Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/13829 E. 2026/3678 K. – Maddi Tazminat

Konu: Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13829
Karar No
2026/3678
Karar Tarihi
Konu
Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/725 E., 2022/820 K.

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, gerekçesi düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2024 tarihli ek kararı ile davacının temyiz dilekçesi kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Temyiz istemi; temyiz konusu miktarın kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davacının temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2024 tarihli ek kararına ilişkindir. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b nci maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacı tarafından dava dilekçesinde, 7.139,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu üzerine davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesiyle davacının talebinin 12.000,00 TL'ye yükseltildiği, İlk Derece Mahkemesince davanın esastan reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, gerekçesi düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 12.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Buna göre, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince verilen 31.10.2024 tarihli ek kararda temyiz sınırı 378.290,00 TL olarak hatalı gösterilmiş olsa da, yukarıda açıklanan gerekçe ile sonuç itibariyle doğru olmakla, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen 31.10.2024 tarihli ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanması gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 31.10.2024 tarihli ek kararın ONANMASINA, Davacının adli yardım talebi kabul edilmiş ise de HMK 339.maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından 732,00 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/13829, K. 2026/3678, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-13829-e-2026-3678-k-5d8516438301