Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7209 E. 2024/13699 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7209
Karar No
2024/13699
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1748 E- 2023/862 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/611 E- 2018/415 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in bono nedeniyle davacıya borçlu olduğunu, bu nedenle davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını ve takibin sonuçsuz kaldığını borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak maksadıyla taşınmazını diğer davalıya muvazaalı olarak sattığını belirterek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2-Diğer davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI ve YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 29.05.2018 gün, 2017/ 611 E- 2018/415 K sayılı ilamı ile davacının davalı üçüncü kişiye karşı alacağını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine, davalı ... lehine nispi vekalet ücretine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Adana BAM 3. Hukuk Dairesinin 12.02.2019 gün, 20181437 E- 2019/246 K sayılı kararı ile; "mahkemece davanın dava koşulu yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken esastan ret kararı verilerek davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu yönden kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına" şeklinde kararın düzeltilmesine karar verilmiş karar aleyhine davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. 4- Yargıtay 4. Hukuk Dairesin,in 14.09.2021 gün, 2021/18152 E- 2021/4584 K sayılı ilamı ile " Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekiline davaya konu icra takibinin konusu alacağın doğumuna ve gerçekliğine ilişkin temel ilişki konusunda delillerini sunması için süre verilmesi, sunduğu delillerin toplanması, davacı ve davalı borçlunun varsa ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, gerektiğinde davacı ve borçlunun isticvabı ile alacağın gerçekliğinin tespiti ile gerçek bir alacak olduğu ispatlandığı takdirde buna ilişkin dava koşulunun gerçekleştiği kabul edilerek işin esasına girilip yasal maddeleri açıklanan iptal nedenlerinin oluşup oluşmadığı irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Aksi durumun tespiti halinde yani alacağın gerçek bir alacak olmadığının tespiti halinde davanın ön koşul yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi hukuki olgular dikkate alınmadan hatalı tespit ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Alacağın gerçek bir alacak olduğunun tespiti halinde Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak esastan incelemede; yukarıda anlatıldığı üzere İİK.nun 280. maddesinin değerlendirilmesi de gerekmektedir. İİK.nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, borcun tasarruf tarihinden önce doğduğunun tespiti halinde İİK.nun 280. madde kapsamında değerlendirme yapılıp karar yerinde tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli olmamıştır." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. 5- Bozma ilamına uyularak Adana BAM 3. Hukuk Dairesinin 16.05.2023 gün, 2022/1748 E- 2023/862 K sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde; alacağın gerçek bir alacak olduğu, dava konusu gayrımenkulün her ne kadar kaydında yer alan 547.500,00 TL bedelli ipotekle beraber 93.000,00 TL bedele satın alındığı görülse de ipotek borcunun 25.000,00 TL ödenerek kaldırıldığı, dava konusu gayrımenkulün tasarruf tarihindeki gerçek değerinin ise 350.000,00 TL olduğu, ipotek borcu ve tapuda ödenen bedel birlikte değerlendirilse bile, gayrımenkulün gerçek değeri arasında bir misli aşan bedel farkının bulunduğu, İİk madde 278/2 maddesi gereğince davalılar arasındaki tasarrufun da iptale tabi olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile Adana ili ... İlçesi, ... Mah. 21 pafta 544 Ada, 16 Parsel, B blok 44 nolu bağımsız bölüm sayılı, mesken niteliğindeki taşınmazın davalı-borçlu ... tarafından tam hissesinin davalı ...'a 27.09.2016 tarihli, 39927 yevmiye sayılı işlem ile satışına ilişkin tasarrufun iptaline, davacıya Adana 10. İcra Müdürlüğünün 2017/7594 Esas sayılı icra dosyasındaki alacak ve fer'i leri ile sınırlı kalmak kaydı ile cebri icra yapabilme yetkisinin tanınmasına karar verilmiştir. 6- Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu gayrımenkulün kaydında yer alan ipotek bedeli ile satın alındığını, gerçek bir satış olduğunu, davacının alacağının gerçek bir alacak olmadığını, 600 gr altın fiyatı ile bono bedelinin uyuşmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozma ilamı doğrultusunda yargılama yapılmış olmasına, isticvapa göre alacağın gerçek bir alacak olduğunun anlaşılmasına, dava konusu gayrımenkulün tapuda gösterilen değerleri ile tasarruf tarihindeki gerçek değerleri arasında misli aşan fark bulunduğunun anlaşılmasına, davalılar arasındaki tasarrufların İİK madde 278/2 gereğince iptale tabi bulunmasına, göre davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7209, K. 2024/13699, T. 25.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-7209-e-2024-13699-k-87fb054d3fd3