Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/885 E. 2024/4357 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/885
- Karar No
- 2024/4357
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/281 Esas, 2022/2255 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2018/385 E., 2020/221 K. Taraflar arasındaki endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü, davalının kötü niyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 87 yılı aşkın süredir Türkiye'de ve Dünya'da spor ayakkabılar spor ürünleri, parfümleri ve moda aksesuarları alanında iştigal ettiğini, davalının 2017/06883-3 tescilin davaya konu tabanların tasarımının tescilinin tüm itirazlarına rağmen elde ettiğini, davaya konu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını, müvekkiline ait tescilli tasarımlar ve ürünlerle, müvekkiline ait daha önceki tarihlerde piyasaya sunulmuş ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde birebir aynı olduğunu ileri sürerek davalı tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunun tespiti ile maddi manevi tazminat isteme haklarını saklı tutarak 2017/06883 sayı ve 3 sıra numaralı tasarımının hükümsüz kılınmasına ve sicilden terkinine, davalının tescil eyleminin kötü niyet ihtiva etmesi gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat isteme haklarını şimdilik saklı tutulmasını, mahkemenin davalının ayrıca kötü niyetinin de tespit etmesine, davalının davaya konu olan tasarıma konu ürünlerin ticaretini yapmaktan men edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketinin ayak giyim mamulleri imal ettiğini, söz konusu logo ile gezer markasının tanınmış marka olarak kabul edildiğini, müvekkili şirket adına 2017/06883-3 numaralı tescil belgesi ile tescilli olan ürün ile davacı tarafından kamuya sunulmuş olan ürünler arasında iltibas oluşturacak derecede bir benzerlik bulunmamakla birlikte sadece üretimden ve ürünün kullanım amacından kaynaklanan benzerlikler söz konusu olduğunu, davacının davaya konu etmiş olduğu üründe ise taban alt deseninin petek şeklinde altıgenlerden oluşan bir desen olduğunu, bu nedenle her iki ürünün taban alt deseni yönünden birbirlerine benzemediklerini, bununla birlikte tabanda bulunan oyuklar, konumlandığı noktaların birbirlerinden tamamen farklı olmasıyla birlikte terliğin özellikle ıslak ve pürüzsüz zeminlerde kavramasını artırmak için yapılmış olması nedeniyle desenden daha çok terliğin kullanım amacı için zorunlu olan unsurlar olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taraf tasarımlarının iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları, bu sebeple davalı adına tescilli 2017/06883-3 numaralı tasarımın tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edicilik niteliğinin olmadığı, yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımayan tasarımın hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, davacı taraf her ne kadar davalının kötü niyetinin tespitine karar verilmesini de talep ve dava etmişse de asıl olanın iyi niyet olması ve kötü niyeti iddia eden tarafın bunu ispat külfetinde olduğu, somut olayda davalı tasarımının, davacı tasarımına benzerlik taşıması ve yenilik vasfının bulunmamasının başlı başına kötü niyetin kabulüne yeterli olmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı yana ait 2017/06883-3 tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, davalı yanın kötü niyetinin tespiti talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline ait tescilli tasarımın karşısında herhangi bir tescilli ürününün bulunmadığını, müvekkiline ait tescilli taban tasarımının davacıya ait daha önce piyasaya sürülen başkaca tescilsiz tasarımlara benzediği ya da yeni olmadığı iddialarına dayalı dava açılmışsa da, davacının iddialarına dayanak olarak özellikle bazı web sitelerindeki linkleri gösterdiğini, tescilsiz tasarım sahibi davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, mahkemece alınan ilk rapora itiraz üzerine alınan ikinci bilirkişi heyetinde sektör bilirkişisine yer verilmediğini, bilirkişi heyetinin ürün örneklerini birebir incelenmediğini, bir kısım web sitelerindeki linkler üzerinden ekran görüntüleri alınarak inceleme yapıldığını, bir ürünün fotoğrafının internet ortamında kullanılırken fotoshop teknikleriyle, ışık yansımalarıyla ve sair metotlarla aslından daha farklı görünebildiğini, ürünlerin fiziken incelenmesi ve ürünün ortopedik özelliklerinden ve ürünün kullanım amacı için zorunlu unsurlarından dolayı da inceleme yapılması gerektiğini, bu hususlarda inceleme yapılmamasına rağmen bu raporun hükme esas alındığı, davacıya ait tasarımın alt deseninde küçük arı peteği deseni varken müvekkiline ait üründe bu desenin olmaması ve hatta tamamen başka bir desenin olmasının; davacıya ait ürünün alt oyuklarının çevresindeki köşeli çember çok hafif iken müvekkiline ait üründe bu kısımların çok belirgin ve geniş olmasının; taraflara ait ürünlerin ökçe kısmındaki oyuklarda farklılıkların mevcut olmasının; tasarıma ilişkin farklılıklar yanında tasarım üzerine işlenmiş marka farklılıkları nedeniyle de ürünlerin tüketici tarafından karıştırılmasının mümkün olmamasının, müvekkiline ait tasarımın yeni ve ayırt edicilik özelliklerini haiz olduğunu gösterdiğini belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiği, davacının davaya konu terlik tabanı tasarımının kendisi tarafından daha önce tescilsiz olarak üretilerek kamuya sunulduğunu ileri sürdüğü anlaşılmakla 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 78 inci maddesi gereğince, davacının bu davayı açmakta menfaati bulunduğundan ileri sürülen hukuki sebebin yerinde olmadığı, sektör bilirkişisi ile tasarım uzmanı bilirkişinin farklı görüşler ortaya koyduğu, mahkemece yeni bir heyetten rapor alındığı, rapor alınan ikinci heyette bilirkişilerin oybirliği ile davacının tescilsiz tasarımları ile davalı adına tescilli tasarımın bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer olarak algılandığı sonucuna vardıkları, ilk heyette bulunan tasarım uzmanı bilirkişinin de aynı yönde görüş belirttiği, ikinci heyette sektör bilirkişisi bulunmamasının ve ürünlerin fiziken incelenmemesinin sonuca etkili olmadığı, internet sitelerinde yayınlanan ürün görsellerinin renkli ve denetlenebilir olduğu, davalı tarafça ileri sürülen sebeplerin ayrıntıda olup tasarımların farklı algılanmasına yol açmayacağı, davalı tescilli tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, endüstriyet tasarımın hükümsüzlüğü ve davalının kötü niyetli olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 78 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.