Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9463 E. 2023/12333 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9463
- Karar No
- 2023/12333
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/410 D.İş-2023/410 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü-Davalıların İtirazının Reddine Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire tarafından kararın bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; tarafların itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.02.2010 tarihinde gerçekleşen çok taraflı kazada tüm araçların kusurunun olduğunu Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/105 Esas sayılı dosyasında belirlendiğini, kişi başı sakatlık teminatının 150.000,00 TL ve kişi başı tedavi teminatının 150.000,00 TL olduğunu, talebinin müştereken ve müteselsilen olduğunu, maluliyetinin %59 olarak tespit edildiğini, davanın belirsiz alacak olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sürekli maluliyet için 4.900,00 TL, sürekli bakıcı gideri için 100,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, talebini sürekli iş göremezlik için 450.000,00 TL ve sürekli bakıcı gideri için 450.000,00 TL'ye yükseltmiştir II. CEVAP Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı ve kaza ile illiyet bağı olmadığını, kazaya ilişkin kusur tespitinin ve hatır taşıması indiriminin yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru olmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, işgücü ve vücut fonksiyon kaybına uğradığının sabit olmadığını, kazaya ilişkin kusur tespitinin yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti 17.06.2019 tarihli ve K-2019/51221 sayılı kararında; kazaya karışan sigortalı araçlar yönünden müşterek-müteselsilen talepte bulunulduğunun kabul edildiği; davacının sunduğu raporda, davacının maluliyet oranının %59 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği, bakıcı giderinin tedavi giderleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 900.000,00 TL tazminatın 07.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI A. İtiraz Hakem Heyeti Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı, davalılar vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti kararında;davalıya başvuru sırasında sunulan maluliyet raporu uygun olmadığı için dava şartı eksikliği olduğunu belirterek davalının itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İtiraz Hakem Heyeti yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 22.02.2022 tarihli ve 2021/11387 Esas, 2022/3170 Karar sayılı kararı ile; "Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 11.09.2018 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %59 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı görülmekte olup, raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu açıktır. İtiraz Hakem Heyeti tarafından; başvuran tarafın davadan evvel, usulüne uygun düzenlenmiş maluliyet raporu ile sigorta şirketine başvuru şartını ikmal etmediği gerekçesiyle başvuranın talebinin usulden reddine karar verilmiştir. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115 inci maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2 nci maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluk Sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, sigorta şirketine bir başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceği açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı tarafça sunulan 11.09.2018 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde, konusunda uzman doktor bilirkişi heyeti tarafından ve kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı da kurularak düzenlendiği, karara esas alınabilir bir rapor olduğu gözetilmek suretiyle inceleme yapılması, davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına ilişkin diğer itirazları da değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerekmiştir." gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyeti 08.06.2023 tarihli KIT/2023-1062 sayılı kararı ile; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin bozma kararına uyularak, davacının talebinin müştereken ve müteselsilen olduğu ve taleplerinin kusur oranında olmadığı, maluliyet raporunun usule uygun olduğu, vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiği gerekçesiyle davalıların itirazının reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesinin 2 nci fıkrası hükmüne göre tam vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı .... vekili temyiz dilekçesinde; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi kapsamında kaza tarihindeki teminat limiti 150.000,00 TL olup sorumluluğun teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusur tespiti yapılmaksızın müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, maluliyet raporunun usule uygun bir rapor niteliğinde olmadığını, 6111 sayılı Kanun ile bu taleplerin tedavi gideri kapsamında sayılacağından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanması gerektiğini, davacının bakıcı giderine ilişkin talebinin reddinin gerektiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarıfesi’nın 13 üncü maddesi icabı hesaplanacak ücretin 1/5’i oranında hesaplanması gerektiğini belirterek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı ... (eski unvan Ergo) Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/581 Esas sayılı davada alınan ve hükme dayanak teşkil eden kusur raporunda sigortalı plakalı araç sürücüsüne kusur atfedilmediğini, kusur durumları ortada iken müştereken ve müteselsilen hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, meslekte kazanma gücü kayıp oranının hatalı ve yüksek tespit edildiğini, başvuran vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinin, Avukatlık Asgarı Ücret Tarifesı’nın 13 üncü maddesi icabi hesaplanacak ücretin 1/5’i oranında hesaplanması gerektiğini belirterek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik ve sürekli bakıcı gideri tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin 2 nci fıkrasında, “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Söz konusu düzenleme, kamu düzenine ilişkindir. Somut olayda; Dairenin 22.02.2022 tarihli ve 2021/11387 Esas, 2022/3170 Karar sayılı bozma kararı öncesinde, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulü ile 900.000,00 TL tazminatın 07.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazlarını kabul ederek davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine, 11.09.2018 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde, konusunda uzman doktor bilirkişi heyeti tarafından ve kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı da kurularak düzenlendiği, karara esas alınabilir bir rapor olduğu gözetilmek suretiyle inceleme yapılması gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, İtiraz Hakem Heyeti kararı Dairemizce bozulmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda heyetçe verilen 08.06.2023 tarihli KIT/2023-1062 sayılı kararı ile vaki davalı itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti, bozma kararı öncesinde Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararını kaldırarak yeniden karar verdiğine göre, bozma sonrasında da bozmaya uygun olarak HMK'nın 297 nci maddesi gözetilerek hüküm kurması gerekirken, bozma öncesi kaldırılan ve bu aşamada ortada bulunmayan Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yönelik itirazın reddine karar vermesi doğru olmamış; infazı kabil olmayan kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi