Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6790 E. 2023/10825 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6790
- Karar No
- 2023/10825
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/159 D.İş, 2023/159 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2023-701 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/13911 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalının itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının değiştirilmesine, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile sigortalı aracın 18.03.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, 40.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığını, davalının sigortalı sürücünün kusuru oranında sorumlu bulunduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurununu bulunmadığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, yolculuk sırasında koruyucu ekipman kullanılmadığından belirlenecek tazminattan müterafik kusur indirimi gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu, uzlaşma olup olmadığının araştırılmasını, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalıya usulüne uygun başvuru yapıldığı, dosyaya sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olduğu gerekçesiyle TRH 2010 Mortalite Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda başvurunun kabulü ile 57.097,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 19.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 22.03.2020 tarihli ve 2020/İHK-6589 Karar sayılı kararıyla; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesi gereğince işletenin sorumlu olması nedeniyle davalının da zarardan sorumlu olduğu, davacının araçta yolcu olduğu ve kazaya etki eden bir kusuru olmadığından kusur raporu alınmamasında isabetsizlik olmadığı, davalının hatır taşımasını ispat edemediği, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olduğu, davalının bu yönlere ilişkin itirazının yerinde olmadığı, ancak davacının kaza sonucunda baş bölgesinden yaralanması nedeniyle kask takmadığının anlaşıldığı, bu nedenle %10 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davalının itirazının bu nedenle kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazının kısmen kabulüne 51.097,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 19.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 17.02.2022 tarihli 2021/8558 Esas ve 2022/2780 Karar sayılı ilamı ile "...davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait dosyada mevcut raporlar da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, rapor alınıp, sonucuna göre,temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir... Somut olayda; davacının motosiklette yolcu olduğu esnada gerçekleşen kaza neticesinde hükme esas alınan 29.07.2019 tarihli maluliyet raporunda kaza sebebiyle yaralanmasına bağlı maluliyet tespiti yapılırken kaş altında çökme sebebine de yer verildiği, kaza tespit tutanağında davacının koruyucu tertibatının olup olmadığının 4 nolu kodla belirsiz olarak işaretlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde; olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik esaslarına göre maluliyet tespiti yapıldıktan sonra yaralanmasına bağlı maluliyetinin kaş altında çökme sebebine de dayanılması halinde yukarıdaki yasal düzenleme dikkate alınarak yerleşik içtihatlarımız doğrultusunda %20 oranında müterafik kusur indiriminin yapılması değerlendirilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile sonuca ulaşılması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. Kabule göre, Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinde "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan maluliyet raporunda bozma ilamında belirtilen şekilde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre de değerlendirme yapıldığı, bu belirlemeye göre maluliyet oranının değişmediği, bu nedenle yeniden rapor alınmadığı, belirlenen tazminattan %20 oranında indirim yapıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükmedilen vekalet ücretinin 1/5ine hükmedildiği gerekçesiyle "2020/İHK-6589 sayılı kararın aşağıdaki şekilde değiştirilmesine, davanın kısmen kabulü ile 45.677,70 TL'nin 19.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte başvuru sahibine ödenmesine, Başvuru sahibi tarafından yapılan 1.257,00 TL yargılama giderinin 1.005,60 TL'si ile 2.180,00 TL vekalet ücretinin başvuru sahibine ödenmesine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın değiştirilmesi şeklindeki hükmün usul hukukuna aykırı olduğunu, önceki kararın ortadan kalktığı bu nedenle yeniden hüküm kurulması gerektiğini, bozma sonrası güncel asgari ücreti üzerinden hesaplama yapılarak 51.097,42 TL'nin usuli kazanılmış hak olduğu gözetilerek sonuca gidilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği ile hesaplama yapılması gerektiğini, davacı yararına 2020 yılındaki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 2023 yılı AAÜT'ne göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin göz önünde bulundurulmadığını ve re'sen ele alınacak nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediği, uzlaşmanın araştırılması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Dosya kapsamından, Dairemizce İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasından sonra Heyetçe yeniden yapılan yargılama sonunda kararın değiştirilmesi şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmakla; bozma ilamı sonrası asıl talep ve feriler dahil olacak şekilde yeniden hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.