Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11129 E. 2023/12806 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11129
- Karar No
- 2023/12806
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/526 E., 2023/527 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının kısmen kabulüne / Başvurunun Kabulü
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.
Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir.
Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan davacı tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın, yaya durumdaki davacının desteğine çarpmasıyla oluşan 26.10.2021 tarihli trafik kazası sonucunda desteğin hayatını kaybettiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 354.491,34 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerine gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığını, destek ilişkisinin varlığının ispat edilmesi gerektiğini, hesaplamaların genel şartlara göre yapılması gerektiğini, kusur durumunun uzman bilirkişiler tarafından tespiti gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucunun desteğinin geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile hayatını kaybettiği, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 354.491,34 TL tazminatın 26.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusur dağılımını kabul etmediklerini, destek ilişkisinin varlığının ispatı gerektiğini, hesaplama zarardan, SGK veya başka yerlerden elde ettiği gelirlerin mahsup edilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1.65 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, diğer destek olunanların da hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, tarifeye göre hesaplanacak ücretin beşte birine hükmedilmesi gerektiğini savunarak, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya ilişkin düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunun kazanın oluş şekline uygun, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, eşlerin birbirlerine destek ilişkisi içerisinde olduğu, Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamanın denetime elverişli olduğu, SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmasını gerektirir durum olmadığı, davalının bu itirazlarının reddi gerektiği, Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 17 inci fıkrası uyarınca beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu iddiası ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın, yaya durumdaki davacının desteğine çarpması sonucu hayatını kaybeden desteğin yakınlarının uğradığını destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.