Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8770 E. 2023/12334 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8770
- Karar No
- 2023/12334
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/254 D.İş, 2022/247 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.07.2015 tarihinde davacı yaya müvekkili ile davalı tarafından sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalı tarafından yapılan ödemenin az olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sürekli iş göremezlik tazminatı için 40.001,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ödemesinin yeterli olduğunu, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 21.05.2018 tarihli ve K-2018/32868 sayılı kararında; davacının sunduğu maluliyet raporundaki maluliyet oranı çelişkili olduğundan oranın tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasının teminen 18.03.2018 tarihli ara kararın taraflara mail ile gönderilerek davacıya ara karar gereği 45 gün kesin süre verildiğini ancak süre zarfında dosyaya herhangi bir rapor sunulmadığı ve dilekçede %65 maluliyet oranı üzerinden tazminat hesabı yapılmasının talep edildiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI A. İtiraz Hakem Heyeti Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı, davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin, davacının kaza tarihindeki yönetmeliğe göre rapor sunarak maluliyetini ispat etmesi gerektiği ancak davacının ara kararı yerine getirmediği gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyeti yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire'nin 09.06.2021 tarihli ve 2021/2788 Esas, 2021/2687 Karar sayılı kararı ile; "davacının maluliyetine ilişkin Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan rapor alınarak sunulması için verilen kesin süreye rağmen rapor temin edilemediğinden davanın usulden reddine karar verildiği ancak kaza tarihinde yürürlükte olan "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre maluliyet raporu alınmasını teminen kazayla ilgili tüm tedavi evraklarının resen gönderilerek dosya üzerinden denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak maluliyet olup olmadığının, belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyeti'nin 24.02.2022 tarihli KIT-2021/325 sayılı kararı ile; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin bozma kararına uyularak yapılan incelemede, dosyaya davacı tarafından sunulan Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı bila tarihli rapora göre %55 maluliyet oranının tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile ödeme tarihi verilerine göre yapılan hesaplamada davacının tazminat alacağı çıkmadığı ve davalı ... tarafından yapılan ödemenin yeterli olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının yaptığı ödemenin %1,8 teknik faizle hesaplandığı ancak Anayasa Mahkemesi kararına göre progresif rant ile hesaplanması gerektiğini belirterek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Eldeki davada; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacının hak kazanabileceği bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz usulüne göre yaptırılarak bu hesaplama sonucu bulunan zarar hükme esas alınmıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih-2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90 ıncı maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, İtiraz Hakem Heyeti tarafından esas alınan rapor bu yönüyle yeterli bir rapor değildir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının bakiye sürekli iş göremezlik tazminat talebi için, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılarak tazminat hesaplanması ve bu hesaplamaya göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın, İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.