Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9646 E. 2024/909 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9646
- Karar No
- 2024/909
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/475 E., 2023/96 K. DAVALILAR : 1- ... 2- ... DAVA TARİHİ: 02.11.2015 HÜKÜM/KARAR: Konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.10.2019 tarih 2016/19683 Esas 2019/238 Karar sayılı kararı ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, bu karar da Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.12.2021 tarih ve 2021/1808 Esas - 2021/11499 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalı ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazı 06.06.2014 tarihinde davalı kızı ...'ye devrettiğini belirterek, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, dava koşullarının oluşmadığını, ivazlar arasında önemli oransızlık olmadığını, müvekkili Nadire'nin 30 yıldır Almanya'da yaşadığını, borçlu babanın mali durumunu bilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI(I) Mahkemenin 23.06.2016 tarihli ve 2015/423 Esas, 2016/238 Karar sayılı kararı ile davalıların baba-kız olması nedeni ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı (I) 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.10.2019 tarihli ve 2016/19683 Esas, 2019/8716 Karar sayılı ilamı ile davanın görülebilmesi için gerekli aciz belgesinin sunulmadığı ve İİK'nın 105. maddesi anlamında haciz tutanağının da olmadığı anlaşılmakla, davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar (II) Mahkemece 10.12.2020 tarih 2020/12 Esas 2020/324 Karar sayılı karar ile davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmiştir. C. Bozma Kararı (II) 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Dairenin 03.12.2021 tarihli ve 2021/1808 Esas, 2021 /11499 Karar sayılı ilamı ile aciz belgesi yargılama sırasında sunulduğu için esasa girilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar ikinci kez bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar (III) Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama devam ederken dava konusu taşınmazın bir başka alacaklının yaptığı takip sonucu satıldığı ve artan para kalmadığı gerekçesi ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamının lehe kazanılmış hak oluşturduğunu, taşınmazın satışı ile ilgili olarak sıra cetveline itiraz davası açtıklarını, bunun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.