Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8078 E. 2023/14150 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8078
Karar No
2023/14150
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi vekili Avukat ... DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ... 2- ... vekili Avukat ... 3-... vekili Avukat ... 4- vekili Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Reddine / Bozulmasına Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.04.2019 gün, 2016/5728 E, 2019/4475 K sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın dava dışı borçlu Marmara Dış Tic. ve Otom. San. A.Ş.ne kredi verdiği, davalı bu borca müteselsil kefil olduğu, açılan kredinin kat edilmesi nedeniyle borçlu ve kefiller hakkında 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 15.05.2008 gün ve 2008/749 D.İş sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı verildiği, alacağı tahsili için İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2008/12477 sayılı dosyası ile takip yaptıkları, borçlu 'unadına kayıtlı İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Bulgurlu mahallesi, Ada:70, 15'i ...'e, ondan da ...'a, 16 nolu bağımsız bölümün de 24.12.2007 günü ...'e satıldığı, bu satışların mal kaçırma gayesi ile yapıldığını beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline, alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesi, talep ve dava edilmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.12.2015 tarih ve 2008/148 E., 2015/642 K. sayılı kararı ile "15 nolu bağımsız bölümün davalı ...'e devir tarihi 06.03.2008 tarihnideki değerinin 270.000,00 TL olduğunun belirlendiği, İİK. un 278/2 nci fıkrasında akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin bağışlama hükmünde sayılacağı davalı ...'in taşınmazı gerçek değerinden aldığını gösterir, belge ve kayıt sunamadığı, borçlu tarafından taşınmazın gerçek değeri altında devir edildiği, sonra da çok kısa bir zaman aralığında davalı ...'in taşınmazını diğer davalı ...'a devir ettiği anlaşıldığından davalı ...'in borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak için muvazaalı olarak tapuda dava konusu taşınmazı satış olarak gösterdiği,....İİK un 283/2. maddesi gözetilmek suretiyle 15 nolu bağımsız bölüm bakımından davalı ...'a devir edildiği tarih 25.03.2008 tarihi itibariyle bilirkişinin raporunda belirttiği gibi taşınmazın değeri 275.000,00 TL üzerinden icra takibindeki alacak ve ferileri geçememek üzere sorumluluğunun kabulü ile davalı ... yönünden bu yönden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, Davalı ... yönünden dosya incelendiğinde; dava konusu taşınmazın satışı ile ilgili davalı ...'a 25.03.2008 tarihinde 125.000,00 TL bedel tutarında konut kredisi verildiği, faiz tutarı ile geri ödemesinin 185.585,57 TL olduğu, davalı ... tarafından davalı ...'ın tapudaki işlemler sırasında vekili olan Denizbank Ümraniye Şübesinden 25.03.2008 tarihinde 254.000,00 TL tutar ödeme yapıldığı, davalı ...' ın taşınmazı 254.000,00 TL bedel üzerinden satın aldığına dair belge sunduğu, devamlılık arz eden yargısal uygulamalarla taşınmazın tapudaki satış değeri ile gerçek değeri arasında bir misli ve daha fazla farkın bulunduğu hallerde fahiş farkın varlığı kabul edildiği, bu şartın gerçekleşmediği, İİK. un 280 inci maddesinde sözü edildiği gibi davalılar arasında akrabalık, yakın arkadaşlık, ticaret ortaklığı bulunmadığı gibi, bunun sonucu olarak tüm dosyadaki delillerin irdelenmesi ile davalıların alacaklıyı ızrar kastıyla hileli tasarrufta bulundukları da ileri sürülüp kanıtlanmadığı anlaşıldığından davacının davalı ... yönünden de davasının reddine karar verilmesi gerektiği, İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, 70 Ada, 82 parsel 16 nolu bağımsız bölümde borçlunun 24.12.2007 tarihinde 73.500,00 TL bedel karşılığında Veysel Girey'e tapuda devir ettiği, tapuda satış tarihi itibariyle 25.12.2007 tarihinde Finansbank lehine 400.000,00 TL ipotek şerhinin verildiği, Denizbank Ümraniye şübesine yazılan yazıya verilen cevap ile; dava konusu taşınmazın satışı ile ilgili davalı ... Girey'e 25.12.2007 tarihinde 200.000,00 TL bedel tutarında konut kredisi verildiği, faiz tutarı ile geri ödemesinin 284.723,78 TL olduğu, Finasbank Fındıkzade şübesinin yazısından anlaşıldığı üzere davalı borçluya 25.12.2007 tarihinde banka aracılığı ile konut kredisinin bedeli 200.000,00 TL'in ödeme yapıldığı, tapu harcını ödememek için taşınmazın satış değerini tapuda düşük gösterildiği bilinen bir gerçeklik olduğu, buna göre de tarafların taşınmazın gerçek değerini ödedikleri, 200.000,00 TL konut kredisi ve tapudaki resmi belgeye göre 