Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8219 E. 2023/13083 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8219
- Karar No
- 2023/13083
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1619 E., 2020/669 K. DAVALILAR : 1-... vekilleri Avukat ..., Avukat ..., 2-... vekilleri Avukat ..., Avukat ... DAVA TARİHİ : 08.09.2017 HÜKÜM/KARAR : Red/ Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını 12.12.2016 tarihinde tarihinde mal kaçırma amacı ile diğer davalı baldızı ...'a devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, devir tarihinde bir takip olmadığını, satışın gerçek olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşmiş bir takip ve aciz belgesi bulunmadığından davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, İlk Derece Mahkemenin kambiyo yoluna dayalı icra takibin dava ikame edildikten sonra borçlular yönünden dava açıldıktan 10-15 gün sonra kesinleştiği hususunu açık şekilde göz ardı ettiğini, icra takibinin kesinleşmesinin davanın görülmesini engelleyen şartlarından olmadığını, dava sırasında bunun kesinleşebileceği gibi takibin itirazlı olması halinde itirazın neticesinin beklenmesi gerektiğinin açık olduğunu, konu hakkında yüksek mahkemenin sayısız içtihatları olduğunu, tasarrufun iptali davasının görülebilmesi için Yargıtay tarafından kabul edilen ilk dava şartının alacaklı tarafından borçlu hakkında davadan önce başlatılmış icra takibinin davadan önce veya sonra kesinleşmiş olması gerektiğini, dosya kapsamında İlk Derece Mahkemesinin nihai ret kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı alacaklı tarafından, borçlu hakkında Adana 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/9769 sayılı dosyasından takip yapıldığını, alınan ihtiyati haciz kararı gereği borçlu adresinde 23.08.2017 tarihinde haciz yapıldığı ancak, borçlu ...'a ödeme emrinin halen tebliğ edilmediği ve takibin kesinleşmediği, yapılan ihtiyati haczinde kesin hacze dönüşmediğinden, mahkemece kesinleşmiş bir alacağın varlığının bulunmasına ilişkin davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi yerinde görüldüğü, davacı vekilinin 08.01.2019 havale tarihli ıslah dilekçesine yönelik yapılan istinaf incelemesinde; davacı vekilinin dava dilekçesinde açıkça davacının "Adana 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/9769 sayılı icra dosyasından kaynaklanan alacak bakımından" talepte bulunmuş, akabinde 08.01.2019 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebine Niğde 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/1981 Esas sayılı dosyasından kaynaklanan alacağının da tahsiline yönelik talep ekleyerek, dava dilekçesini ıslah ettiğini bildirdiği, ıslah yoluyla önceki talebin tamamen değiştirilmesi veya genişletilmesi mümkün olmakla birlikte, ıslah yoluyla dava dilekçesinde bulunmayan yeni bir talebin eklenmesi olanağı olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki iddiaları tekrar etmiş, takibin kesinleştiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İflas İdaresi'nin İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 187 ve 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Tasarrufun iptali davasının görülebilmesi için diğer genel dava koşullarının yanında, kesinleşmiş takibin olması ve alacaklının elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunması gerekir. (İİK.m.277). Bu hususlar, dava şartı olup, hâkim görevi gereği doğrudan gözetmek zorundadır. Ancak, bu eksiklik yargılamanın her aşamasında hatta temyiz aşamasında dahi giderilebilmesi mümkündür.
Borçlu hakkında aciz belgesi alınmamakla birlikte, borçlu kayıp ve adresi saptanamıyor, tebligatlarda ilanen yapılıp hakkında bir çok takip bulunuyorsa bu takdirde borçlunun aciz hali gerçekleşmiş sayılır. (YHGK.02.03.2005, 2005/15-100-119 K.)
Somut olayda, dava dayanağı Adana 3.İcra Müdürlüğünün 2017/9769 sayılı takip dosyasından, borçluya ödeme emrinin 14.09.2017 tarihinde mernis adresine Tebligat Yasası'nın 21 inci maddesine göre tebliğin yapıldığı, borçlu tarafından yapılmış bir itiraz olmadığından takibin kesinleştiği, borçlunun ödeme emrinin tebliğ edildiği mernis adresinde 23.08.2017 tarihinde yapılan hacizde borçluya ulaşılamadığı, icra dosyaları içeriğinden borçlunun banka hesapları olmadığı ve adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal kaydına rastlanmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, borçlu hakkındaki takibin kesinleştiği ve borçlunun aciz halinin varlığı kabul edilerek işin esasına girilmesi gerekirken mahkemece, aksi düşüncelerle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykıdır.
IV.KARAR Açıklanan sebeplerle 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.