Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/9989 E. 2023/13606 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/9989
Karar No
2023/13606
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1907 E., 2020/1140 K. DAVACILAR :1- ... 2-... 3-... 4- ... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ : 26.06.2015 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/İstinaf başvurusunun reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/1362 E., 2019/453 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 02.11.2012 tarihinde davalının zorunlu taşımacılık sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında sigortalı araçta bulunan davacılar desteği olan iki yolcunun vefat ettiğini belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar için toplamda 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının taşımacılık sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 18.03.2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile davacı ... için talep ettikleri 300 TL maddi tazminat taleplerini 40.995,31 TL'ye, ... için talep ettikleri 300 TL maddi tazminat taleplerini 22.134,69 TL'ye, ... için talep ettikleri 300 TL maddi tazminat taleplerini ise 23.367,92 TL 'ye yükselterek dava miktarını 86.497,92 TL olarak belirlemişlerdir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak, kaza yapan aracın müvekkili şirket tarafından 30.04.2012- 26.02.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının taleplerinin Taşımacılık Poliçesinin değil Trafik Poliçesinin teminatında olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, tarafların kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, davanın araç sigorta ettirenine, sürücüsüne ve Axa Sigorta A.Ş.'ne ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacıların öncelikle 27 K 6172 plakalı aracın Zorunlu Taşımacılık Sigortasını yapan Anadolu Anonim Türk Sigortasına karşı dava açması gerekirken, limit aşımı olmadığı halde aynı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen Axa Sigorta A.Ş'ne karşı dava açtıkları, ayrıca çift taraflı kazanın diğer sürücüsü ve bu sürücünün kullandığı aracın Zorunlu Trafik Sigortasını düzenleyen Axa Sigorta A.Ş'ne karşı ayrı bir dava daha açtıkları, 27 N 9881 plakalı araçla ilgili açtıkları davada verilen ve Nizip 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait kararın kesinleştiği 27 K 6172 plakalı araçla ilgili olarak açılan Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararı ise henüz kesinleşmediği, ancak hükme esas alınan aktüer raporuna davacıların itiraz etmediği, gerek bu rapor, gerekse Nizip 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı bakımından davacılar aleyhine usulü kazanılmış hak oluştuğu, Zorunlu Trafik Sigortacısı ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı arasında müteselsil sorumluluk bulunmamakla beraber, sürücüler ve işletenler ile taşımacılık sigortacısı arasında ve ayrıca sürücüler ve işletenler ile Zorunlu Trafik Sigortacısı arasında müteselsil sorumluluk bulunduğu her ne kadar daha önce görülen davalar bu dava açısından kesin hüküm yada derdestlik oluşturmuyor ise de; müteselsil sorumlulardan birisinin yapmış olduğu ödeme nedeniyle diğer sorumlularında aynı oranda borcundan kurtulduğu, somut olayda sürücü ve zorunlu trafik sigortacısına karşı açılan önceki davalar nedeniyle sigortacının yaptığı ödeme nedeniyle işleten ve sürücüler borcundan aynı oranda kurtulduğu plakalı aracın sürücüsü ... Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/827 E. sayılı dosyasında da taraf olduğu, eldeki davanın, aynı aracın taşımacılık sigortasını yapan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi'ne karşı açıldığı Axa Sigorta A.Ş'nin ZMMS Poliçesi kapsamında yaptığı ödemeler için taşımacılık sigortasını yapan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketine rücu etmesinin mümkün olduğu, bu nedenlerle aynı borçtan davalının da kurtulduğunun (zarar görene karşı) düşünülmesi gerektiği, aksi durumda davacılar açısından sebepsiz zenginleşme oluşacağı, kaldı ki; sürücünün de taraf olduğu davalarda itiraz edilmeyen aktüer raporu ve mahkeme kararından dolayı oluşan usulü kazanılmış hak nedeniyle, söz konusu aktüer raporu ve mahkeme kararında belirtilen miktarları aşan kısım için diğer müteselsil sorumlulara karşı dava açılamayacağı (Yargıtay 17 HD' nin 2015/8738 E, 2018/5083 K.) diğer taraftan en son alınan 11.02.2018 tarihli ek raporda;kusur oranı %100 alınmak suretiyle hesaplama yapıldığı, davalının sigortaladığı araç sürücüsünün kusur oranının %20 olduğu ödeme tarihlerine göre belirlenen gelirin bu kusur oranına isabet eden kısmı alınıp davacıların destek paylarına isabet eden bölümü dikkate alındığında, bir başka anlatımla plakalı aracın kusuruna isabet eden zarara göre davacılardan ... ve ...'ın fazla ödeme aldığı, ...'ın 90,00 TL eksik, ...'ın ise 2.102,00 TL eksik ödeme aldığı, ancak KTK'nın 88 ve TBK'nın 61. maddeleri gereğince davalı Zorunlu Taşımacılık Sigortacısının her iki aracın işleten ve sürücüsüyle birlikte müteselsilen sorumlu olduğu kabul edildiğinde ise; davalının payına düşenden fazla yapacağı ödeme için diğer sorumlulara rücu imkanı varsa ise de, yukarıda açıklanan usulü kazanılmış haklardan dolayı davacıların bu rücu imkanını ortadan kaldırdığı, bu nedenle daha önce görülen davalarda belirlenen rakamların üzerinde kalan kısımlar için sürücü ve işletenlerin sorumluluktan kurtulduğu, bu durumun davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi'ne de sirayet etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacıların uğradığı zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmediğini, sıralı bir sorumluluğun düzenlendiğini, eldeki dosyadan önce ikmal edilen diğer davalar için usuli kazanılmış hakkın da söz konusu olmadığını, çünkü davalı ....'nin bu davalarda taraf olmadığını, defileri de bulunmadığını belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık konusu dava, çift taraflı trafik kazası sonucu sigortalı araçta bulunan yolcuların vefatı nedeniyle Karayolları Zorunlu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı talebine yöneliktir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi.

