Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/27337 E. 2024/494 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/27337
Karar No
2024/494
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/720 E., 2021/139 K. DAVA TARİHİ : 03.01.2012 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 18.03.2019 tarih ve 2016/4813 E.-2019/3090 K. sayılı ilamı ile yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının işleteni olduğu aracın sebep olduğu kazada davacı Yusuf'un ağır biçimde yaralanıp yatalak ... geldiğini, davacının işgöremezlik zararı ile bakıcı ve tedavi giderlerinden davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 33.680,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; 28.05.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle, bakıcı gideri taleplerini 200.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının bu olayın meydana gelmesinde hiç bir kusuru bulunmadığını, davalının aynı araçta yolcu olarak bulunduğundan yaralandığını, aracı kullanan kişinin Bülent Figan olduğunu, husumette hata yapıldığını, kazanın Erzurum'da meydana geldiğini, bu nedenle yetkili mahkemenin Erzurum Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu savunmuştur. III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR Mahkemenin 20.10.2015 tarih ve 2012/3E-2015/351K sayılı kararı ile; 29.08.2011 tarihinde küçük ...'ın yolculuk ettiği aracın sebep olduğu kazada, küçüğün %100 olarak malul kaldığının anlaşıldığı, dosya içinde bulanan 29.08.2011 tarihli ibraname başlıklı yazıya göre toplam 226.329,60 TL bedel karşılığında açılmış ve açılacak tüm davalardan, vekalet ücretinden vazgeçtikleri, davalı ... ile araç maliki ve sürücünün dahil tamamen ibra ettikleri ve bu miktarın da yatırılmış olduğu anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 18.03.2019 tarih ve 2016/4813E-2019/3090K sayılı ilamı ile "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; feragatin davaya son veren taraf işlemi olduğu ve irade bozukluğu nedeniyle iptali sağlanmadığı sürece, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı, davacı tarafın da davalı ... hakkındaki davadan 22.02.2013 tarihli dilekçeyle feragat ettiği dikkate alındığında, davalı ... yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan yaralanma nedeniyle işgöremezlik zararı, tedavi ve bakıcı giderinden oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünü müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. Davaya konu kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 145. maddesi hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması gereklidir. Yine, Borçlar Kanunu'nun 147. maddesi hükmüne göre, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği açıktır. Somut olayda; davacının cismani zararı nedeniyle, kazayı yapan aracın maliki ve trafik sigortacısından müştereken ve müteselsilen maddi tazminat talebinde bulunulmuş; yargılamanın devamı sırasında, davacının maluliyet oranı ile zarar miktarının belirlenmesi için raporlar alınmadan önce, davalı ... ile davacı taraf arasında varılan sulh kapsamında, davalı ... tarafından, davacının işgöremezlik zararı için 195.000,00 TL ile bu miktara ilişkin fer'ilerden oluşan toplam 226.329,60 TL'lik bedel 27.11.2012 tarihinde ibra karşılığı ödenmiş; davacı vekili tarafından, davalı ... hakkındaki davadan 22.02.2013 tarihli dilekçeyle feragat edilmiştir. Daha sonra, 09.01.2015 tarihli raporla davacının işgöremezlik oranı ve 14.05.2015 tarihli hesap raporuyla da hak kazanabileceği tazminat miktarı saptanmış; davacı vekilinin 28.05.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle, 2.000,00 TL. olarak dava konusu edilen bakıcı gideri talebi 200.000,00 TL'ye yükseltilip, bu bedelin davalılardan müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Davacı ile davalı ... arasındaki sulh üzerine yapılan ödeme karşılığı verilen tarihsiz ibraname incelendiğinde; davalı ... tarafından yapılan ödemenin, sadece işgöremezlik zararına ilişkin olduğu; davaya konu edilen bakıcı gideri yönünden davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmektedir. Dava konusu tazminatların hesaplanması için alınan 14.