Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4640 E. 2023/10727 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4640
- Karar No
- 2023/10727
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/7052 Değişik İş - 2019/234 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2019/11940 HÜKÜM/KARAR : Davacı Vekilinin İtirazının Kabulü/Başvurunun Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/21319 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince dosyadan el çekilmesine ve dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonu’na iadesine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve % 40 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 6.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile dava değerini 298.103,80 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının maluliyetine ilişkin olarak sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını ve başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan ve Mersin Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından düzenlenen 30.04.2018 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyle 18.02.2019 tarihli ara karar ile "30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" kapsamında ve kazayla illiyet bağını gösteren raporun dosyaya dahil edilmesinin istendiği, ara karara cevaben başvuran vekili tarafından, T.C Çorum Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen raporun "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş olduğu, bu kıstasların raporda belirtilmesine gerek olmadığını belirten 13.02.2019 tarihli yazısının mail ekinde Hakem Heyetine gönderildiği, fakat bu maile cevaben heyet tarafından istenen raporun dosyaya sunulması için davacı tarafa 10 günlük ek süre verildiği ve süre uzatımına muvafakatlerinin olup olmadığı hususunun taraflara sorulduğu, davacı vekili tarafından süre uzatımına muvafakatleri olduğu belirtilerek Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın ''Sol toribal bölgede çöküklük ve sol üst göz kapağında düşüklük tespit edildiğinden EEG ve MR çekilmesi için randevu verildiği" şeklindeki yazısının dosyaya sunulduğu, davalı vekili tarafından ek süre talebine herhangi bir cevap verilmediği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 16 ncı fıkrasında "Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç 4 ay içinde karar vermeye mecburdur. Aksi halde uyuşmazlık yetkili mahkemece halledilir. Ancak bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatleriyle uzatılabilir" hükmüne yer verildiği, bu hüküm doğrultusunda tarafların süre uzatımına ilişkin açık ve yazılı muvafakatleri istenmiş olmasına rağmen davalı ... vekili tarafından süre uzatımına açık ve yazılı olarak muvafakat verilmediği, davacının tetkiklerinin devam ettiği ve karar verme süresinin ise 13.03.2019 tarihinde sonra ermiş olacağı gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine ve dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonu'na iadesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı adına kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenen maluliyet raporunun sunulmasının istenmesi üzerine süresi içinde Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na başvuru yapıldığını ve Üniversite tarafından 11.03.2019 tarihli yazı ile davacının muayene ve tetkiklerinin devam ettiğinin ve tetkikler bittikten sonra raporun düzenleneceğinin bildirildiğini, söz konusu bu yazı nedeniyle Komisyondan ek süre talep edildiğini, bunun üzerine heyet tarafından 12.03.2019 tarihli ara karar ile süre uzatımına ilişkin taraflardan muvafakatname istendiğini, davalı ... tarafından muvafakat verilmemesi nedeniyle 13.03.2019 tarihinde dosyadan el çekilmesine karar verildiğini, fakat bu kararın davacı tarafa bildirilmediğini, 14.03.2019 tarihinde de Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen raporun e-mail yoluyla Hakem heyetine gönderildiğini ve bir örneğinin de Komisyona iletildiğini, iki günlük gecikme nedeniyle dosyadan el çekilmesine karar verildiğini, rapor ibrazı için verilen süre içerisinde Üniversite tarafından tetkiklerin devam ettiğine ilişkin yazının Hakem Heyetine sunulduğunu, davalı vekili tarafından ek süreye muvafakat verilmemesinin uyuşmazlığın sürecini uzatmaya yönelik ve gerekçesiz olup kötü niyet taşıdığını, 21.02.2017 kaza tarihinden davalı ... şirketine başvuru, ödeme yapılmaması nedeniyle Tahkim Komisyonuna başvuru ile birlikte davacının yargılama sürecinin iki yıldan fazladır devam etmekte olup dosyadan el çekilmesi kararı ile birlikte bu sürecin daha da uzayarak davacının mağduriyetine neden olacağını ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın Uyuşmazlık Hakemi tarafından oluşturulan ara karar ile verilen süre içerisinde maluliyet raporuyla ilgili olarak başvurusunu yaptığı, ancak hastanenin raporu tanzim ederek teslim etme sürecinde geçen zaman içerisinde uyuşmazlık hakemince dosyadan el çekilmesine karar verildiği, başvuran tarafın da aldığı raporu ibraz ederek el çekme kararına karşı itiraz yoluna başvurduğu görülmekle; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, davacının bizzat muayenesi yapılmak ve kaza ile illiyet bağı kurulmak suretiyle hazırlandığı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin sağlık kurulu raporunun kısa sürede düzenlenemeyeceği ve eksikliğinin de davanın reddi gerekçesi olamayacağına ilişkin emsal kararı nazara alınarak davacının alınan bilirkişi raporu ile % 46 maluliyet oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi ile talep edebileceği sürekli iş göremezlik tutarının belirlendiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulü ile 259.220,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 23.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-)Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan ve Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 14.03.2019 tarihli tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen diğer bulgularla birlikte travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 40 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. b-)5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2 a) ve (3 b) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.