3. Değerlendirme Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun “Sorumluluk ve Sigorta” başlıklı bölümünde düzenlenmiş olup; Kanunun 17.maddesinde: “Şehirlerarası ve Uluslararası yolcu taşımacıları, duraklamalar dahil olmak üzere kalkış noktasından, varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelecek bir kaza nedeniyle yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyanın zarara uğramasından dolayı sorumludurlar” açıklaması yapıldıktan sonra, 18.maddesinde: “Taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanunun 17 nci maddesinden doğan sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar” denilmiştir. Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Tazminat Ödemesinde Öncelikli Sigorta" başılığını taşıyan B.8. maddesinde ise; "Meydana gelen zarar öncelikle bu sigortadan karşılanır. Sigorta sözleşmesinin hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz ... gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla 13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre yapılması zorunlu olan mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur" denilmektedir. Buna göre taşıma ilişkisinde, taşımacılık mali sorumluluk sigortası, mali sorumluluk sigortası ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası arasında sıralı sorumluluk ilişkisi kabul edilmiştir. Somut olayda ilk derece mahkemesince, çift taraflı trafik kazasında hayatlarını kaybeden davacıların yolcu olan murisleri ve ...'ın davalının Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortacısı olduğu araçta yolculuk yaptığı, yolcuların vefatı nedeniyle davacıların öncelikle her iki aracın trafik sigortacısına karşı destekten yoksun kalma tazminatı davası açtıkları, söz konusu (Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/827 -2014/218 sayılı dosyası ve Nizip 2 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/287- 2013/162 sayılı dosyaları) dosyalarda hükmedilen tazminatlar ile tazminatların icra kanalıyla infazen yapılan ödemeleri dikkate alınarak bilirkişiden aktüer hesap raporu alınmış, 11.02.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda; öncelikle 2014 verilerine göre hesaplama yapmış, ödemeleri belirtilen şekilde güncelleyerek düşmüş, ..., ... ve destek zararlarının karşılanmayan kısımlarının bulunduğunu, ...'ın bakiye zararının olmadığını, güncel verilere göre hesaplama yapıldığında, ...'ın bakiye 22.134,69 TL, ...' ın Bakiye 23.362,92 TL, ...'ın ise bakiye 40.995,31TL zararının bulunduğunu belirtmiştir. Ancak ilk derece mahkemesince, "... KTK' nın 88 ve TBK' nın 61. Maddeleri gereğince davalı Zorunlu Taşımacılık Sigortacısının her iki aracın işleten ve sürücüsüyle birlikte müteselsilen sorumlu olduğu kabul edildiğinde ise; davalının payına düşenden fazla yapacağı ödeme için diğer sorumlulara rücu imkanı varsa ise de, yukarıda açıklanan usulü kazanılmış haklardan dolayı davacılar bu rücu imkanını ortadan kaldırmıştır. Bu nedenle daha önce görülen davalarda belirlenen rakamların üzerinde kalan kısımlar için sürücü ve işletenler sorumluluktan kurtulmuştur. Bu durum davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi'ne de sirayet etmelidir..." şeklindeki gerekçe ile davalının da sorumluluğunun sona erdiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ile bağdaşmamaktadır. Yukarıda açıklanan hukuki olgular ve yasal düzenlemelere göre , taşıma ilişkisinde, taşımacılık mali sorumluluk sigortası, mali sorumluluk sigortası ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası arasında sıralı sorumluluk ilişkisi kabul edilmiş ise de davacıların her iki aracın trafik sigortalarından yargılama neticesinde destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanmış olmaları ve kesinleşen tazminatların tahsil edilmiş olmasına göre, mahkemece yapılacak iş, davacıların bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkının bulunup bulunmadığının tespiti olacaktır. Mahkemece alınan 11.02.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda; yolcu olan murislerin vefatı nedeniyle icra kanalı ile yapılan ödemelerin ödeme tarihindeki verilerine göre ...'ın bakiye zararının olmadığı, ancak ..., ... ve ın destek zararlarının karşılanmayan kısımlarının bulunduğu tespit edilmiş, bu nedenle güncel verilere göre hesaplama yapılmış ve ...'ın bakiye 22.134,69 TL, ...'ın bakiye 23.362,92 TL, ...'ın ise bakiye 40.995,31TL zararının bulunduğunu belirtmiştir. Bu durumda mahkemece, 11.02.2019 tarihli bilirkişi ek raporunun kabulü ile raporda belirtildiği gibi ...'ın bakiye zararının olmadığı, ...'ın bakiye 22.134,69 TL, ...' ın bakiye 23.362,92 TL, ...'ın ise bakiye 40.995,31TL zararı olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirme ile karar verilmesi isabetli olmamış Bölge Adliye Mahkemesince de aynı gerekçe ile davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi hatalı olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/9989, K. 2023/13606, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-9989-e-2023-13606-k-e6fd7e5d0530