Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7920 E. 2024/5663 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7920
- Karar No
- 2024/5663
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/102 E., 2023/119 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ..... geldiler. Diğer davalı şirket adına gelen olmadı. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.06.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.11.2005 vadeli 40.000,00 TL bedelli ve 20.11.2005 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli bonolara dayalı olarak toplam 80.000,00 TL alacağının tahsili için borçlu... İnşaat Ltd. Şti. aleyhine Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2008/11442 sayılı dosyasında başlatılan takibin kesinleştiğini, takip borçlusu davalı... İnşaat Ltd. Şti.'nin diğer davalı ... aleyhine Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/618 Esas sayılı davasına konu ettiği alacağından 23.10.2008 tarihinde feragat ettiğini, davalı ...'nin diğer davalı... İnşaat Ltd. Şti. aleyhine Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/330 Esas sayılı dosyasında konu ettiği alacağın ise dosya davalısı tarafından kabul edildiğini, yapılan feragat ile davayı kabul beyanına ilişkin tasarrufların muvazaalı olduğunu, alacaklılara zarar verme kastı ile yapıldığını belirterek Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/618 Esas sayılı dosyasında 23.10.2008 tarihli "alacaktan (davadan) feragate" ilişkin tasarruf ile Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/330 esas sayılı dosyasında "davanın (borcun) kabulüne" ilişkin tasarrufun İİK'nun 277 nci ve devamı maddeleri gereğince davacının alacağı oranında iptaline, İİK 283/2 maddesi uyarınca davacının takip dosyasındaki alacağı kadar üçüncü şahıs durumundaki davalının takip talebinde belirtilen alacağın işlemiş faizi ile birlikte ulaştığı tutarı kadar tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline ait işletmenin hak ve borçları ile birlikte ... İnşaat Ltd. Şti.'ne devredildiğini, müvekkilinin davada taraf sıfatı kalmadığını, davacının aciz vesikası sunmadığını, davadan feragat ve davanın kabulü işlemlerinin İİK'na göre tasarufun iptaline konu olamayacağını, davada nakten tazminat talep edilemeyceğini, feragat tarihinde davalı Özdemirlerin malvarlığından müvekkili aleyhine oluşmuş bir alacak kaleminden söz edilemeyeceğini, dava şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı... İnşaat Ltd. Şti.; davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.12.2014 tarihli ve 2014/696 Esas, 2014/616 Karar sayılı kararı ile; davadan feragat ve davanın kabulü işlemlerinin İİK 277 ve devamı maddeleri uyarınca tasarufun iptali davasına konu edilemiyeceği, İİK 277 ve devamı maddeleri uyarınca davadan feragat ve davayı kabule ilişkin taraf tasarrufunun iptali istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.10.2017 tarihli ve 2015/4098 Esas, 2017/9513 Karar sayılı ilamı ile; "...Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu davadan amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu anlamda, borçlu hakkında açılan haksız açılan bir davanın kabulü veya haklı olarak açılmış bir davadan feragat ederek,alacaklılardan mal kaçırma amacı ile yapılmış ise iptali gerekir.Dairemizin giderek, yargıtayın yerleşmiş görüşüde bu yöndedir. (17.HD.01.03.2010, 218-1741,14.04.2009 2008/5384-2350) Mahkemece, işin esasına girilerek, kabul ve feragatin İİK'nun 280 inci madde anlamında davacı alacaklıdan mal kaçırma amacı ile yapılıp yapılmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/622 E. sayılı dosyası üzerinden görülen dava kapsamında da işbu davada olduğu gibi Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/618 E. sayılı davasındaki 23.10.2008 tarihli, “alacaktan (davadan)feragate” ilişkin tasarruf ile, davalı ... takip borçlusu davalı... Ltd. Şti. aleyhine açtığı Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/330 E. sayılı alacak davasındaki “davanın (borcun) kabulüne” ilişkin tasarrufun iptalinin talep edildiği, neticede bu tasarrufların mahkeme kararı ile iptal edildiği ve iptale ilişkin kararın kesinleştiği, her ne kadar tarafları farklı olsa da; verilen kararın hukuki niteliğine göre, işbu dava ile iptali istenilen hususlar kesinleşen mahkeme kararı ile iptal edilmiş olduğundan huzurda görülen dosyada hukuki yarar bulunmadığı, tasarrufun iptali neticesinde, ... tarafından Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2008/11462 sayılı dosyasından başlatılan takip sonucunda toplam 188.203,31 TL ödendiği ve bu açıdan da davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı takip borçlusu durumundaki şirketin diğer davalı ... aleyhine açtığı Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/618 Esas sayılı davasındaki alacaktan 23.10.2008 tarihinde feragat etmesi ile 109.933,52 TL asıl alacak ve iş bu dava tarihi itibariyle 123.928.67 TL işlemiş âvans faizi olmak üzere toplam 233.862,19 TL alacağının davalı ... üzerinde kaldığını, davalı vekilinin davanın başından beri ileri sürdüğü "Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/622 Esasında kayıtlı davanın konusu olan tasarruf ile somut davanın konusu olan tasarrufun aynı olduğu, bu bağlamda Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/622 E. sayılı davanın kabul edilmesi nedeniyle 01.03.2018 tarihi itibariyle 187.843,31 TL ödendiği, dolayısıyla somut davanın konusuz kaldığı" yönündeki savunması, temyiz ve karar düzeltme aşamasında da ileri sürülmesine rağmen bu yöndeki savunmasına Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince itibar edilmediğini, dolayısıyla davalı vekilinin temyiz ve karar düzeltme aşamasında bile itibar edilmeyen bu yöndeki savunmasına itibar edilerek davanın reddine karar verilmesinin, bozma kararına da aykırı olduğunu, davalının Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2008/11462 sayılı dosyasına ödediği toplam 170.000,00 TL tutarındaki ödemenin somut davayı konusuz bırakmayacağını, tasarrufun iptaline konu bu alacağın, davalının bahsini ettiği Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/622 sayılı tasarrufun iptali kararı nedeniyle Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2008/11462 sayılı icra dosyasına 170.000,00 TL tutarındaki ödemenin yapıldığı 01.03.2018 tarihi itibariyle faiziyle birlikte yaklaşık 400.000,00 TL'ye baliğ olduğunu, dolayısıyla takip borçlusu davalı şirketin davalı ...'de kalan alacağının hem somut davaya konu icra dosyasını ve hem de davalının bahsini ettiği takip dosyasındaki alacağı ödemeye yeterli olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece davacının alacağının varlığının araştırılmadığını, ayrıca davalılar arasındaki muvazaa iddiasının da huzurdaki davada ispatlanmadığını, bu nedenlerle davacının alacağının sabit olduğunun kabul edilmesinin doğru olmadığı gibi muvazaa iddiasının da ispatlanamadığı değerlendirildiğinde mahkemece davanın esastan reddi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, her ne kadar dava dayanağı olan icra takip dosyasında İİK'nun 105 inci maddesinde belirtildiği şekilde borçlu davalı... İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. adresinde yapılmış bir haciz bulunmadığı gibi İİK'nun 143 üncü maddesinde belirtilen aciz belgesinin de sunulmadığı, bu durumda, davalı borçlu... İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'nin aciz hali ispatlanmamış olduğundan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekse de, sonucu itibariyle davanın reddine dair verilen kararın isabetli olduğu anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalı ...'ye yükletilmesine, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'ye verilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.