Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1811 E. 2024/5180 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1811
Karar No
2024/5180
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Tapuda davalı adına kayıtlı olan eski ... Köyü 1125 sayılı 11000 m² yüzölçümündeki parsel, 5304 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işleminde, 27921 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 10745.39 m2 yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi “tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tesbit edilmiş, 3402 sayılı Kanun'un 11 inci maddesine göre 09.06.2010 ilâ 08.07.2010 tarihlerinde ilân edildiği tutanak arkasına yazılmıştır. Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde özetle, parselin yörede 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinde kısmen tahdit sınırları içinde bırakıldığını belirterek, bu bölümün tesbitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir. Kadastro Mahkemesince, davanın reddine, dava konusu ... Köyü 27921 ada 1 sayılı parselin 10745.39 m2 olarak tapu kütüğüne aktarılmasına, sınırların ve yüzölçümünün düzeltilmesine karar verilmiş, davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilen hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.11.2011 tarihli ve 2011/7373 Esas, 2011/13520 Karar sayılı kararıyla bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “Mahkemece, çekişmeli parselin yenilemeden önceki tutanak ve haritaları ile yenilemeden sonraki çapı, haritası ve tutanağı getirtilerek, harita ve jeodezi uzmanı bilirkişi vasıtasıyla keşif ve inceleme yapılarak, yapılan çalışmanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesiyle, 29.11.2006 tarihli ve 26361 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usûl ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun çalışma yapılıp yapılmadığı saptanmalı, bu konuda bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınmalı, yapılan çalışmaların kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu belirlenirse, bu aykırılıkları giderecek hüküm kurulmalı, çalışmanın kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı saptanırsa, Orman Yönetiminin bu yöne temas eden davasının reddine karar verilmeli; dava dilekçesinde aynı zamanda taşınmazın bir bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan devlet ormanı olduğu iddia edildiğinden, bu davada kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek, tasarrufa ilişkin bu dava yönünden görevsizliğe karar verilmelidir.” denilmiştir. Kadastro Mahkemesince önceki kararda direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.12.2012 tarihli ve 2012/20 - 980 - 2012/1248 sayılı kararı ile mahkemenin direnme kararı kaldırılmış ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan çalışmaların Kanun ve teknik ölçülere uygun olduğu anlaşıldığından davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tapu kütüğüne aynen aktarılmasına, taşınmazın sınırlarının ve yüzölçümünün düzeltilmesine, tapu iptali ve tescil istemi yönünden mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Karar taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmiş, dava dosyası tapu iptali ve tescil istemi yönünden Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, ... Köyü 27921 ada 1 parsel (eski 1125 parsel) numaralı taşınmazın 18.03.2014 tarihli fen bilirkişi krokisinde kırmızı taralı olarak gösterilen 464,39 m²’lik bölümün orman sınırları içinde kaldığı anlaşılmakla tapusunun iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilen hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.11.2015 tarihli ve 2015/464 Esas, 2015/11657 Karar sayılı kararıyla bozulmuştur. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince, "Mahkememizin 13.12.2016 tarihli celsesinde yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, bozma ilamı sonrası Mahkememizce yeniden yargılama yapılmıştır. Mahkememizce bozma sonrası bozma ilamında belirtilen hususlar yerine getirilmiş, Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/6 Esas, 1991/943 Karar sayılı dosyası celp edilmiş, bir orman ve iki harita mühendisi eşliğinde keşif yapılmış ve yapılan keşif neticesinde mahkememiz dosyasında dava konusu yapılan yer ile Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasında dava konusu yapılan yerin aynı yer olup olmadığı tespit edilmiş, yapılan incelemeye göre her iki dava konusu yapılan yerin aynı yer olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 114 üncü maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup, dava şartları davanın görülebilirlik koşulu olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınır. Dava şartlarının bulunmaması halinde davanın HMK'nın 115/2 nci Fıkrası uyarınca davanın usulden reddine karar verilir. Bu dava şartlarından birisi de 114/1-i maddesi uyarınca aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması halidir. Mahkememiz dosyasında da dava şartları incelendiğinde dava konusu yerin daha önce yargılamasının yapıldığı ve mahkemece karar verilerek kesinleştiği halde davacı tarafça aynı davanın yeniden açıldığı görülmekle, davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir" gerekçesi ile davanın kesin hüküm nedeni ile usulden reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil niteliğindedir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1811, K. 2024/5180, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-1811-e-2024-5180-k-cbbf412176c3