Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8883 E. 2023/12526 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8883
Karar No
2023/12526
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/349 Esas, 2023/146 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların desteğinin sürücüsü olduğu ve sigortası bulunmayan araç ile 29.05.2014 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza neticesinde vefat ettiğini belirterek davacıların her biri yönünden 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 16.08.2018 tarihli bedel artırım dilekçesi ile taleplerini davacı eş ... için 189.813,37 TL, davacı çocuklar için 22.250,00 TL, i için 25.297,03 TL, ... yönünden 30.639,11 TL olmak üzere toplam 268.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu ve davacıların murisi sürücünün, kazada tam kusurlu olması nedeniyle davacıların tazminat haklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.09.2019 tarihli ve 2017/93 Esas, 2019/135 Karar sayılı kararıyla; 30.07.2018 tarihli aktüer bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne, davacılardan ... yönünden 189.813,37 TL, yönünden 22.250,00 TL, yönünden 25.297,03 TL, ... yönünden 30.639,11 TL'nin 17.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 28.09.2020 tarihli ve 2020/627 Esas, 2020/713 Karar sayılı kararıyla; davacıların desteğinin 29.05.2014 tarihli tek taraflı trafik kazasında vefat ettiği, kazaya karışan aracın sigortasının olmaması sebebiyle davacıların Güvence Hesabına yönelik dava açtığı, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 16.03.2022 tarihli ve 2021/8102 Esas, 2022/5098 Karar sayılı ilamı ile davalının davacılardan , ve a yönelik temyiz isteminin miktardan reddine karar verilerek, "...Somut olayda; hükme esas alınan 30.07.2018 tarihli hesap bilirkişi raporunda müteveffanın anne ve babasının destek payı ayrılmadan hesaplama yapıldığı, davalı vekilinin de bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile rapordaki tüm aleyhe hususlara itiraz ettiği görülmektedir. Müteveffaya ait nüfus kayıtları incelendiğinde, desteğin anne ve babasının da sağ olduğu anlaşılmakla bu durumda, mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak desteğin anne ve babasının da hayatta olduğu gözetilmek suretiyle yukarıdaki açıklamalar ışığında davacıların destek payının yeniden değerlendirilmesi ve sonucuna göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek) bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle davalının, davacılardan ...’ye yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dairemizin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; bozma gereği alınan 08.02.2023 tarihli bilirkişi raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun olarak düzenlendiği ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle davacılardan ... için 154.485,54 TL, için 10.162,80 TL, için 22.949,45 TL, ... için 30.639,10 TL'nin 17.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davacı tarafa yapılan ödemenin yeterli olduğunu, davacıların tazminat talep etme haklarının bulunmadığını, davacıların desteğinin müterafik kusurunun bulunduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı tek taraflı ve 29.05.2014 tarihli trafik kazası sonucu davacıların desteğinin vefat etmesi nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fırkasının (b) bendi.

3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz edenin sıfatına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8883, K. 2023/12526, T. 23.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8883-e-2023-12526-k-617c0965fd3a