Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8746 E. 2023/13673 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8746
- Karar No
- 2023/13673
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1043 E., 2023/958 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/31 E., 2020/296 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve davacı ile davalılar arasında hizmet akdi olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı, “Fevzipaşa Bulv. No:148/1 K:4/403 Çankaya .../..." adresinde 1998 – 2009 yılları arasında Basmane Vergi Dairesi'nin ... vergi sicil numaralı “İş Takipçiliği” işi ile ilgili faaliyet gösteren mükellef olduğunu, işyerinde hiçbir şekilde fiili çalışmaları olmayan davalıların işyerinden yapılan bildirimlerinin iptal edilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP Davalı ... , davacıyı 1990 yılından beri tanıdığını, karşılıklı iş ve eleman ilişkisi olduğunu, davacının 22.08.2007 tarihinde SGK kontrol memuru tarafından 01.01.2006 - 30.06.2007 dönemine ilişkin teftiş geçirmiş olup, bu teftişteki tüm tutanakları davacının imzaladığını ve bahsi geçen işçilerin kendi yanında çalıştığını o tutanakla beyan ve ifade ettiğini, bu tutanağa istinaden 16 yaşından küçük olan (...) sigortalıların günlerinin silindiğini, kendisinin davacının yanında 2001 yılı Mayıs - 2014/Aralık arasında çalıştığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... , ...'ya ait Fevzipaşa Bulv.No:148/1 K:4/403 .../... adresindeki iş takibi ve muhasebe bürosunda 2006 yılında 10-15 gün kadar çalıştığını, gerçekten fiili olarak çalıştığı için davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı SGK Başkanlığı vekili, davacının şikayeti üzerine Kurum denetmeni tarafından düzenlenen rapora göre, ...’ya ait 1148128.35 sicil sayılı dosyadan ... , ... , ..., ..., ... , ... adına yapılan bildirimlerin iptal edilmesi gerektiğini, sigortalılık bildirimlerinin işverenin haberi olmaksızın, muhasebeci ... ve ... tarafından bildirim yapılmış olması sebebiyle ... ve ... hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması gerektiğinin rapor edildiğini, Kurum tarafından rapor doğrultusunda gerekli araştırma yapılmakta olup, henüz sonuçlanmadığını, davanın da soruşturmanın sonuçlanması beklenilmeden açıldığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..., ..., ..., davaya cevap vermemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalı tarafça dosyaya delil olarak sunulan ve davacının müşterileri tarafından Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki iş takibi ve işlemleri için davalı ... ’na verilen vekaletnameler ile davacının müşterilerinin muhasebe işlerinin davacı tarafından davalı ... ’na yaptırılması taraflar arasında hizmet akdinin unsurlarının oluştuğuna yasal karine teşkil etmekte olup; SGK ... İl Müdürlüğünün 19.06.2017 tarihli, 7457670 sayılı yazısı ekinde gönderilen ve davacıya ait ... sicil sayılı işyerinden iletilen ve Kurum kayıtlarına 15.05.2001 tarihinde 519325 varide sayısı ile intikal eden sigortalı işe giriş bildirgesinde davalı ... ’nun imzasının mevcut olduğu gibi, davacı ...’nun kaşesi ve imzasının bulunduğu, ayrıca, davalı ... ’nun, davacı işyerinden yapılan 16.5.2001 – 30.11.2004 tarihleri arasındaki bildirimlere ilişkin primlerinin de davacı tarafından ihtirazi kayıtsız olarak Kuruma ödenmiş olup, davalı Kurumca da davacı yanında hizmet akdiyle geçen çalışmaları kabul edilerek, 01.12.2004 tarihli tahsis talebine istinaden davalıya 01.01.2005 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı açıkça belli olmaktadır.
Yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalılar ..., ... , ... ve ...'ın davacıya ait işyerinde çalışmadığının tespiti talebi yönünden, 28.11.2013 tarih 2013/FA-135 sayılı rapora istinaden davalı kurumca resen iptal işlemi yapıldığı, bu sebeple davacının bu talebi yönünden dava açmakta hukuki yararının olmadığı; davalı ...'nun davacıya ait işyerinde çalışmadığının tespiti talebi yönünden ise, davalı ... Hakan Lahoğlu’nun, davacı işveren ...’ya ait 1148128.35 sicil sayılı işyerinde 15.06.2001 -30.11.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi anlamında hizmet akdine dayalı olarak fiilen çalıştığı ve söz konusu hizmetlerinin iptaline mahal bulunmadığı kanaatine varıldığı" gerekçesiyle;
"Davanın, davalılar ..., ..., ... ve ...'ın davacıya ait işyerinde çalışmadığının tespiti talebi yönünden, 28.11.2013 tarih 2013/FA-135 sayılı rapora istinaden davalı kurumca resen iptal işlemi yapıldığından, hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine,
Davalı ...'nun davacıya ait işyerinde çalışmadığının tespiti talebi yönünden davanın reddine" karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davacı, davalı ...'nun işyerinde fiilen çalışması olmadığını, tanık olarak dinlenen ... ile aralarında husumet olduğundan beyanlarını kabul etmediğini beyanla, İİk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Uyuşmazlığın çözümünde gözetilmesi gereken 506 sayılı Kanun'un 2 nci ve 6 ncı maddeleri, sigortalılık niteliğinin kazanılması için eylemli çalışmanın varlığını zorunlu kılmakta olup; davalılar ..., ..., ... ve ...'ın davacıya ait işyerinde çalışmadığının tespiti talebi yönünden, SGK denetmeni ... tarafından düzenlenen 28.11.2013 tarih 2013/FA-135 sayılı İnceleme Raporuna istinaden davalı Kurum tarafından re'sen iptal işlemi yapıldığından, davacının bu davalılar yönünden dava açmakta hukuki yararının olmadığı; davalı ...'nun davacıya ait işyerinde çalışmadığının tespiti talebi yönünden ise, davacı işveren ...’ya ait ... sicil sayılı işyerinde 16.05.2001- 30.11.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi anlamında hizmet akdine dayalı olarak fiilen çalıştığı ve davacının iddiaların kanıtlayamadığı anlaşıldığından, söz konusu bildirimlerinin iptaline mahal bulunmadığı kanaati ile hüküm kuran mahkeme kararının yerinde olduğu" gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan redddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık konusu davacı ile davalılar arasında hizmet akdinin olmadığının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371'inci, 5510 sayılı Kanun'un 4, 59 ve 86 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.