Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8630 E. 2023/13113 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8630
Karar No
2023/13113
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/837 Değişik İş, 2021/837 Karar HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddi, Davacının İtirazının Kabulü ile Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacılar vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine, davacılar vekilinin itirazının kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı 19.03.2019 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucunda, davacıların çocuğu/kardeşi olan karşı araç sürücünün vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla desteğin annesi davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL ve davacı için 10.100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 26.04.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle dava değerini, davacı ... yönünden 65.238,00 TL, davacı ... yönünden 55.230,00 TL ve davacı Nazif Barker yönünden 439,00 TL olmak üzere toplam 120.907,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, davacıların desteğinin müterafik kusurunun bulunduğunu, davacı yönünden 1/5 oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazadaki %25 oranı kusuru üzerinden, aktüer raporu ile tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplandığı, desteğin kardeşi olan davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 65.238,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 30.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacılar ... ve'in taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; davacılardan ...'in %40 oranında engelli olduğunu, davaya konu kaza sonucu müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, davacı ... yönünden davanın reddi kararının hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusur tespitinin hatalı olduğunu, davacıların desteğinin müterafik kusurunun bulunduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulama yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacı lehine vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf sürücüsünün %25 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, hesaplama yönteminin Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin uygun bulunduğu, ancak davacılardan ...'in engelli olduğu ve vesayet altına alındığı, müteveffanın ölümü ile destekten yoksun kaldığının anlaşıldığı, desteğin gelirinin asgari ücretin 1,58 katı olduğunun tespit edildiği gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazının reddine, davacının itirazının kabulü ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 65.238,00 TL, ... için 55.230,00 TL olmak üzere toplam 120.468,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 30.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, hükme esas alınan hesaplama yönteminin hatalı olup TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulama yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacıların desteğinin kask takmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu, davacı ... yönünden davanın reddi gerektiğini, vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölen karşı araç sürücüsünün desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 53 üncü maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, başvurunun usule uygun olmasına, hesaplama yönteminin içtihatlara uygun bulunmasına, kusur belirlemesinin isabetli olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamına göre davacılardan ...'in 20.11.2021 tarihinde vefat ettiği, anılan davacı yönünden destekten yoksun kalma zararının tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporunda muhtemel yaşam süresi esas alınarak tazminat hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak gerçek belli iken varsayımlara dayanılamaz. Şu durumda, davacılardan ... 20.11.2021 tarihinde vefat ettiğine göre kararın yalnızca davalı tarafından temyiz edilmesi nedeniyle davalı lehine oluşan usuli haklar da gözetilmek suretiyle davacının bilinen ölüm tarihi esas alınarak destekten yoksun kalma tazminatı hesabının yeniden yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır, 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Davacıların desteğinin motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; motosiklet sürücüsü konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu vefat ettiği ve kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre desteğin koruyucu başlık (kask) takmadığının tespit edildiği, otopsi raporu ile ölüm nedeni olarak genel beden travması ile beraber beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve iç organ yaralanması olduğu şeklinde belirleme yapılmış olması karşısında ölüm nedeninin kafa bölgesinden olması olgusu sabittir. Buna göre; davacının desteğinin koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5 oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8630, K. 2023/13113, T. 05.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8630-e-2023-13113-k-a73c48dac07c