Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8774 E. 2023/14240 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8774
Karar No
2023/14240
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/789 D.İş-2021/784 DAVA TARİHİ : 17.12.2020 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ Davacı İtirazının Reddi, Davalı İtirazının Kısmen Kabulü

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı itirazının reddine, davalı itirazının (vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere) kısmen kabulüne verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekilinin temyiz dilekçesi süresinden sonra verilmiş olduğu gerekçesiyle mahkemenin 12.01.2022 tarihli ek kararı ile reddedilmiş, ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesi ile davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 22.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda, yaya olan davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik kaydı ile 5.100,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini talep artırım ve ıslah dilekçeleri ile 96.632,20 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı def'i ileri sürüldüğü, sunulan raporun usulüne uygun tanzim edilmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, aktüeryal hesap yapılması gerektiğini, müterafik kusur durumunun ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ödemesi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacının bakıcı ihtiyacı bulunmadığından bu yöndeki talebinin reddi gerektiğini, müvekkiline yapılan başvuru sonrası 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının %26 maluliyet oranı bulunduğunun Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca tespit edildiği, hakemliklerince aldırılan kusur raporuna göre sigortalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranına göre yapılan hesaplama sonucunda davacının sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı toplamının 67.632,72 TL hesaplandığı, davacı yararına tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 67.632,72 TL'nin 30.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmiştir.

B. İtiraz Sebepleri 1. Davacı vekili itiraz dilekçesinde, hesaplamada müvekkilinin bakiye ömrünün yanlış hesaplandığını, bakiye ömür olarak 82 yaş yerine 79 yaşın esas alındığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir.

2. Davalı vekili itiraz dilekçesinde, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, kaza ile illiyet bağının kurulması gerektiğini, geçici bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tarihinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik'in, rapor tarihinde ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik'in yürürlükte olduğu, her iki yönetmelikte aynı/benzer cetvellerin kullanıldığı, davacının arazının üst ekstremiteye ait olduğu bu bakımdan kullanılan cetvellerde farklılık olmayacağı, hükme esas alınan maluliyet raporunun davacının tedavi evrakı incelenerek ve bizzat muayenesi yapılarak düzenlendiği, bu nedenlerle davalının maluliyete ilişkin itirazının yerinde olmadığı, itiraz aşamasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yeniden aktüer raporu alındığı, 99.632,202 TL tazminat hesaplandığı, rapora beyan için verilen süreye rağmen ıslah talebinde bulunmayan davacının itirazının reddine karar verildiği, davalının geçici iş göremezlik zararından sorumlu olduğu, davalı vekilinin hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğine dair itirazının ise yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili (ve süresinden sonra davacı vekili) temyiz isteminde bulunmuş, davacı vekilinin temyiz dilekçesi süresinden sonra verilmiş olduğu gerekçesiyle Mahkemenin 12.01.2022 tarihli ek kararı ile reddedilmiş, ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili ek kararı temyiz dilekçesinde; davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, davacının maluliyeti bulunmadığını, kusur oranının hatalı tespit edildiğini, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, geçici bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı zarara yönelik olarak maddi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

3. Değerlendirme 1. Davacı vekilinin ek kararı temyiz istemi yönünden; temyiz istemi, temyiz dilekçesinin davacı tarafça temyiz başvuru süresi geçtikten sonra sunulduğu gerekçesiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına yönelik İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2022 tarihli ek kararına ilişkindir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinde elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

Dosya içeriğinden, İtiraz Hakem Heyeti kararının davacı vekiline 08.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacının temyiz harcını 30.11.2021 tarihinde yatırdığı, temyiz dilekçesinin 15.12.2021 tarihinde UYAP üzerinden gönderildiği, davalının temyiz dilekçesinin ise davacıya 06.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği; bu durumda davacının temyiz süresinin sona erdiği anlaşılmış olup, mahkemece bu yön belirlenmek suretiyle temyiz isteminin reddine ilişkin verilen ek kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ek kararın onanması gerekmiştir.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda dosya kapsamında, davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak usulüne uygun şekilde alınmış rapor bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 07.10.2020 tarihli maluliyet raporu ile davacının %26 oranında maluliyeti belirlenmiş ve hakem heyetince bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir. Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 07.10.2020 tarihli maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmemiş olduğundan bu rapor karar vermeye elverişli değildir. Buna göre, İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde, davacının tüm tedavi belgeleri ve süreci incelenmek sureti ile davacının maluliyet oranının belirlenmesi amacıyla en yakın üniversite hastanesinden yeni bir rapor alınarak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

KARAR 1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.01.2022 tarihli ek kararın ONANMASINA,

2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

3-Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8774, K. 2023/14240, T. 28.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8774-e-2023-14240-k-5fbf81b3046f