73.500,00 TL olmak üzere bilirkişinin raporunda belirtildiği satış günündeki değeri 265.000,00 TL bedele göre taşınmazı satın aldığına dair belge sunduğu, ..... İİK'nun 280 inci maddesinde sözü edildiği gibi davalılar arasında akrabalık, yakın arkadaşlık, ticaret ortaklığı bulunmadığı gibi, bunun sonucu olarak tüm dosyadaki delillerin irdelenmesi ile davalıların alacaklıyı ızrar kastıyla hileli tasarrufta bulundukları da ileri sürülüp" kanıtlanmadığı anlaşıldığından davacının davalı ... yönünden de davasının reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve tüm davalılar vekili temyiz talebinde bulunulmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan 17.) Hukuk Dairesi'nin 10.04.2019 tarihli, 2016/5728 E - 2019/4475 K sayılı ilamı ile "davalı ...'in dava konusu gayrımenkulü tapu resmi senedinde yazan 80.000,00 TL bedel haricinde davalı borçlunun banka hesabına 06.03.2008 de 200.000 USD gönderdiğinin anlaşılmasına ve davalı borçlu ile davalı 3. kişi arasında hukuki, organik ve dava konusu gayrımenkul alım-satımı haricinde başkaca bir ticari ilişki olduğunun da ispatlanamamasına göre davalı ... yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Tasarrufun iptali davalarında harç ve vekalet ücreti, takip konusu alacak ile iptal edilen tasarruf konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hükmedilir. Somut olayda İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2008/12477 sayılı dosyasında takip konusu alacak miktarı 267.361,42 TL, tasarrufun iptaline konu 15 nolu bağımsız bölümün tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 275.000,00 TL, 16 nolu bağımsız bölümün tasarruf tarihindeki gerçek değerinin ise 265.000,00 TL olduğunun anlaşılmasına, 15 nolu bağımsız bölüm ile ilgili vekalet ücreti ve harcın 267.361,42 TL üzerinden hesaplanarak vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a 16 nolu bağımsız bölüm yönünden ise gayrımenkulün gerçek değeri olan 265.000,00 TL üzerinden harç ve vekalet ücretinin hesaplanarak vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e ödenmesine karar verilmesi gerekirken yanlış hesaplama ile harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararı Mahkemenin 28.04.2022 tarih, 2021/70 E., 2022/140 K sayılı uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, mahkemece tüm davalılar yönünden davanın reddine, 27.000,00 TL vekalet ücretinin de davacıdan tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara ödenmesine karar verilmiştir, V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalılar lehine davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, vekalet ücretinin tapuda gösterilen değerler üzerinden hükmedilmesi gerektiğini beyan ederk kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili ise mahkemece tek ve ortak vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, Yargıtay bozma ilamında da müvekkil lehine 267.361,42 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtildiği, buna rağmen bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği gerekçesi ile kararın bozulması talep edilmiştir. 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3/2 maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 inci vd maddeleri 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Aşağıdaki bent haricindeki sair, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Tasarrufun iptali davalarında vekalet ücreti takip konusu alacak miktarı ile iptali istenen tasarrufun tasarruf tarihindeki değeri karşılaştırılarak düşük olan değer üzerinden nispi olarak hesaplanması gerekir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin bozma ilamında da davalı ... lehine 267.361,42 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına ve bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece bozmanın gereğinin vekalet ücreti yönünden yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Bu durum bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ayrı bir bent olarak, "davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ye göre 26.735,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine" yazılmasına, hükmün 7. bendinde yer alan "kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara" ifadesinin de, "kendisini temsil ettiren ... hariç diğer davalılara" şeklinde düzeltilmesine, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...'a iadesine, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Davacı 269,85 TL 0.H. 80,70 TL P.H. 189,15 TL Kalan

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8078, K. 2023/14150, T. 27.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8078-e-2023-14150-k-0e70f38b16db