Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9412 E. 2023/13260 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9412
Karar No
2023/13260
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/465 D.İş - 2021/465 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun reddi - İtirazın reddi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.10.2015 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın, davacı idaresindeki araç ile karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının %8 oranında malul kaldığını, karşı aracın tam kusurlu olduğunu, davalı tarafından 07.03.2018 tarihinde yapılan 37.634,00 TL tutarındaki ödemenin yetersiz olduğunu, bakiye tazminat talebi için davalıya yapılan başvuruya karşın ödeme yapılmadığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında 5.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ibraname mukabilinde 07.03.2018 tarihinde 37.634,00 TL ödenmek suretiyle poliçeden kaynaklı sorumluluğun yerine getirildiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 111 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ibranamenin iptali şartlarının mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini, usule uygun olmayan başvurunun usulden reddine karar verilmesini, zira Beyhekim Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, kusur tespiti gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın usul ve esastan reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 05.03.2018 tarihinde ibra edildiği ve davacının sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı kalmadığının ibranamede belirtildiği, ibranamenin düzenlendiği tarihten itibaren 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle başvurunun hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; 05.03.2018 tarihli ibranamenin yetersiz ve ödemenin eksik olduğuna ilişkin davalıya 09.08.2019 tarihinde başvuru yapıldığını, bu tarihte ibranamenin iptaline yönelik iradenin ortaya konulduğunu, başvurunun zımnen reddi üzerine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava sonucu davacıya 42.300,00 TL ödeme yapıldığı ve davalının 05.03.2018 tarihinde ibra edildiği, eldeki başvuruya sunulan %8 oranlı raporda maluliyet artışına ilişkin bir değerlendirme bulunmadığı gibi davacının bu yöne ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı, her ne kadar KTK 111/2. maddede öngörülen 2 yıllık hak düşürücü süre geçmeden davacının bakiye tazminat talebinde bulunduğu heyetçe kabul edilse de, davacının herhangi bir maluliyet artışı bulunduğunu ispat etmeksizin dava açtığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına farklı bir gerekçeyle de olsa iştirak edildiği, bunun dışında 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 14 üncü fıkrası uyarınca mahkemeye bir başvuru yapılmasının da komisyona başvuru yapılmasına engel olduğu, somut olayda davacının komisyona başvurmadan önce mahkemede dava açtığı ve tercihini mahkemeye başvurmak şeklinde kullandığı gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet artışı iddiaları bulunmamasına karşın bu gerekçeyle itirazlarının reddine karar verildiğini, mahkemede açılan davanın 25.01.2018 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu halde talebin vaki olmamış sayılacağını, kararın kesin hüküm teşkil etmediğini, ibranamenin makbuz niteliğinde olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 17.10.2015 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

11.12.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

Davacı 269,85 TL 0.H. 59,30 TL P.H. 210,55 TL Kalan

KARŞI OY

Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Ancak, davanın açılmamış sayılması kararı usule ilişkin nihai bir karar olup bu kararla dava açılmasıyla meydana gelmiş olan sonuçlar ortadan kalkar. Davanın açılmasıyla doğmuş olan derdestlik durumu da davanın açılmamış sayılmasıyla son bulacağı gibi, mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararı daha sonra açılan dava için eksin hüküm oluşturmaz.

Davanın açılmamış sayılması kararının usule ilişkin nihai bir karar olması nedeniyle bu kararla davanın açılmasıyla meydana gelmiş olan sonuçlar ortadan kalkacağından, itiraz hakem heyeti kararındaki gerekçenin aksine davanın açılmamış sayılması kararından sonra tahkime başvurulmasında bir engel bulunmadığı gibi, davacının 05.03.208 tarihli ibraname üzerinden 2 yıl geçtikten sonra tahkime başvurduğu gözetildiğinde hak düşürücü süre nedeniyle başvurunun reddine dair verilen hakem heyeti kararı yerinde olmakla, itirazın reddine dair sonucu itibariyle doğru olan itiraz hakem heyeti kararı yerinde olmakla, itirazın reddine dair sonucu itibariyle doğru olan itiraz hakem heyeti kararının bu değişik gerekçeyle onanması kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9412, K. 2023/13260, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9412-e-2023-13260-k-1139ec404da4