Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1448 E. 2025/1964 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1448
- Karar No
- 2025/1964
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/87 E., 2023/227 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar; mirasbırakan babaları ...'ın dava konusu 8 parça taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla ikinci eşi olan davalıya muvazaalı biçimde aktardığını ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescile, aksi takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir. II. CEVAP Davalı; işlemlerin gerçek satış olduğunu, muvazaa bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile dava konusu 481, 483, 486, 488, 536 ve 537 sayılı parseller bakımından tapu iptali ve tescile ilişkin olarak verilen ilk kararın temyizi üzerine Dairece; 481, 483, 486, 488 ve 537 sayılı parseller bakımından karar onanmış; ancak, bağış yoluyla temlik edilen 536 sayılı parsel bakımından tapu iptal-tescil talebinin reddedilmesi, tenkis araştırması yapılması gerektiğine değinilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak dava konusu parseller yönünden önceki gibi hüküm kurulmak suretiyle dava konusu 536 parsel bakımından tenkise karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraflarca temyiz isteminde bulunulmuş; davalının temyiz harcını tamamlamamasından ötürü temyiz talebinin reddine ilişkin olarak verilen ek karar ise davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dairenin 10.09.2019 tarihli ve 2019/881 Esas, 2019/4536 Karar sayılı kararı ile; ek kararın davalıya tebliğ edildiği tarihten temyiz tarihine kadar 1086 sayılı HUMK'un 432/son maddesinde belirlenen 7 günlük süre geçtiğinden, davalının ek karara yönelik temyiz isteği süreden reddedilmiş; mirasbırakan ...'ın 01.11.2010 tarihinde öldüğü, buna göre 536 nolu parsele yönelik tenkis isteği bakımından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) hükümlerinin uygulanması gerekeceğine değinilerek kazanılmış hak kuralı da gözetilip sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın mirasın açıldığı gündeki değerine, o günden karar gününe kadar geçen süre içindeki toptan eşya fiyat endeksleri ile bu süre içinde oluşan nitelik ve imar değişikliği gibi fiyata etkili özel unsurların hakkaniyet kuralları çerçevesinde uygulanması ve bulunacak değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından oluşacak nakdin ödetilmesine karar verilmesi gerekirken 743 sayılı Medeni Kanun hükümlerine göre tercih tarihi esas alınarak hesaplama yapılmasının isabetsiz olduğu, öte yandan, 536 nolu parsel hakkında hem tapu iptali ve tescile, hem de tenkise karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, 21 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine; 487 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına; diğer parseller yönünden önceki hükmün kesinleştiği ancak yenileme kadastrosu ile taşınmazların ada parselleri değiştiği gözetilerek söz konusu parseller yönünden de yeniden hüküm kurularak tapu iptal-tescile; davalı tarafa tercih hakkının sorulduğu ancak süresinde tercih hakkının kullanılmadığı, bu kez davacılar vekiline tercih hakkının sorulduğu, davacılar vekilince davacılar adına tapuda tescil talep ettiği, mirasbırakanın tasarruf nisabının karşılığı bedel olarak belirlenerek davacılardan bedelin tahsili suretiyle 536 parsel yönünden tapu iptal-tescile karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınacak nitelikte rapor alınmadığını, taşınmaz değerinin davacılara yükletilmesinin hatalı olduğunu, tapu iptal-tescil talebinin reddi yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararındaki hususlar gözetilerek hüküm kurulmadığını, hükmün ikinci bendinde feragat nedeniyle ret kararı verilip buna göre de yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Hemen belirtmek gerekir ki; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, hüküm sonucunu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesini, varsa kanun yolları ve süresini, hükmün verildiği tarih ve hakim veya hakimlerin ve zabıt katibinin imzalarını, gerekçeli kararın yazıldığı tarihi içermesi, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu husus, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. Somut olaya gelince; Mahkemece 21 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine; 487 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına; 481, 483, 486, 488, 536 ve 537 sayılı parseller bakımından tapu iptali ve tescile ilişkin olarak verilen ilk kararın davalı vekili tarafından kabüle karar verilen parseller yönünden temyiz edildiği, Dairenin 07.05.2013 tarihli ve 2012/10900 Esas, 2013/6981 Karar sayılı kararı ile; Mahkeme kararının 481, 483, 486, 488 ve 537 nolu parseller bakımından onandığı; bağış yoluyla temlik edilen 536 sayılı parsel bakımından tenkis araştırması yapılması gerektiğine değinilerek bozulduğu, bu suretle 21; 487, 481, 483, 486, 488, 537 sayılı parsel sayılı taşınmazlar yönünden verilen hükmün kesinleştiği gözetilerek yeniden karar verilmesi gerekli olmadığı halde, söz konusu parseller yönünden yeniden hüküm tesis edildiği görülmektedir. Dava konusu 536 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazına gelince; Bilindiği üzere, Mahkemenin Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Diğer taraftan Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu müessese Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir.(09.05.1960 tarihli, 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Dosya içeriği ve toplanan delillerden; önceki tarihli bozma kararında kazanılmış hak kuralı da gözetilerek sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın mirasın açıldığı gündeki değerine, o günden karar gününe kadar geçen süre içindeki toptan eşya fiyat endeksleri ile bu süre içinde oluşan nitelik ve imar değişikliği gibi fiyata etkili özel unsurların hakkaniyet kuralları çerçevesinde uygulanması ve bulunacak değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından oluşacak nakdin ödetilmesine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; 536 parsel sayılı taşınmazın güncel değerine ilişkin raporlar alınmış, bilahare tenkis hesabı konusunda bilirkişiden yeniden rapor istenmiş, söz konusu raporda murisin aktifinde ve pasifinde bulunan bir kısım taşınmazların değerleri doğru olarak alınmamış, ilk rapordaki tenkis hesabından farklı sonuca ulaşılmış, bu kez Mahkeme hakimince tenkis konusunda hesaplama yapılmış, davalıya yeniden tercih hakkı sorulmak, bu hakkın davalı tarafından kullanılmayıp davacıya geçtiği değerlendirilmek suretiyle işlem yapılmış ise de buradaki tercih hakkı bir kez kullanılmakla sonuç doğuran ve tüketilen bir haktır. Kaldı ki; belirtildiği üzere, Mahkemece bozma kararında değinilen hususlarda araştırma ve inceleme yapılması gerekmekte olup yapılması gereken tenkise konu 536 parsel sayılı taşınmazın güncel değerinin hesaplanıp bozma kararında değinildiği şekilde işlem yapılmasından ibarettir. Hal böyle olunca; sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın (çekişme konusu 536 parsel sayılı taşınmazın) mirasın açıldığı gündeki değerine, o günden karar gününe kadar geçen süre içindeki toptan eşya fiyat endeksleri ile bu süre içinde oluşan nitelik ve imar değişikliği gibi fiyata etkili özel unsurların hakkaniyet kuralları çerçevesinde uygulanması ve taşınmazın güncel değerinin belirlenmesi, gerekirse bu hususta bilirkişi heyeti kurularak değerin doğru bir şekilde tespit edilmesi, bundan sonra bulunacak değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından oluşacak nakdin ödetilmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmektedir. Kabule göre de; hükümde dava konusu (eski) 537 parsel sayılı taşınmaz olduğu halde 547 parsel olarak yazılması; davalı adına kayıtlı taşınmaz yönünden davacılar lehine iptal-tescil kararı verilip kalan payın "davalı" üzerinde bırakılması gerekirken "davacı" üzerinde bırakılması şeklinde hüküm tesisi de isabetsizdir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin değinilen yönden yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 42. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, Dosyanın Giresun 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.