Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2958 E. 2025/4505 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2958
- Karar No
- 2025/4505
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1200 E., 2021/1618 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/242 E., 2019/348 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... aleyhine takip yaptıklarını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 20.10.2024 tarihinde davalı ...'a devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ; davanın görülebilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, müvekkilinin diğer davalının Şekerbank'tan almış olduğu krediye kefil olduğunu, davalı tarafından borcun ödenmemesi nedeni ile İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2014/4312 Esas sayılı takip dosyası ve İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün 2014/28238 sayılı takip dosyası ile icra takibine geçildiğini, takipler nedeni ile müvekkiline ait olan Çanakkale ili ... ilçesi ... Mahallesi 907 Ada 58 Parsel 3. Kat 14 Numaralı bağımsız bölümün icra dosyası kapsamında satıldığını, söz konusu satış nedeni ile gayrimenkulünü kaybettiğini, bu taşınmaza karşılık dava konusu 5 nolu bağımsız bölümün verildiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ...'ın davacının borçlu şirketten alacaklı olduğunu bildiğinin ispatlanmadığı, dava konusu satışın 20.10.2024 tarihli sözleşme gereğince borçlu şirket tarafından üçüncü kişiye devredildiği, bu sözleşmenin kısmen inançlı işlem niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İİK’nın 278. maddesinde mutad hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarrufların batıl olduğu, ancak, bu müddetin haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda dava konusu taşınmazın 20.10.2014 de davalı ...'ye satıldığı, davalı borçlu şirket hakkındaki haciz tutanağının ise 07.06.2017 tarihli olduğu görülmektedir. Tasarruf işlemi haciz tarihinden geriye doğru 2 yıl içinde olmadığından bedel farkından dolayı bu tasarrufun iptaline karar verilemez. Dolayısıyla bu konudaki davacı itirazı haksız görülmüştür. Davalı ...'ye dava konusu taşınmazı devreden kişinin ... isimli arsa sahibi olduğu, davalı borçlu şirketle arasındaki Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesine göre bu dairenin şirkete kalan daire olduğu, davalı ...'ye ait başka bir taşınmazın şirkete kefaleti (ipotek vermesi) sebebiyle icrada satıldığı, ipoteğin 2011 de verildiği, davalı ...'nin dava konusu taşınmazı (davalı borçlu şirketin borcuna kefil olduğu için doğan rücu alacağına) alacağına karşılık teminat olarak devraldığı anlaşılmaktadır. Davalı ...'ın davacı ... ile davalı şirket arasında bağımsız bölüm satışına dair anlaşmayı bildiğine ve davalı borçlu şirketle birlikte davacı aleyhine hareket ettiğine dair bir kanıt bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu şartlar altında TBK 19. madde uyarınca açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir..." gerekçesi ile istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının belirtilen şekilde düzeltilerek davanın reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde , ivazlar arasında önemli oransızlık olduğundan iyiniyetin aranmayacağını, yapılan satışın muvazaalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.