Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1206 E. 2024/6636 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1206
- Karar No
- 2024/6636
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1150 E., 2020/163 K. HÜKÜM/KARAR: Davanın Usulden Reddine/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/846 E., 2018/1426 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirkete iş yeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... Bilardo Salonu isimli işyerinde 02.07.2015 tarihinde yangın meydana geldiğini, yangın sonucu dükkan içindeki demirbaş ve dekorasyon kıymetlerinin hasar gördüğünü, söz konusu hasar nedeniyle yaptırılan ekspertiz sonucunda davacı ... tarafından sigortalısına 153.448,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, davacı ... tarafından talep edilen delil tespiti dosyasında fazla ısınan spot lambaların tesisatının şase yapması sebebiyle yangının çıktığının tespit edildiğini, taşınmaz malikinin binanın yapımındaki bozukluktan ya da bakımdaki eksiklikten kaynaklanan zararı gidermekle yükümlü olduğunu, buradaki sorumluluğun kusursuz sorumluluk olduğunu, davacı şirket tarafından ödenen sigorta tazminatının rücu hakkı olduğunu belirterek 153.448,00.TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; derdestlik nedeniyle davanın reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Davanın açıldığı Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/1183 Esas, 2018/385 Karar sayılı ve 19.03.2018 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; açılan davanın derdest olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/432 esas sayılı dosyada yangının ortak alandan başladığı düşüncesiyle tüm kat malikleri aleyhine dava açıldığını, çünkü davanın ilk açıldığı tarihte yangının çıkış sebebi ve kusurun varlığının net olarak tespit edilemediğini, hak kaybı yaşanmaması için bu davanın ikame edildiğini, fakat daha sonra yangının sadece ...'ın taşınmazından çıktığı tespit edildiğinden tahsilde tekerrüre esas olmamak üzere sadece kiraya veren malike karşı bu davanın açıldığını, her iki dosyanın taraflarının farklı olduğunu, Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/432 esas sayılı dosyasında binanın elektrik tesisatından kaynaklandığı gerekçesiyle dava açılmış ise de bu davada taşınmaz malikinin kusurunun sorumluluğuna dayalı dava açıldığını belirterek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... tarafından 11.07.2016 tarihinde Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/432 esas sayılı dosyasında davalı ile birlikte diğer kat maliklerine karşı dava açıldığı, yangının çıkış ve dava sebebinin, işyeri malikinin (davalının) binanın yapımındaki bozukluktan ya da bakımdaki eksikliği olarak gösterildiği, Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.05.2017 tarih ve 2016/432 esas, 2017/169 karar sayılı ilamıyla Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle usulden red kararı verildiği ve kararın 11.06.2019 tarihinde kesinleştiği, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı, davacı tarafın, aynı dava sebebine dayanarak ve Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.05.2017 tarih ve 2016/432 esas, 2017/169 karar sayılı dosyası kesinleşmeden 24.07.2018 tarihinde bu davayı açtığı, davanın farklı sebebe dayandığı iddiasının doğru olmadığı, Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.05.2017 tarih ve 2016/432 esas dosyasında davalı dışında başka davalıların bulunmasının sadece pasif sıfat (husumet) ile ilgili bir husus olup sonuca etkili olmadığı, böylelikle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı maddesi kapsamında "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş yeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 114, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.