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda, davalı ... tarafından ödenen bedelin düşülmesinden sonra, davacının bakiye işgöremezlik zararı 322.921,68 TL ve bakıcı gideri zararı 567.145,84 TL olarak hesap edilmiştir. Davalı ... şirketinin kaza tarihinde geçerli trafik sigorta poliçesi limiti, sakatlanma halinde kişi başına 200.000,00 TL ve tedavi gideri için de 200.000,00 TL'dir. Davacının işgöremezlik zararının tamamı karşılanmamış ve sigorta şirketinin düzenlediği poliçedeki 200.000,00 TL'lik limitin üzerinde zarar belirlenmiş olmasına rağmen; sigortacının yaptığı ödeme karşılığı, işgöremezlik zararının tamamı için verilen ibranameyle, araç maliki olan davalı ... da ibra edildiği ve müteselsil sorumlulardan biri olan sigortacıya verilen ibradan diğer müteselsil sorumlu davalı da yararlanacağı (BK'nun 147. maddesindeki müteselsil sorumlulardan biri lehine diğerinin durumu ağırlaştırılamayacağı), ayrıca davalı ... hakkındaki davadan feragat edildiği için, davacının bakiye işgöremezlik tazminatı istem hakkı bulunmamaktadır.Davaya konu edilen bakıcı gideri yönünden ise; davacının bakım ihtiyacı ile bu ihtiyaç nedeniyle doğan zararı konusunda herhangi bir belirleme yapılmadan (davacının % 100 oranında malul kaldığı ve bakıcı gideri zararının miktarı saptanmadan) önceki aşamada verilen ibradan davalıların yararlanması mümkün değildir. Zararın kapsam ve boyutu ile miktarı belli olmadan verilen ibranın makbuz hükmünde olduğu; davacı ibra dan sonra yetersizlik iddiasını ileri sürdüğü (bakıcı gideri yönünden ıslah yoluyla talebini artırarak); yargılama aşamasında anılan şekilde verilen ibradan yararlanamayacak olsa dahi hakkındaki davadan feragat edilen davalı ... şirketinin bakıcı gideri zararından sorumlu tutulamayacağı; davalı ... şirketinin poliçesindeki 200.000,00 TL'lik tedavi teminat limitinin bakıcı giderini kapsadığı ve müteselsil sorumlu sigorta şirketi için davadan feragat edilmiş olması nedeniyle, bir müteselsil sorumlu hakkındaki talebinden feragat yoluyla diğer müteselsil sorumlunun durumunu ağırlaştıran davacının bu durumun sonuçlarına kendisinin katlanması gerektiği; hakkındaki davadan feragat edilmeyen davalı ...'ın 200.000,00 TL'lik poliçe limitinin üzerindeki bakıcı gideri zararından sorumlu olacağının hüküm tesisinde dikkate alınması gerekir. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında mahkemece; davacının bakıcı gideri talebi yönünden, BK'nun 145. ve 147. maddeleri hükümleri de dikkate alınıp, yukarıdaki açıklamalar dairesinde, davalı ...'ın bakıcı gideri zararına ilişkin sorumluluğunun takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı gerekçeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir."gerekçeleriyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkememece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının ıslah dilekçesinde bakıcı gideri talebi olarak 198.000,00 TL talep ettiği, bu tutarın 200.000,00 TL'lik poliçe limitinin altında olduğu anlaşıldığından, davacının bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. B. Temyiz Sebebleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sürekli bakıcı gideri yönünden ve davalı ... hakkında davadan feragat edilmediğini, sigorta şirketine verilen ibraname de yapılan ödemenin, sadece işgöremezlik zararına ilişkin olduğunu; davaya konu edilen bakıcı gideri yönünden herhangi bir ödeme yapılmadığının görüleceğini, henüz sürekli bakıcı gideri tazminatının miktarına ilişkin bir belirleme söz konusu olmadığından ibranamenin ve sigorta şirketi bakımından davadan feragatin sürekli bakıcı gideri tazminatını kapsamasının mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazasında, davacı ...'