Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9867 E. 2024/500 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9867
Karar No
2024/500
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/879 E., 2022/873 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/KIT-1675 DAVA TARİHİ : 23.10.2019 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İtirazın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2020/28355 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekilinin temyiz kanun yoluna başvurusu soncunda Daire'nin 01.03.2022 tarih ve 2021/23626E-2022/3581K sayılı kararı ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilmesine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.07.2018 tarihinde, müvekkilinin yolcu olduğu araçta meydana gelen trafik kazasında yaralandığını ve %7 oranında kalıcı maluliyetinin oluştuğunu, davalıya başvurunun sonuçsuz kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini, bilirkişi raporu doğrultusunda 92.018,05 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esasına göre yapılabileceğini, kusurun tespit edilmesi gerektiğini, yasal faize hükmedilebileceğini, vekalet ücretinin tam verilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARAR Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının %7 sürekli iş göremezliği, davalıya sigortalı aracın %100 kusuru ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esasına göre yapılan hesaplamanın yerinde olduğu gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 92.018,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 14.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esasına göre yapılabileceğini, kusurun tespit edilmesi gerektiğini, olayda hatır taşıması olduğunu, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, vekalet ücretinin tam verilemeyeceğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetininin bozma öncesi verdiği 22.07.2020 tarih ve 2020/İHK12460 sayılı kararında; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 01.03.2022 tarih ve 2021/23626E-2022/3581K sayılı sayılı kararı ile; "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan 22.09.2019 tarihli İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca tanzim edilen raporda, davacının kazadan kaynaklı kalıcı maluliyet oranının %7 olduğu belirtilmiştir. Ancak işbu rapora dayanak alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kaza tarihinde yürürlükte olmadığından hükme esas alınması doğru olmamıştır. O halde İtiraz Hakem Heyetince; temyiz edenin sıfatına göre, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, davalının usuli kazanılmış haklar gözetilerek, davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek (eksikler varsa temin edilerek), dosya kapsamında hükme esas alınan raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, ATK İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre,karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre; Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına da 12.691,71 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19.01.2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçeleri ile İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma gerekçesine uygun olarak dosyaya kazandırılan maluliyet raporunda, başvuranın maluliyet oranının %7 olarak tespit edildiği, bu oranın bozma kararı öncesinde hükme esas alınan maluliyet oranı ile aynı olduğu, bu sebeple davalı vekilinin maluliyete ilişkin itirazının reddine, vekalet ücreti yönünden bozma kararı gereği davacı lehine 3.400,00 TL vekalet ücreti tayini ile kararın düzeltilmesine, diğer hususların aynen icrasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararı sonrası alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davadan önce yapılan ödemenin düşülmediğini, hesaplamayı kabul etmediklerini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yüksek olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın sebep olduğu tek taraflı kazada, yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı karayolları Trafik Kanunu'nun 85 vd. Maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin 2 nci fıkrasında, “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Söz konusu düzenleme, kamu düzenine ilişkindir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiş, karara davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine karar davalı yararına bozulmuş, bozma sonrası yapılan yargılamada bu kez İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabul kısmen reddi ile vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilmesine, sair hususlar yönünden kararın aynen infazına hükmedilmiştir. Ancak söz konusu karar HMK 297. madde hükmüne uygun değildir. Şu durumda; bozma kararı öncesi verilen hüküm bozma kararı ile ortadan kalktığından, bozma sonrası, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde, infazı kabil HMK'nun 297 nci maddesine uygun yeniden hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde vekalet ücreti dışındaki hükmün aynen infazına karar verilmekle yetinilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9867, K. 2024/500, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9867-e-2024-500-k-4d92518cb7bf