Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/10043 E. 2023/2674 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10043
Karar No
2023/2674
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 11. İcra Hukuk Mahkemesi Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı şikayeti üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne, borçlu yönünden icranın geri bırakılmasına, borçlunun tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.ŞİKAYET Borçlu şikayet dilekçesinde; icra dosyasında alacaklı vekili tarafından 08.01.2018 tarihinde dosyada bulunan masraf avansının iadesi ile icra müdürlüğüne gelen paranın kendilerine ödenmesinin talep edildiğini, aynı tarihte (08.01.2018) icra müdürlüğünce ödeme işlemi yapıldığını, bu tarihten sonra herhangi bir icra takip işlemi talep edilmediğini ileri sürerek icranın geri bırakılmasına, takibin iptaline, alacaklı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde;borçlunun zamanaşımı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, borçlunun borcunu karşılayacak miktarda malvarlığı bulunmadığından borç ödemekten aciz durumda olduğunu, 20 yıllık zamanaşımının uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine, borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan, takip dayanağı senedin tanzim ve takip tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 661, 662. ve 663. maddelerinin uygulanması gerektiği, TTK'nun 661. maddesi uyarınca bonolar için 3 yıllık zamanaşımının öngörüldüğü, takibin kesinleştiği, takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı vekilinin en son 08.01.2018 tarihinde masraf avansının iadesi ile icra müdürlüğüne gelen paranın kendilerine ödenmesi yönünde talepte bulunulduğu, dosyanın 26.01.2021 tarihinde işlemsiz bırakılması sebebi ile işlemden kaldırıldığı, neticeten şikayet tarihi olan 20.05.2021 tarihine kadar dosyanın işlemsiz bırakıldığı ve 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile şikayetin kabulüne, borçlu yönünden icranın geri bırakılmasına, borçlunun tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Alacaklı istinaf dilekçesinde; borçlunun borç ödemekten aciz durumda olduğuna ve bu nedenle 20 yıllık zamanaşımı uygulanması gerektiğine ilişkin savunmalarının değerlendirilmediğini, buna yönelik herhangi bir gerekçe gösterilmediğini, borç ödemekten aciz halinde olması halinde alacaklının talebi olmasa da icra memuru tarafından re'sen aciz vesikası düzenlenmesi gerektiğini, doktrindeki tüm görüşlerin bu yönde olduğunu, icra memurunun İİK 85/6 uyarınca borçlu ve alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle yükümlü olduğunu, alacaklının satış talebi üzerine borçlunun mallarını paraya çevirip satış bedelini alacaklılara paylaştırdıktan sonra düzenlemek zorunda olduğu aciz vesikasını düzenleyip İİK 143/1 madde uyarınca hem alacaklıya hem de borçluya vermesi gerektiğini, icra dosyasından borçlu adına kayıtlı taşınmazın cebri icra ile satılması ve haricen edinilen bilgilerden borçlunun başkaca malvarlığı da bulunmadığı anlaşıldığından, gereksiz yere masraf yapmak istenmediğinden icra dosyasından başkaca işlem yapılmadığını, üç yıllık zamanaşımının uygulanabilmesi için borçlunun borca yeter malının olması, borçlunun mallarının üzerine haciz işlenmiş olması ancak buna rağmen alacaklının alacağını tahsil etmek amacıyla icra takip işlemlerini devam ettirmemiş olması gerektiğini, zira borca yeter malı olup bu malı haczedildiği halde alacaklının işbu malları satıp alacağına kavuşma imkanı varken bunu yapmaması ve borçlunun bu nedenle sürekli icra tehditi altında olması halinde zamanaşımı müessesesinden bahsedilebileceğini, dolayısıyla yerel mahkemenin icra müdürlüğüne yazı yazarak borçlunun borcu karşılayacak mal varlığına sahip olup olmadığını sorması ve buna göre karar vermesi gerektiğini, ayrıca davacının zamanaşımı iddiaları haksız olup, son işlem tarihinden itibaren üç yıl sürenin geçmediğini, dosyanın 26.01.2021 tarihinde takipsizlikten kapatıldığını, takipsizlik tarihi üzerinden üç yıl geçmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibin kesinleşmesinden sonraki devrede alacaklı vekili tarafından takip dosyasında 08.01.2018 tarihinde işlem yapıldığı, bu tarihten dosyanın işlemden kaldırıldığı, 26.01.2021 tarihine kadar dosyanın işlemsiz bırakıldığı ve bu devrede üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, borçlunun başkaca borca yeter malvarlığının bulunup bulunmadığının sabit olmadığı, icra müdürünün borçluya ait mal bulunup bulunmadığını araştırma görevi bulunmadığı, alacaklı vekilinin dosyada aciz vesikası düzenlenmesi talebi olmadığı, böyle bir vesika düzenlenmesi halinde alacaklı ve borçluya İİK 143 aciz belgesinin tebliğ edilmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı itirazına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk TTK'nın 662, 776/1-f, 777/4, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146, İİK 71/2, İİK 33/a madde hükümleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/10043, K. 2023/2674, T. 24.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-10043-e-2023-2674-k-afad19b20ef3