ın yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 11086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1- Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında; davaya konu edilen bakıcı gideri yönünden, davacının bakım ihtiyacı ile bu ihtiyaç nedeniyle doğan zararı konusunda herhangi bir belirleme yapılmadan (davacının % 100 oranında malul kaldığı ve bakıcı gideri zararının miktarı saptanmadan) önceki aşamada verilen ibradan davalıların yararlanmasının mümkün olmadığı, zararın kapsam ve boyutu ile miktarı belli olmadan verilen ibranın makbuz hükmünde olduğu; davacının ibradan sonra yetersizlik iddiasını ileri sürdüğü (bakıcı gideri yönünden ıslah yoluyla talebini artırarak); yargılama aşamasında anılan şekilde verilen ibradan yararlanamayacak olsa dahi hakkındaki davadan feragat edilen davalı ... şirketinin bakıcı gideri zararından sorumlu tutulamayacağı; davalı ... şirketinin poliçesindeki 200.000,00 TL'lik tedavi teminat limitinin bakıcı giderini kapsadığı ve müteselsil sorumlu sigorta şirketi için davadan feragat edilmiş olması nedeniyle, bir müteselsil sorumlu hakkındaki talebinden feragat yoluyla diğer müteselsil sorumlunun durumunu ağırlaştıran davacının bu durumun sonuçlarına kendisinin katlanması gerektiği; hakkındaki davadan feragat edilmeyen davalı ...'ın 200.000,00 TL'lik poliçe limitinin üzerindeki bakıcı gideri zararından sorumlu olacağının hüküm tesisinde dikkate alınması gerektiği, davacının bakıcı gideri talebi yönünden, BK'nun 145. ve 147. maddeleri hükümleri de dikkate alınıp, yukarıdaki açıklamalar dairesinde, davalı ...'ın bakıcı gideri zararına ilişkin sorumluluğunun takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı gerekçeyle, yazılı şekilde hüküm tesisinin hatalı olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. Bozma kararından önce alınan hesap raporunda, davacının sürekli bakıcı gideri zararının 567.145,84 TL olduğu rapor edilmiş, davacı vekili 28.05.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını bakıcı gideri yönünden, davalı ... ve davalı ...'a yönelik olarak 200.000,00 TL olmak üzere artırmış, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur. Bozma ilamında esasen, davacının, davalı ... yönünden poliçe limiti gözetildiğinde bakıcı giderinin 200.000,00 TL'ye tekabül eden kısmından feragat ettiği, yine müşterek müteselsil sorumlu diğer davalı ...'ın da bu miktara ilişkin feragattan yararlanacağı, ancak davacının bakıcı gideri zararının 567.145,84 TL olduğu gözetildiğinde feragat edilen 200.000,00 TL'nin düşülmesi sonucunda bakiye kalan miktardan davalı ...'in sorumluluğunun devam edeceği belirtilmiştir. Nitekim bozma kararından önce, davacı, 28.05.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile davalı ... yönünden bakıcı gideri tazminatını 200.000,00 TL olarak ıslah etmiş fazlaya ilişkin hakkını da saklı tutmuştur. Islah edilen bu miktarın, feragattan sonra, bakiye kalan bakıcı gideri zararı (367.145,84 TL) içinde olduğu sabittir. Mahkemece bozma ilamı ve ıslah dilekçesi hatalı yorumlanarak, davacının ıslahının 198.000,00 TL olduğu, bu miktarın, 200.000,00 TL poliçe limitinin altında olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Varılan sonuç hatalıdır. Şu durumda, davacının dava dilekçesi ve ıslah dilekçesindeki talebi gözetilerek, 200.000,00 TL bakıcı gideri zararından davalı ...'ın sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden, bozma kararına aykırı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. 2-Davacı ...'ın yargılama sırasında reşit olduğu ve Av. ... Sevim tarafından davacı yönünden vekaletname sunulduğu görülmekle, karar başlığında, davacı olarak Yusuf adına velayeten dava açan ...'ın gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olup bozma sebebi yapılmamıştır. VI. KARAR 1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebebin mahallinde düzeltilebiler maddi hata olarak bozma sebebi yapılmamasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27337, K. 2024/494, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-27337-e-2024-494-k-a641d61d3d7d