Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3732 E. 2025/9793 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3732
Karar No
2025/9793
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/350 E., 2020/140 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın davacı şirkete cari hesaptan 2008 yılında doğmuş borcu bulunduğunu, belirtilen şirket aleyhine İstanbul, Yalova ve Bursa İcra Müdürlüklerinde 2009 yılında açılan ve kesinleşmiş yüzlerce kambiyo takibi bulunduğunu, davalılardan ...'ın Yalova ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 43 ada 19 parselde kayıtlı gayrimenkuldeki 1/4 hissesini diğer davalı ...'na 04/02/2009 tarihinde 1324 yevmiye numaralı satış ile 70.000,00 TL bedelle devrettiğini, söz konusu satış işleminin haksız, kötü niyetli ve muvazaalı olduğunu, davalılardan ...'ın davaya konu gayrimenkuldeki 1/4 hissesini devrettikten sonra diğer davalı hissedarlar ..., ... ve ... 'ın MK 732 uyarınca davalılardan ... aleyhine Yalova 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/57 esas sayılı dava dosyası ile 06/03/2009 tarihinde şufa davası açtığını, söz konusu davanın kabul edilerek Yalova ili, Merkez ilçesi, ... Mah 43 ada 19 parseldeki davalılardan ... adına kayıtlı 1/4 hisseye ilişkin tapu kaydının şufa nedeniyle iptali ile iptal olunan 1/4 hisse 3/12 hisse kabul edilip 1/12 şer hisse olarak ayrı ayrı diğer davalılardan ..., ... ve ... adlarına tapuya tesciline karar verildiğini, belirtilen karar da taraflarca muvazaalı olarak temyiz edilmeyerek 30.06.2009 tarihinde kesinleştiğini belirterek davalılardan ...'ın diğer davalı ... ile yapmış olduğu muvazaalı satış işleminin iptaline, söz konusu iptal kararı ile devre konu 1/4 hisse eski maliki davalı ...'a geri döneceğinden Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/57 esas 2009/164 karar sayılı ilamı ile 1/4 hissenin 3/12 şer hisse kabul edilerek diğer davalılardan ..., ..., ... 'a Yalova Tapu Sicil Müdürlüğünce tesis edilen hükmen tescil işlemlerinin de iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tasarrufun iptali davasının açılabilme şartlarının bu davada mevcut olmadığını, davaya konu gayrimenkule ilişkin satışın gerçek bir satış olduğunu, ...'ın hissesini sattığını müvekkilinin emlakçı aracılığı ile öğrendiğini, satın alırken 400.000,00 TL bedeli banka aracılığı ile ...'a ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin bahse konu gayrimenkuldeki hisseyi 70.000,00 TL bedel ile değil de 400.000,00 TL bedel ile ...'na sattığını ve bu satışın bir emlak komisyoncusu aracılığı ile yapıldığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 3.Diğer davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacıya aciz vesikasını ibraz etmesi için süre verilmesini, ibraz etmediği takdirde davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde 16.01.2020 tarihli duruşmaya gelmediği, herhangi bir mazeret bildirmediği, kendisini vekil ile temsil ettirmediği ve davalılar vekillerince de davanın takip edilmediği anlaşıldığından davacının davasının 16.01.2020 tarihinde HMK'nun 150.maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve aradan 3 aylık yasal sürenin geçmesine rağmen davanın da yenilenmediği gerekçesiyle HMK'nun 150/5 maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemenin, duruşmanın 16.01.2020 tarihinde saat 09.20'de yapılacağına ilişkin tensip zaptını/duruşma davetiyesini, davacı şirketin Ataşehir/İstanbul adresine tebliğe çıkarttığını ve posta memurunun "iş yerinde daimi çalışan olduğunu belirten ve yetkilinin toplantıda olduğunu beyan eden ..." imzası karşılığında tebliğ ettiğini, bu usulsüz tebligat sebebiyle davacı şirketin 16.01.2020 tarihinde yapılan duruşmadan ve bu duruşmanın yapılacağını bildiren 15.11.2019 tarihli usulsüz tebligattan, 11.01.2022 tarihine kadar haberdar olmadığını ve bu nedenle duruşmaya katılamadığını, tüzel kişilere yapılan tebligatlarda, tebliğ işlemi sırasında, tebligatı alan şahsın şirket yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak almaya yetkilendirilmiş, evrak müdürü gibi bir çalışan olup olmadığı tespit ve şerh edilmeden ve yine bu işlerle görevlendirilmiş başka bir çalışan olup olmadığı araştırılmadan doğrudan tebligat yapılmasının Tebligat Kanunu'nun 12. maddesi ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde belirtilen sıra nazara alındığında, tebligatın usulsüz olduğunu, bu nedenle davacı şirketin savunma haklarının kısıtlandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3732, K. 2025/9793, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3732-e-2025-9793-k-3e074c9b80fb