241,80 TL tazminat tutarının 12.07.2013 tarihinde tahsil edilmiş olması karşısında 02.06.2015 tarihindeki talebin sigorta şirketine zamanaşımı süresi içinde iletildiği açık olup bu tarih itibarı ile zamanaşımının kesildiğini, kaldı ki talep üzerine davalı ile yazışmaların devam ettiğini, davalı sigortanın 12.07.2018 günlü mail ile zararın %80 tutarında ödeme yapmayı kabul ettiğini, borçlunun borcu ikrar etmesi nedeni ile zamanaşımının kesildiğinin göz ardı edildiğini, 17.07.2018 tarihli cevabi maillerinde İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/507 E. 2013/252 K. sayılı ilamında kusur indirimi yapıldığından bahisle ve Ankara Sigorta A.Ş'ye davalı ... Genel Md. tarafından 30.12.2008 tarihinde davanın ihbar edilmiş olduğu hatırlatılarak kısmi ödeme taleplerinin kabul edilemeyeceğinin ifade edildiğini, bu yazışmaların dosyaya sunulduğunu ve zamanaşımını ayrı ayrı kesen işlemler olduğunu, yargılamanın devamı süresince zamanaşımının işlemediğini, zamanaşımının tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi durumunda sigortacıya karşı da kesilmiş olduğunu, tahkim başvuru tarihi 28.12.2021 tarihi itibari ile 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan (rücuen) tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, 23.08.2008 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda karşı araçta bulunan iki kişinin vefatı nedeniyle ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatı talepli davanın karara çıkması sonucunda ... Genel Müdürlüğü tarafından icra müdürlüğüne ödeme yapıldığı ve ... Genel Müdürlüğü tarafından müvekkilinden ödemenin (cari hesaptan mahsup suretiyle) tahsil edildiğini, kazaya karışan belediye otobüsünün ZMSS poliçesinin davalı ... tarafından düzenlendiğini belirterek 72.746,47 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dairenin 20.03.20 25... /4145 E., 2025/4684 K. sayılı ilamı ile dosya geri çevrilmiş ve İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/507 Esas ve 2013/252 Karar sayılı ilamı uyarınca yapılan ödemenin ... Genel Müdürlüğü tarafından (iş bu davanın davacısı olan) ... Genel Hizm Tem. İş. Öz. Eğt. Rek. Taş. Ltd. Şti'den tahsilinin yasal dayanağının ve bu tahsilata ilişkin (makbuz, ödeme /kesinti belgesi vs.) bilgi ve belgeler ile ... Genel Müdürlüğü ile ... Genel Hizm Tem. İş. Öz. Eğt. Rek. Taş. Ltd. Şti. arasında (anılan ödemeye ilişkin) ilişkiye dair bilgi ve belgeler istenmiş, geri çevirme ilamı uyarınca bir kısım belge gönderilmiş ise de gönderilen belgeler arasında İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/507 Esas ve 2013/252 Karar sayılı ilamı uyarınca yapılan ödemenin ... Genel Müdürlüğü tarafından (iş bu davanın davacısı olan) ... Genel Hiz. Tem. İş. Öz. Eğt. Rek. Taş. Ltd. Şti'den tahsilinin yasal dayanağını açıklar nitelikte bir belgeye rastlanılamamıştır. Somut olayda dava, dava konusu ile ilişkisi somut olarak ortaya konulamamış olan ... A.Ş tarafından açılmıştır. ... A.Ş kazaya neden olan aracın maliki veya işleteni olmayıp, dosyada alacağın davacıya temlikine dair bir iddia ya da belge de bulunmamakta olup davacının yasal olarak dava açma yetkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacının bu davada aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın resen bozulması gerekmiştir. 2.Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının resen BOZULMASINA, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.