Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/1702 E. 2023/12762 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1702
- Karar No
- 2023/12762
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/830 E., 2020/979 K. Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Red/Kabul
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını 20.05.2016 tarihinde mal kaçırma amacı ile diğer davalı annesi ...'a sattığını belirterek, borçlu ile üçüncü kişiler arasındaki tasarrufun iptali karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacıya borcu olmadığını, takip dayanağı senedin teminat olarak verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu hakkındaki takibin kesinleştiği ve aciz halinin olduğu, davalıların anne-oğul olarak aralarındaki tasarrufun bağış niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu olayda yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri olduğunu ancak Yerel Mahkemenin bu konuda bir inceleme yapmadan karar verildiğini bu nedenle de usul yönünden kararın bozulması gerektiğini, esasa ilişkin ise; zorunlu ara buluculuk faaliyetine başvurudan dolayı menfi tespit davasını süresinde açmanın mümkün olmadığını, Yerel Mahkemece taraflarına yeniden ek süre verilmesi gerekirken dosyanın karara çıkartılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik yargılama yapıldığını, davacı tarafın her ne kadar kambiyo senetlerine ilişkin icra takibi yapmış ise de aralarında gerçek bir borç ilişkisinin bulunmadığını, takip konusu senetlerin teminat senedi olarak verildiğini, ayrıca bu yüksek miktarın 04/01/2016 tarihinde verilip 20/01/2016 tarihinde ödenmeye başlanılmasının ve ödemenin 2 ayda bitirilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle senetlerin gerçek bir alacağa ilişkin verilmediğini, tarafların 28/12/2015 tarihli yaptıkları sözleşmeye istinaden verildiğini, bu hususun dikkate alınmadan Yerel Mahkemece karar verildiğini, müvekkilinin mal kaçırma kastının bulunmadığını beyan ederek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de zorunlu dava arkadaşı olan Müzeyyen'in süresi içinde yetki itirazında bulunulmadığından tek başına itiraz sonuç doğurmayacağından bu yöne ilişkin itirazın reddine, daha önce menfi tespit davası açmayan borçluya, kaldırma kararından sonra kesin süre verilmesi mümkün olmadığı gibi ,yargılamanın tüm aşamalarında icra takibine konu bonolarla ilgili menfi tespit davası açacağını beyan eden davalı ...'un icra takibine başlanmasından itibaren aradan geçen 3,5 yılı aşkın sürede bu davayı açmasını engelleyen hiç bir engel nedenin bulunmamasına rağmen kendisine yeniden süre verilmesi de hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğundan, bu itirazın yeniden incelenmesi mümkün olmadığından, alacağın gerçek olduğunun kabul edildiği, İİK'nın 278/1 maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığını ve iptale tabi olduğunu, annenin, borçlu oğlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİK. 280/II), ayrıca tasarrufa konu taşınmazların gerçek değerleri ile tapu satış değerleri arasında 1 misli aşkın fark olup ivazlar arası misli fark olmasının da bağışlama hükmünde olduğu; gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK.m.353/1-b/1 hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını yenilemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve halen davalı borçlu tarafından, borçlu olmadığı yönünde alınmış bir karar da olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.