Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2559 E. 2024/3970 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2559
- Karar No
- 2024/3970
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/101 D.İş - 2024/101 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2023-2050 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının kısmen kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2020/55372 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın kısmen kabulü ile vekalet ücretinin düzeltilmesine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 23.02.2019 davacıların desteğinin yolcu olduğu davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu, desteklerinin vefat ettiğini, müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107 nci maddesi uyarınca 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili, talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan araç sürücücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, kazanın iş kazası olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle yapılması gerektiğini, araçta istiap haddi aşıldığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti 08.07.2020 tarih ve 2020/55372 sayılı kararında; kazaya karışan araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabul edildiği; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği, davacıların alacağın 200.000,00 TL kısmını temlik ettiği anlaşıldığından alacağın kısmen kabul edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 101.414,43 TL, davacı ... 15.142,61 TL, davacı ... için 17.895,49 TL ve davacı ... için 25.547,47 TL destekten yoksun kalma tazminatının 13.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI A. İtiraz Hakem Heyeti Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti 24.10.2020 tarih ve 2020/İHK-20801 sayılı kararında; mütevaffanın kazada kusurunun olmadığı, yolcuların limon toplamak amacıyla yolculuk ettikleri, vekalet ücretinin belirlenen vekalet ücretinin beşte biri oranında hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davalının itirazının kısmen kabulü ile tazminatla ilgili HMK 297 şartlarını taşıyan hüküm kurulmadan, sadece vekalet ücretinin düzeltilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyeti yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 11.10.2022 tarihli ve 2021/12480 Esas, 2022/11917 Karar sayılı kararı ile; "Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Davacılar Suriye uyruklu olup, Hakem Heyetince şikayetçilerin teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu Mahkemece re'sen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacıların teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacıların teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacılara kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru olmamış, hükmün bu yönden re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davacılar vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyeti 24.01.2024 tarihli KIT/2023-2050 sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak davacıların teminatı yatırdıkları, diğer hususlarda bozma ilamında değerlendirme yapılmadığından bu hususlarda inceleme yapılamayacağı gerekçesiyle davalının itirazının kısmen kabulü ile sadece vekalet ücretinin düzeltilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuruya ilişkin olarak suiistimal/dolandırıcılık şüphesi olduğu Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2019/73798 Esas sayılı soruşturma dosyasından müvekkili şirkete, iddia edilen dolandırıcılık olayı ile ilgili sigorta ödemesinin durdurulmasına karar verilip verilmediği bilgisi istendiği, dolandırıcılık şüphesine ilişkin iddiaların soruşturulup kesin bir sonuca varılmadan kesin hüküm dolayısıyla ve icra tehdidi ile ödeme yapılması halinde hem davacı, hem müvekkili için geri dönülemez zararlara sebep olacağı gerekçesiyle temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı HMK'nın 297 nci maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak nitelikte belirtilmesi gerekir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Dairenin bozma kararı öncesinde, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile vekalet ücretinin davalı lehine düzeltilmesine karar verilmiş, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda hüküm kurulmayarak yalnızca İtiraz Hakem Heyetince 24.01.2024 tarihli KIT/2023-2050 Karar sayılı kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 17 numaralı bendinin düzeltilmesine, diğer hükümlerin aynen icrasına karar verilmiştir. Ancak, bu haliyle infazı kabil bir hüküm bulunmamaktadır. İtiraz Hakem Heyeti, bozma kararı öncesinde Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararını kaldırarak yeniden karar verdiğine göre, bozma sonrasında da bozmaya uygun olarak HMK'nın 297 nci maddesi gözetilerek kaldırılan karar yerine geçmek üzere hüküm kurması gerekirken, İtiraz Hakem Heyetince "önceki hükmün aynen infazına" şeklinde hüküm tesisi yoluna gidilmesi doğru olmamış; kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. 2. Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 30.04.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY 28.02.2023 tarihli ve 32118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ gereğince, tebliğin yürürlüğe girdiği 28.02.2023 tarihinden itibaren verilen İtiraz Hakem Heyeti kararları bakımından geçerli olmak üzere; tebliğin 2 nci maddesi “...Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen hakem kararları için temyize gidilebilir...” şeklinde düzenlenmiştir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 101.414,43 TL, davacı ... 15.142,61 TL, davacı ... için 17.895,49 TL ve davacı ... için 25.547,47 TL tazminata hükmedilmiş olup karara karşı davalının yapmış olduğu itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilmesine karar verilmiştir. Davacılar vekili ve davalı vekilinin temyizi üzerine Dairece bozma kararı verilmesinden sonra İtiraz Hakem Heyetince itirazın vekalet ücreti bakımından kısmen kabulüne, diğer kısımların aynen icrasına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup davalı tarafından temyize konu edilen miktarlar ayrı ayrı değerlendirildiğinde İtiraz Hakem Heyetinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.