Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8367 E. 2023/10583 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8367
- Karar No
- 2023/10583
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/308 E., 2021/308 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-11910 HÜKÜM/KARAR : Davacı itirazının kabulüne/ Davanın usulden reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/23756 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.07.2016 tarihinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olmayan traktörün sola dönüşü sırasında arkasında seyir halinde olan davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile çarpışmasına bağlı gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 80.540,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, maluliyete ilişkin raporun geçerli bir rapor olmadığını, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, maluliyete ilişkin aldığı raporun ise usule uygun olmadığı, bu rapor ile yapılan başvurunun geçerli bir başvuru olmaması nedeni ile başvuru şartının yerine getirilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; usulüne uygun rapora rağmen usulden red kararı verilmesinin hatalı olduğunu iddia ederek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyete ilişkin raporun usulüne uygun olması nedeni ile uyuşmazlığın esasına girerek, meydana gelen kaza nedeni ile davacının malul kaldığı, davalının kazaya karışan traktörün ZMMS poliçesi olmaması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği, kusur durumunun tespitine yönelik alınan rapor gereği sürücünün %25 kusuru ile TRH 2010 Yaşam Tablosu uyarınca hesaplama yapıldığı, başvuru sahibinin sürücü belgesi bulunmaması nedeni ile müterafik kusur indirimi uygulandığı açıklaması ile başvuru sahibinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak başvurunun kısmen kabulüne, 43.869,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 13.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ile birlikte %0 teknik faiz uygulanması gerektiği, sürücü belgesi bulunmaması sebebiyle %20 müterafik kusur indirimi uygulanmasının da yine hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesi ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazaya neden olan aracın kaza tarihinde geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunduğundan başvurunun reddi gerekmekte iken kabulüne karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan raporun mevzuata uygun olmadığını, kusur raporunun denetime elverişli olmadığından raporunun hükme esas alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, başvuranın askerlikte geçireceği süre ve askerliği bittikten sonra geçireceği iş arama süresi düşülerek hesaplama yapılarak hüküm kurulması gerektiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan vekalet ücretinin tamamının davalı sigortacıdan tahsiline karar verilmesi de yasalara ve usule aykırı olduğu gerekçeleri ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınmayan aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile çarpışması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle kazaya karışan traktörün kayıtlı Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası olmamasına, dosyada yer alan kusur raporunun denetime elverişli, kaza ile uyumlu ve yeterli olmasına göre davacı vekili ile davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; a. Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. Öte yandan Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ZMSS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık zorunlu değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından da karara esas kabul edilen aktüer raporunda; TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapıldığı; hakem heyetlerince de bu hesaba göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılması yerinde olmakla birlikte %1,8 teknik faiz ve işleyecek devre bakımından “devre başı ödemeli belirli süreli rant” yöntemi kullanılması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. b. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nun 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatları'nda benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Dosyadaki belge ve bilgilerden, motosiklet sürücüsü konumunda olan davacının %75 oranında kusurlu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu oldukları kabul edilerek yapılan hesaplama esas alınmış olup, İtiraz Hakem Heyetince, %25 kusur oranı üzerinden belirlenen tazminat miktarından %20 oranında davacı motosiklet sürücüsünün ehliyetinin olmaması nedeniyle ayrıca müterafik kusur indirimi yapılarak hüküm tesis edilmiş olduğu anlaşılmış olsa da varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Dosya kapsamından, davacı sürücünün sürücü belgesiz araç kullanmış olmasının sürücü kusuru olarak değerlendirildiği anlaşılmasına göre, İtiraz Hakem Heyetince %25 kusur oranı üzerinden belirlenen tazminat miktarından ayrıca %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. 3. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarife'nin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarife'ye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2.a.) ile (2.b.) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacı ile davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.