Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8759 E. 2023/12053 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8759
- Karar No
- 2023/12053
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/8 E., 2022/1084 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/212 E., 2020/498 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığının yeniden bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 25.01.2007 tarihinden itibaren çeşitli işyerlerinde çalıştığını ve emekli olduğunu, ... tarafından 12.06.2007-14.05.2009 tarihleri arasında davalı ... Tem. Ltd. Şti. işyerinden, 19.05.2009-28.07.2010 tarihleri arasında davalı ... Tem. Ltd. Şti. işyerinden, 07.08.2010-30.09.2010 tarihleri arasında ... İnş. Ltd Şti. işyerinden hizmet bildirildiğini ve hizmet süresinin sahte hizmet kazandırıldığı gerekçesiyle iptal edildiğini, buna dayalı olarak emeklilik işlemlerinin de iptal edilerek aylığının kesildiğini, davalı Kurumun yaptığı işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek; davalı Kurumun hizmet süresi iptal kararı işleminin iptaline, müvekkilinin iptal edilen hizmet sürelerinin tespiti ile yaşlılık aylığını kesen Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili, dava hizmet tespitine ilişkin olup, davadaki sıfatlarının feri müdahillik olduğunu, aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; Kurum denetmen raporunun aksinin ispatlanamadığı, bordro tanıklarının beyanları, vergi teknoloji raporları dikkate alındığında, davacının davalı işyerindeki çalışmalarının fiili çalışmaya dayanmadığı ve kanuna göre sigortalılık niteliği taşımadığı halde gerçeğe aykırı olarak sigorta bildirimlerinin yapıldığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çalışmalarının tanık beyanlarıyla ispatlandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ... 19.12.2012 tarihli davalı ... Tem. Ltd. Şti hakkında düzenlenen rapor, 22/04/2014 tarihli davalı ... Tem. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen rapor, 02.07.2013 tarihli davalı ... Tem. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen SGK Diyarbakır Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Araştırma İnceleme Raporlarından, rapor eklerindeki tanık beyanlarından davalı işyerlerinin sahte işyeri olduğu, sigorta bildirimi yapılan tanıkların işyerinde çalışmadıklarına ilişkin beyanları ve sigortalarının yapılması için para verdiklerini ilişkin anlatımları ile fiilen çalışmadıklarının tespit edildiği ve sigortalı bildirilen kişilerin davalı işyerlerinde taşınma usulü ile sigortalı olarak gösterildikleri, dava konusu dönemdeki vergi müfettiş raporu içeriği, davalı işyerlerine ait muhtasar beyanname çelişkileri, davalı işyerlerinde çok sayıda sahte fatura kullanılmış olması, davacının da arasında bulunduğu çok sayıda kişinin sahte sigortalı olarak Kuruma bildirilmesi nedeniyle davacının hizmetinin fiili çalışmaya dayanmadığı, bildirilen hizmetlerin sahte olduğunu tespit eden denetmen raporunun aksinin dinlenen bordro tanıkları ile de ispatlanamamış olması karşısında kurum işleminin yerinde olduğu, yaşlılık aylığı koşullarını davacının iptal edilen sigortalılığı ile kaybetmesi dolayısıyla Kurum işlemlerinin yerinde olması nedeniyle davanın reddine dair verilen mahkeme kararının; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınarak..." gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle; isinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve kesilen yaşlılık aylığının tekrar bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi.
3. Değerlendirme 1.Dosya kapsamı incelendiğinde davalılardan ... İnş. Tem.San. Tic. Ltd. Şti'.nin 2014 yılında ticaret sicilinden re’sen terkin edildiği anlaşılmıştır.
2.Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
3.Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
4.Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231).
5.Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s.288).
6.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile ilgili şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir.
7.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davalılardan ... İnş. Tem. San. Tic. Ltd. Şti.'nin hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekmektedir.
8.Diğer taraftan, ...'nun davanın niteliğine göre davalı olması gerekirken taraf sıfatının feri müdahil olarak belirtilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.