Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9755 E. 2023/12847 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9755
- Karar No
- 2023/12847
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/362 Değişik İş-2023/330 Karar HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının kısmen kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı bulunan araçta yolcu konumunda iken, 02.01.2015 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu %62 oranında maluliyetinin oluştuğunu belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6.000,00 TL iş gücü kaybı tazminatının temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili talep edilmiştir. Davacı vekilince tazminat talebini 290.000,00 TL’ye yükseltilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili;hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, sunulan raporları kabul etmediklerini, sağlık hizmet bedelinin kendileri tarafından karşılanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvuranın malul kalması nedeni ile hak kazandığı tazminatların trafik sigortası çerçevesinde talep ettiği, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, ödenecek tazminat miktarının belirlenmesi maksadı ile dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, iş göremezlik zararının 815.805,93 TL bulunduğu ancak poliçe limitinin 290.000,00 TL olduğu ve davacının taleplerini 290.000,00 TL olarak ıslah ettiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereği davalının bu zarardan sorumlu olduğu, davacı lehine 23.350,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile başvurunun kabulüne 290.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 06.07.2017 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili; maluliyet raporuna ve davacı lehine verilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde (AAÜT) belirtilen miktarın 1/5'i oranında olması gerektiği gerekçeleri ile karara itiraz etmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 03.05.2018 tarihli ve 2018/İHK-2774 Karar sayılı kararıyla; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalı vekilinin itiraz ettiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, medikal eksper raporu ile karara esas alınan rapor arasında çelişki bulunduğunu beyan ettikleri, Selçuk Üniversitesinden alınan raporun Adli Tıp Kurumu polikliniğinden alındığı, tıbbi belgelerin incelendiği başvuranda kaza sonrası meydana gelen maluliyetin %62 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, kaza tarihi itibari ile Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne göre rapor alınması gerektiği bu yönetmeliğe göre devlet üniversite hastanelerinin yetkili hastaneler içinde olduğu ve raporun Selçuk Üniversitesi hastanesinden alındığı, olay tarihi itibari ile ZMSS Genel Şartlarının uygulanmayacağı, PMF-1931 Yaşam Tablosuna göre hazırlanmış raporun uygun olduğu, nisbi vekalet ücreti olması gerektiği gerekçeleri ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyeti Kararına süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur 2. Dairesinin 03.02.2022 tarih, 2021/8766 Esas, 2022/1542 Karar sayılı ilamı ile; " 1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Somut olayda; kazaya ilişkin olarak Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan raporuna göre %62 oranında maluliyeti olduğunu belirtilerek davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak düzenlenen raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i esas alınarak rapor düzenlenmiştir ancak kaza tarihi itibari ile anılan yönetmelik geçerli değildir. Hükme esas alınan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapılmadığı, rapor tanziminde Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirleme yapılmadığı görülmektedir. Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin rapor hükme esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ölçülerine göre, uzman bilirkişi heyetinden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Kabule göre de, Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 maddesi ile 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete'de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinde "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir," denilerek bozma kararı verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sakatlık tazminatı talebinde bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 290.000,00 TL tazminata karar verdiği, davalının karara itiraz ettiği ve itirazın reddine karar verildiği, davalının kararı temyiz etmesi üzerine verilen bozma kararı ile Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre rapor alınması ve davacı lehine AAÜT'de belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i oranının verilmesi gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulduğu, verilen bozma kararı gereğince 06.04.2023 tarihli Kırklareli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından tanzim edilen raporda Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği uyarınca, (Bu yönetmeliğin %60 maluliyeti belirlemek için düzenlendiğinden bir önceki yönetmelik olan 11.10.2008 gün 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kullanıldığı) davacının %62 oranında çalışma gücü kaybı bulunduğunun belirtildiğini, sürekli maluliyet oranının bozma öncesi gibi %62 olarak belirlenmesi nedeni ile kararın yerinde olduğu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin 1/5 oranı olan 4.670,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile Sigorta Hakem Heyeti kararının 3. maddesi hükmünün düzeltilerek davacı lehine 4.670,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer hükümlerin aynen icrasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; maluliyet raporunu kabul etmedikleri, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasının talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 02.01.2015 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 297/1-c maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Anayasa’nın 141 inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesi, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimi yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hüküm bulunması gerektiği açıktır. Dosya kapsamından, Dairemizce kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınması ve vekalet ücreti yönünden hükmün bozulmasından sonra İtiraz Hakem Heyetince vekalet ücreti dışındaki hükmün aynen icrasına karar verildiği anlaşılmakla; bozma ilamı sonrası itirazlar değerlendirilerek sonucuna göre yeniden hüküm kurulması gerekirken vekalet ücreti dışındaki hükmün aynen icrasına karar verilmekle yetinilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 2. Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.